KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/881
- Karar No
- 2023/34
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2023
- Esas no
- ....
- Karar no
- ....
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekilleri
- ....
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/10/2022
KARAR TARİHİ : 17/01/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle.
24/11/2020 tarihinde ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile Yolaltı mahallesi mevkinde seyir halinde iken aracın aynası ile müvekkil ....'a vurmak üzere çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle ağır yaralandığını, Müvekkilinin gerçekleşen kaza sonucunda ağır şekilde yaralandığını, sol çene altında yaklaşık 1 cm uzunluğunda lineer atrofik skatris mevcut olduğunu, bu nedenle %5 engel durumunun olduğunu, bakıcı gideri ,
geçici iş göremezlik ve maluliyet iş göremezlik tazminat tutarları belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 250,00 TL sürekli iş göremezlik maluliyet 250,00 TL geçici iş göremezlik 100,00 TL akıcı gideri olmak üzere 600,00 TL haksız fiilin işlendiği kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacı müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını zorunlu başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, davaya bakmaya müvekkil şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalınını sorumluluğunun, sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin tespitinin gerektiğini, geçici iş görememezlik tazminatı ve bakıcı giderinin tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, manevi tazminat talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bakıldığı zaman eldeki davadaki taleplerin kaynağı hukuki olarak haksız fiildir.
6100 sayılı HMK m.16 hükmünde "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." denilmektedir.
Görüldüğü üzere bu düzenleme ile davacıya yetki noktasında seçimlik hak tanınmıştır.
Dava dilekçesi davalı Türkiye Sigorta'ya 26/10/2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekilince 6100 sayılı HMK m.317/2 ve m.104/1 hükümlerinde öngörülen yasal cevap verme süresi içerisinde yetki itirazının ileri sürüldüğü, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri adresi itibariyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu savunulmuştur. Bu haliyle bakıldığında davalının yetki itirazının 6100 sayılı HMK m.19/2 hükmüne uygun şekilde usulünce ileri sürülmüş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman;
- Soruşturma dosyasına göre davaya konu kazanın Diyarbakır ili sınırlarında gerçekleştiği ve davaya konu zararın da Diyarbakır ili sınırlarında meydana geldiği,
- UYAP sisteminde yer alan kayıtlara göre davanın açıldığı tarihte davacının yerleşim yeri adresinin Diyarbakır ili sınırlarında kaldığı,
hususları sabittir. Bu haliyle de açıkça görüldüğü üzere davacı taraf davayı mahkememizde açmakla 6100 sayılı HMK m.16 hükmünde belirtilen yetkili mahkemelerde açmamıştır.
Benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak;
- Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/9418 Esas, 2020/10488 Karar sayılı ve 30/11/2020 Tarihli ilamında "...6100 sayılı HMK'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nun haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer..."
- Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1685 Esas, 2020/2104 Karar sayılı ve 25/02/2020 Tarihli ilamında "...6100 sayılı HMK'nın 16. maddesi de "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesini benimsemiştir.Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer..."
denilmektedir.
Bu haliyle de davalı yanın süresinde ve usulüne uygun olarak ileri sürmüş olduğu yetki itirazının haklı olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/881, K. 2023/34, 17 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama