KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/464
- Karar No
- 2023/9
- Karar tarihi
- 5 Ocak 2023
- Esas no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davalılar
- ....
- Vekili
- ....
- Dava
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 31/05/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/01/2023
Karar Metni
1.429 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi ile; Banka ile davalı Şirket arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalıların kefil olarak imzaladığı, davalılara Gaziantep ....
. Noterliği’nin ....
tarih ve ....
yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edildiği, ödeme yapılmaması üzerine ödenmeyen borcun tahsili için Gaziantep İcra Müd.’nün ....
/....
E. sayılı dosya ile takibe geçildiği, davalılar tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, Bankanın alacağını temlik ettiği, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile davalının Gaziantep İcra Müd.’nün ....
/....
E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, % 20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müteselsil kefillere başvurulması için asıl borçlu şirkete borcun ödenmesi yönünde ihtar yapılması, bu ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması gerektiği, Asıl borçlu şirkete yapılan tebligat yukarıda da belirttiğimiz gibi usulsüz olduğundan yok hükmünde ve müteselsil kefillere takip açma şartı oluşmadığı, Müvekkil şirkete ve kefillere kat tarihi itibari ile belirlenen asıl alacağa hesap kat tarihinden temerrüdün gerçekleştiği takip tarihine kadar akdi faiz istenebileceği, kredi sözleşmesi incelendiğinde ....
....
müteselsil kefaletine ilişkin herhangi bir imzasının bulunmadığı, % 66’lık fahiş bir faiz oranı talep edildiği, Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddine, davacının takip alacak miktarının %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Genel kredi sözleşmeler, 3-Kat ihtarnamesi, 4-İcra takip dosyası, 5-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, 6-Dosyada mündemiç bilirkişi Mehmet Erdem tarafından tanzim edilen rapor, 7-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu icra takibindeki alacak davacı banka ile davalı ....
. Halı İplik ve Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Anılan sözleşmeye diğer davalıların kefil olduğu anlaşılmıştır. Yine davalıların kefaletine ilişkin olarak alınmış herhangi bir eş rızası bulunmamaktadır. Ancak celp edilen Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları tetkiki edildiğinde davalıların diğer davalı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşıldığından davaya konu kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı TBK m.584/3 hükmünde yer alan düzenleme uyarınca geçerli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bakıldığı zaman davalı ....
....
kefaleti diğer davalı ....
....
tarafından vekaleten kurulmuştur. Davacı tarafça dosyaya sunulan Gaziantep ....
. Noterliği'nin 11/01/2011 tarihli ve ....
yevmiye numaralı vekaletnamesi tetkik edilmiş olup vekaletnamenin "Banka Kredisi Yetkisi" bölümünde "...şirketimiz adına bilumum bankalara müracaatla çek koçanları ve çekler almaya, teslim ve tesellüm belgelerini imzalamaya, elden evrak alıp vermeye, bu hususlarda gerektiğinde bizi borçlandırmaya..." şeklinde yetki verildiği ve bu yetkinin kefaletname sözleşmesi akdetmeyi de kapsadığı, nitekim iş bu davada davalı adına olan kefaletnamenin vekaletnamede belirtildiği gibi davalının ortağı şirket lehine olduğu görülmüş olup bu noktada davalı ....
....
adına olan kefalet ilişkisinin de hukuken geçerli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden ve davacı tarafından davalılar aleyhine keşide edilmiş olan Gaziantep ....
. Noterliği'nin ....
tarihli ve ....
yevmiye numaralı kat ihtarnamesi tetkik edildiğinde; toplam 553.345,58 TL alacak talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Yine davacı tarafça davalılar aleyhine keşide etmiş olduğu Gaziantep ....
. Noterliği'nin 29/07/2019 tarihli ve ....
yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirket ile davalı ....
....
usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Diğer davalı ....
....
ise tebligatın yapılamadığı anlaşılmıştır. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken husus ise şudur; Gaziantep ....
. Noterliği'nin 11/01/2011 tarihli ve ....
yevmiye numaralı vekaletnamesi tetkik edildiğinde davalı Mustafa Türkmen'in diğer davalı ....
....
ihtarname tebellüğ noktasında da yetkili kıldığı anlaşılmıştır. Bu haliyle de kat ihtarnamesinin davalı ....
tebliği ile diğer davalı ....
bakımından da tebliğ işleminin yapılmış olduğuna kanat getirilmiş ve değerlendirmeler bu yönde yapılmıştır.
Gaziantep İcra Dairesi'nin ....
/....
esas sayılı takip dosyası tetkik edildiğinde; davacı banka tarafından davalılar aleyhine 578.922,50 TL toplam alacak talebiyle icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Ödeme emrinin tebliği üzerine davalılar tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edildiği ve icra dairesince takibin durdurulmasına karara verildiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyasında borca itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğinde dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmüş ve bu haliyle de eldeki davanın 2004 sayılı İİK m.67/1 hükmünde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle; Temlik eden Banka ile davalı /asıl borçlu arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan borcu cari hesap kredisi borcunun ödenmemesi nedeniyle, Bankanın davalılar hakkında takip başlattığı, Davalı kefillerin sözleşmede belirlenen kefalet limitinin ayrı ayrı toplam 650.000,00 TL olup, takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu oldukları, Davalı asıl borçlu Şirket ve kefil ....
....
’in; Takip tarihi itibariyle toplam 565.010,69 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 550.183,25 TL’lik anaparaya (tespit edilen-kat tarihi) yıllık % 66,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemeleri gerektiği, Kat tarihinden sonra işleyen akdi faizin talep edilip edilemeyeceğinin nihai değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı kefil ....
....
’in kat ihtarının tebliğ edilemediği; Takip tarihi itibariyle toplam 550.183,25 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 550.183,25 TL’lik anaparaya (tespit edilen-kat tarihi) yıllık % 66,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, Davalı kefil ....
....
’in kat ihtarının tebliğ edildiği; Takip tarihi itibariyle toplam 562.892,48 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 550.183,25 TL’lik anaparaya (tespit edilen-kat tarihi) yıllık % 66,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiğini mahkememize bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup taraflara yasal süresi içerisinde bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçeleri sunulmuştur.
Sunulan dilekçeler mahkememizce incelenmiş olup yeniden rapor alınması gerektirir bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporundaki tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu, raporun gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Ayrıca burada her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de kabul edilen kısım bakımından alacak likit nitelikte olup ayrıca davalılar da itirazlarında haksızdır. Bu haliyle de davacı lehine 2004 sayılı İİK m.67/2 hükmünde öngörülen şartlar oluştuğuna kanaat getirilmiş ve kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine % 20 nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/464, K. 2023/9, 5 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama