KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1251
- Karar No
- 2025/969
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/09/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili .....Mücevherat firmasının kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermekte olup, davalı .....de aynı sektörde '.....Kuyumculuk' adı altında Şanlıurfa ili Birecik ilçesinde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket tarafından .....tarihinde davalı tarafça imzalanan tahsilat makbuzu incelendiği takdirde eski borç olarak bakiye bulunan ...... olarak belirtilen 69.94 gr. has altın borcunun olduğu, makbuz tarihinde 24.84 gr has altını hurda olarak müvekkil şirket personeline vermesi sonrasında 45,10 gr has altın borcu kaldığına dair davalı tarafından makbuzun imzalandığı görüldüğü,
davalı tarafça .....tarihinde 30.000,00 TL daha ödeme yapılıp, o günün has altın kuru olarak 9,81 gr has altın bakiye borçtan düşürülmüş olduğunu ve davalı tarafın bakiye 35,31 gr has altın borcu kaldığını, müvekkili şirket tarafından borçlu tarafın defalarca kez aranmış olmasına rağmen herhangi bir olumlu dönüş alınamamış olduğunu, .....tarihinde müvekkili şirketçe davalı şirkete bakiye kalan tutar olan 35,31 gr has altının kur fiyatına göre 108.401,70 TL tutarında fatura kesilmiş olduğunu, faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmamış olduğunu ve taraflarınca Diyarbakır icra Müdürlüğünün .....E.
Sayılı dosyası ile yasal takibe başlandığını, arz ve izah edilen sebepler ve mahkemece re'sen göz önünde bulunduracağı durumlardan ötürü davalının Diyarbakır İcra Dairesi Müdürlüğünün .....E.
Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, haksız ve takibi uzatmak amacı ile yapılan itiraz sebebi ile alacak miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere borçlunun tazminata mahkum edilmesine, ayrıca dava sırasında da mal kaçırmasının önlenmesi için İhtiyati haciz zımmında ihtiyati tedbir kararı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava dilekçesi içeriğine göre İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
.....tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekesine eklenmesinin zorunlu olduğu, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği öngörülmüştür.
Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, davacının arabuluculuğa başvurmadığını belirttiği bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince kesin süre verilmesine gerek görülmeyerek davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1251, K. 2025/969, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama