KÜNYE
T.C. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/404
- Karar No
- 2023/471
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/06/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/10/2023
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Kaldırma Kararından Önceki Yargılama;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin bir takım faturalar ile muhtelif tarihlerde davalıya ait kargo şirketine teslim edilen malların taşıma sırasında hasar görüp kaybolduğunu, tarafla defalarca görüşülmesine rağmen anlaşma sağlanamadığını, malların hasar bedellerinin ödendiğini dair herhangi bir kanıt bulunmadığını, tüm bu sebeplerle şimdilik 100 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüd faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle haksız davanın reddini savunmuştur.
Mahkememiz 23/09/2020 tarihinde yapılan 1 nolu celsenin 2 nolu ara kararında dosyanın bilirkişi heyetine gönderilmesi kararı alınmış, eksik delil avansı ayrıntılı olarak belirtilerek davacı vekiline yatırılmaması durumundaki sonuç ihtar edilmiş belirlenen kesin süre içerisinde ve bir sonraki duruşma tarihine kadar eksik avans yatırılıp dosyanın bilirkişiye tevdii sağlanamadığından davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmış olduğu göz önünde bulundurularak teknik bilgiyi gerektirir hesaplama işi yapılamamış olup, davacı dosyanın bu hali ile davasını ispatlayamamış, ispatlanmayan davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2020/1375 esas ve 2022/737 karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2020/1375 esas ve 2022/737 karar sayılı ilamında;
HMK’nın 324. maddesinde taraflardan her birisinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ücreti kesin süre içerisinde yatırmak zorunda olduğu, tarafların aynı delilin ikamesini talep etmeleri halinde gereken avansı yarı yarıya ödeyecekleri düzenlenmiştir.
Dava konusu somut olayda davacı tarafça davalıya teslim edilen ürünlerin taşıma sırasında hasar gördüğünün iddia edildiği, davalı tarafça da kargonun taşınması sırasında kargoya zarar verilmediğinin savunulduğu, her iki taraf ta delil listesinde bilirkişi deliline dayandıkları tur.
Taşımaya konu emtianın niteliğinin ve emtiada meydana gelen hasarın miktarının ispatı davacı tarafa düşmekte, hasarın taşıma öncesi ya da sonrası oluştuğu yönündeki savunmanın ispatı ise davalı tarafa düşmektedir.
Buna göre mahkemece, ispat yükünün kimde olduğu hususunda hataya düşülerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere yatırılması gereken avansın tamamını davacıya yüklenmesi ve kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5623 Esas, 2021/4735 Karar sayılı kararı) Gerekçesi ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2020/1375 esas ve 2022/737 karar sayılı ilamı sonrası yapılan yargılamada ; Yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilmiştir.
Kaldırma Kararı doğrultusunda mahkememizin 13/05/2022 tarihli tensip tutanağının 2 nolu ara kararı uyarınca dosya kül halinde makine mühendisi, mali müşavir ve aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince hazırlanan 05/09/2022 tarihli raporda.
27.07.2019 Tarihli DT 409123 irsaliye nolu gönderinin, 02.10.2019 tarihli DT 418014 irsaliye nolu gönderinin hasarlı ulaşmasında; gönderileri yetersiz ambalajlama ile kargoya veren Davacının ihmal ve kusurunun olduğunu, nezaret yükümlülüğüne uygun davranmayan Davalının ihmal ve kusurunun olduğunu, 28.12.2019 tarihli DT 430100 nolu gönderinin, 23.10.2019 Tarihli ER 860878 irsaliye nolu gönderinin hasarlı ulaşmasında Davalının ağır ihmal ve kusurunun olduğunu, Ürünün ambalajının yeterli olması nedeniyle Davacının etken bir kusurunun olmadığı kanaatine varıldığını,
Dava konusu edilen ürünlerin teslim tarihindeki toplam değerinin 9.819,81 TL olduğu kanaatine varıldığını mahkememize bildirmiştir.
Akabinde mahkememizin 2 nolu celse 1 nolu ara kararı uyarınca davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiş bilirkişi heyetince hazırlanan 01/12/2022 tarihli ek raporda.
Tarafların kusur oranları konusunda kök raporda kanaatimizde değişiklik olmadığını, Dava konusu kargoların, dosyadaki taraf delillerinden, çekme hakkına esas alınacak net ağırlık ve desi bilgilerinin mevcut olmadığından, bir kısım gönderilerin brüt ağırlığın hesaplanamadığını, Davalının sorumluluğunun 8,33 çekme hakkı ile sınırlı olduğunun kabulü halinde, dava konusu gönderilerin 8,33 özel çekme hakkı;-28.12.2019 tarihli DT 430100 nolu gönderinin 8,33 özel çekme hakkı 2.048,48 TL olarak hesaplandığını, 23.10.2019 Tarihli ER 860878 irsaliye nolu gönderinin 8,33 özel çekme hakkı 8,28 TL olarak hesaplandığını,
27.07.2019 Tarihli DT 409123 irsaliye nolu gönderinin 8,33 özel çekme hakkı 25,98 TL olarak hesaplandığını, -02.10.2019 tarihli DT 418014 irsaliye nolu gönderinin 8,33 özel çekme hakkı 976,41 TL olarak hesaplandığını, Dava konusu gönderilerin özel çekme hakkı toplamının ise 3.059,15 TL olduğunu, mahkememize bildirmişlerdir.
Mahkememizin 4 nolu celse 1 nolu ara kararı uyarınca dosyamızda aldırılan kök rapor ile ek rapor arasında fahiş fark olduğu ve heyette yer alan mali müşavir bilirkişi ile aktüer bilirkişisinin uyuşmazlığa ilişkin teknik bilgisinin bulunmadığı ve bu haliyle de raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmış bu doğrultuda rapor aldırılmak üzere dosyamız kül halinde İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, dosya makine mühendisi, taşıma bilirkişi, ve 1 ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince hazırlanan 03/04/2023 tarihli raporda.
Dava dosyasında yapılan ayrıntılı inceleme sonucunda davalı ... Kargo'nun kargo taşımasına konu olan malların kayıp ile hasarından davacı ... Servis firmasına karşı sorumlu olduğunu, Davalı ...
Kargo'nun taşıdığı mallara karşı kendisi ya da çalışanlarının kasten veya pervasızca bir davranışı ya da bilinçli bir fiili nedeniyle zarar verdiği kesin biçimde ispat edilemediğinden taşıyıcıya karşı Türk Ticaret Kanunu Madde 882 kapsamında sorumluluk yüklenilebileceğini, Türk Ticaret Kanunu Madde 882 kapsamında sınırlı sorumluluk hesabının yapılması sonucu taşıyıcı için sorumluluk üst sınırının 45,525 kg için toplam 3059,15 TL olacağı kanaatine varıldığını, Tarafların davanın kabulü, reddi, tazminat ve masrafların karşı tarafa yükletilmesi isteminin, bilirkişilik görev alanı dışında bir husus olduğu kanaatine varıldığını,
mahkememize bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarını bildirir yazılı beyan dilekçesi ibraz edilmiş ancak bilirkişi raporundaki tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu olduğu ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin 21/06/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 3.059,15 TL olarak arttırdığı görülmüştür. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/404, K. 2023/471, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama