KÜNYE
T.C. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/825
- Karar No
- 2023/447
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 07/10/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/09/2023
Karar Metni
1.175 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 03/10/2021 tarihinde ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı araca çarptığını, müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilin aracında ciddi derece hasar bulunduğunu, kaza sonrasında tespit tutanağı tutulduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak bir sonuca varılamadığını belirtmiştir. Bu nedenle fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalması kaydıyla araçta oluşan değer kaybının sigorta şirketine temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı... Sigorta vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın açmış olduğu davayı kabul etmediklerini, müvekkil şirketin davacının aracının kasko yaptırdığı şirket olan ... Sigorta'ya hasar onarım bedeli olarak 43.000,00 TL ödeme yaptığını ve teminat limitin dolduğunu belirtmiştir. Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin görüntü tespit tutanağı, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur ve makine mühendisi bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu araçta oluşan değer kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davaya konu kaza 03/10/2021 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir.
... plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu kazaya ilişkin olarak ilgili kolluk kuvvetlerince kaza tespit tutanağı düzenlendiği görülmüştür.
Kusur durumunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan 09/01/2023 tarihli kusur raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsünün 2918 sayılı KTK m.57/c-2 hükmünü ihlal ettiği, ... plakalı minibüs sürücüsünün ise 2918 sayılı KTK m.52/1-a hükmünü ihlal ettiği yönünde görüş mütalaa edilmiştir.
Kusur raporundaki tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu olduğu ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Kusur durumu tespit edildikten sonra aracın değer kaybının tespitine geçilmiştir.
Burada hemen belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesi'nin 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı ve 29/12/2022 Tarihli kararı ile 7327 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı KTK m.90/2 hükmü iptal edilmiş olup bu haliyle de 04/12/2021 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın da uygulanma olanağı kalmamıştır.
Nitekim bu yönde ve daha önceki benzer AYM iptal kararı sonrasında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1843 Esas, 2020/1278 Karar sayılı ve 04/12/2020 Tarihli ilamında "...2918 Sayılı Yasanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir.
Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. Anayasa Mahkemesi İptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır.
Bu durumda Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekir..." denilmektedir.
Genel şartların uygulanma olanağı bulunmadığından burada zarar miktarının tespiti noktasında genel şartlardan önce mevcut olan uygulamanın esas alınması gerekecektir. Buna ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7769 Esas, 2016/11925 Karar sayılı ve 26/12/2016 Tarihli ilamında "...Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir..." denilmektedir.
Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta da bu yönde değerlendirme yapmak gerekecektir.
Bu haliyle de 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda rayiç değer üzerinden yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen 27.956,00 TL'ye mahkememizce itibar edilmiş olup davacının iş bu dava kapsamında toplam 27.956,00 TL talepte bulunabileceğine kanaat getirilmiştir.
Davacı vekilinin 11/07/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerinin 27.956,00 TL olarak arttırdığı görülmüştür.
Bedel artırım dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile olay tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sorumluluğunun temelinde haksız fiil sorumluluğu yattığından temerrüde düşme tarihleri kazanın oluş tarihi olan 03/10/2021 tarihidir ve bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca davalı vekilince mahkememize ibraz edilen 13/03/2018 tarihli cevap dilekçesinde müvekkili şirket nezdinde hasar onarım bedeli için müvekkili şirket tarafından dava açılmadan önce davacı araç sahibinin kasko sigortası ile sigortalı olduğu ... Sigorta A.Ş.'ne hesabına 43.000,00 TL ödeme yapıldığını, teminat limitinin dolduğunu ve dosyanın sonuçlandırıldığını belirtilmiştir.
Yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... Sigorta tarafından yapılan ödemeler sonrasında davalı ... Sigorta tarafın davacı tarafa karşı bir sorumluluğunun kalmadığı, davalı ... Sigorta bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği ve davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/825, K. 2023/447, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama