KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/794
- Karar No
- 2024/754
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/06/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .............Şti.'nin .............. Bankası A.Ş.'nin müşterisi olduğunu ve tacir sıfatıyla çek hesabı bulunduğunu. Müvekkile ait olan içerisinde ......... Seri numaralı çek yaprağının hukuka aykırı olarak kullanıldığını ve bu nedenle müvekkil şirket aleyhine.......... İcra Müdürlüğünün ..........Esas sayılı dosyasında haciz işlemi yapıldığını yapılan takibin kötü niyetli ve haksız olarak kesinleştirildiğini.
Kaldı ki takip dayanağı çek yaprağındaki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını ve çek üzerinde bir takım değişikliklerin olduğunu. Mahkemece taktir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek .......... İcra Müdürlüğünün ..........
Esas sayılı haksız icra takibin durdurulmasını, taleplerinin kabulü ile davalı ile müvekkili şirket arasında mevcut geçerli bir ticari ve hukuki ilişkinin bulunmadığının ve müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
Dava, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine dayanak çekteki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Çek niteliği itibarıyle kambiyo senedi niteliğinde olup eldeki davanın imza inkarına dayalı olarak açıldığına göre 6100 sayılı TTK'nun 4.maddesine göre mutlak ticari dava niteliğindedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2)Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
......... tarihinde yürürlüğe giren ............ tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A/1 uyarınca iş bu menfi tespit davası arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.
Somut olayda, davanın............ tarihinde açıldığı, dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, hatta arabuluculuğa başvurulmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince kesin süre verilmesine gerek görülmeyerek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/794, K. 2024/754, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama