KÜNYE
T.C. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/297
- Karar No
- 2020/584
- Karar tarihi
- 22 Temmuz 2020
- Esas no
- ....
- Karar no
- ....
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- ....
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/07/2020
- Yazım tarihi
- 22/07/2020
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "...Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur..." şeklinde açıklama yapılmıştır.
Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen davalı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olaya bakıldığı zaman davalı, davacının sigortalısı konumunda olan .... Marketler A.Ş.'nin deposunda meyve sebze personeli olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacının sigortalısı ile savalı arasında iş kanununa tabi bir iş sözleşmesinin bulunduğu kanaatine varılmaktadır.
Bu noktada benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ..../.... Esas, ..../.... Karar sayılı ve 20/12/2010 Tarihli ilamında "...Davacı ile Davalı .... .... .... arasındaki uyuşmazlığın Haksız fiil hükümlerine dayandığı anlaşılmakta ise de, Davacının diğer davalı şirkette, iş akti ile çalıştığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde iş kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı şirket arasındaki temel ilişki nazara alındığında, Davacı ile diğer davalı .... arasındaki ihtilafın da aradaki hukuki ve filli bağlantı nedeni ile davalı şirkete tebaen iş mahkemesince karara bağlanması gerekmektedir..." denilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da somut olayda uyuşmazlığın iş mahkemelerinin görev alanına girdiğine kanaat getirilmiş ve mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca davacı tarafça dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; 6100 sayılı HMK m.390 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu nedenle ve mahkememizce görevsizlik kararı verilmiş olması nedeni ile davacının ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlerdirilmesine karar verilmiştir.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/297, K. 2020/584, 22 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama