KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1192
- Karar No
- 2026/497
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2026
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/05/2024
- Karar yazım tarihi
- Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar dava dilekçesinde özetle.
Davalının Diyarbakır .....İcra Müdürlüğünün .....Eski sayılı (yeni .....Esas) dosyasındaki takibe konu alacaklının ....., borçluları ....., ....., .....olduğu borç miktarının 30.681,16 TL olduğunu ve icra takibinin 30.000,00 TL miktarlı .....tanzim ve .....vadeli senetin Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....tarih ve .....Esas sayılı kararı ile .....tarafından sahte olarak tanzim edildiğinden bahisle takipte burçlu görünen .....takip konusu senedi sahte düzenlemekten ceza aldığını, bu sebeple senet ile bir ilgilerinin bulunmadığını, dolayısıyla bir borcunun bulunmadığını,
icra takibinin devam etmesi durumunda telafisi çok güç mağduriyetler söz konusu olup malları üzerinde tedbir bulunduğunu ileri sürmüş ve sahte senede dayalı olarak Diyarbakır İcra müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyasındaki takibin ihtiyati tedbir konularak durdurulmasını ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas (kapatılan Diyarbakır .....İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasından takibe konulan senet nedeni ile borçlu olmadığının tespiti isteği ile takibin iptali kararı verilmesine ilişkindir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın, kanunun yürürlük tarihinden sonra .....tarihinde açılmış olması nedeniyle hükmün somut olayda uygulanması gerekir.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde yapılan değişiklik ile uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amacıyla maddeye açıklık getirildiği, davanın 6102 sayılı TTK m. 792 hükmü uyarınca menfi tespit talebine ilişkin olduğu ve 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a kapsamında mutlak ticarî dava olduğu, kanunda istisna belirtilmeden menfi tespit davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği anlaşıldığından, eldeki davanın dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar .....tarihli celsede tutanağa geçen imzalı beyanları ile dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurmadıklarını beyan etmişlerdir. İzah edilen nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1192, K. 2026/497, 8 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama