KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/894
- Karar No
- 2023/551
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ... UETS
- Vekili
- ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 25/10/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/10/2023
Karar Metni
1.832 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 15/08/2022 tarihinde ... plakalı aracın müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, açıklanan bu nedenlerle; şimdilik 150,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın davaya konu trafik kazasını ispatlaması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması Hususunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası, 3-Hasar dosyası 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları, 6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat istemlerine, ilişkindir.
Kazaya ilişkin bilgiler;
Davaya konu kaza, 15/08/2022 günü ... plakalı aracın davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelmiştir.
Davalı Sigorta Şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru;
Dosyada yer alan belgelerden davacının iş bu davayı açmadan önce davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit;
... müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya yapılan ödemelere ilişkin belgelerin mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirme;
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla dava dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 S.Kr.Y.Trf.Kn.84 ncü maddesinde yer alan sürücülere ait ASLİ kusurlu hareketlerden, KIRMIZI IŞIKLI TRAFİK İŞARETİNDE GEÇME kuralını ihlal ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, 27 AGK 241 plakalı Motosiklet sürücüsü ... ın, Herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığının tespit edildiğinin mahkememize bildirildiği anlaşılmıştır.
Raporun, soruşturma dosyasında yer alan tespitler ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Yine hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporunda sadece ihlal edilen hükümlerin belirtildiği ve bu haliyle de herhangi bir kusur oranı tespiti yapılmadığı ortadadır. İhlal edilen kanun maddeleri ve kazanın gerçekleşme şekli nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde ... % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ... ise kazanın oluşumunda etken herhangi bir kusurunun bulunmadığı, mahkememizce değerlendirilmiştir.
Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme;
Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir.
Bu şekilde tanzim edilen 30/03/2023 tarihli bilirkişi raporu kaza tarihinin 15/08/2022 tarihi oluşu dikkate alındığında Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca rapor hazırlanmış hazırlanan 30/03/2023 tarihli maluliyet bilirkişi raporuna göre davacının özürlülük oranının %19(ondokuz) olduğunu, tıbbı iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 6(altı) ay süre ile geçici iş göremezliğe neden olduğunu, iyileşme dönemi içerisinde 4(dört) hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğunu mahkememize bildirilmiş olup; hazırlanan rapor hükme esas alınmıştır. Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme;
Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.
Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir.
Dosyada yer alan 20/07/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu bağlamda hazırlanan bilirkişi raporuna göre %100 Malul sayılan dönem maddi zararı (geçici iş göremezlik) 37.511,78 TL olduğunu, %19 Oranında Maluliyete İlişkin Maddi Zararı 1.129.449,77 TL olduğunu, Davacının kusur indirimsiz iyileşme dönemi bakıcı gideri 6.039,60 TL olduğunu,
mahkememize bildirmiştir.
Bedel artırım talebi;
Davacı vekili dosyaya sunduğu 01/08/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından toplam tazminat taleplerini 1.000.000,00 TL'ye çıkarmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Müterafik kusur savunması bakımından yapılan değerlendirmede;
Kaza tespit tutanağı tetkik edildiğinde kaza esnasında davacının koruyucu tertibatının takılı olup olmadığına dair herhangi bir belirtmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca mahkememizce aldırılan denetime elverişli 30/03/2023 tarihli maluliyet bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı asil ...'ın diz eklem hareketindeki kısıtlılık nedeniyle özür oranının %10 olduğunun tespit edildiği, yaralanmanın diz bölgesinde meydana geldiği mahkememizce dikkate alınmıştır.
Yine bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13423 Esas, 2022/6070 Karar sayılı ve 28/03/2022 Tarihli ilamında "...Davacı, kazaya karışan motosikletin sürücüsü olup kaza anında koruyucu tertibat takıp takmadığı konusunda kaza tespit tutanağında belirleme yapılmamış; İHH tarafından, bu hususta ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği gerekçesiyle, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Oysa; davacının davaya konu kazadan kaynaklanan % 5 oranındaki maluliyetinin, kaza anında çenesinde oluşan yara izi için belirlendiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanma şekline ve bu nedenle oluşan maluliyetine göre, 2918 KTK'nın 78. maddesi ve KTY hükümleri gereği, kask takmama nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan makul oranda (Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre bu oran % 20) indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." denilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davacının kaza neticesinde meydana gelen yaralanmasının niteliği ve koruyucu tertibatının bulunduğuna dair davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmaması maluliyetin diz bölgesinde meydana geldiği hususları göz önüne alınarak davaya konu zararın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ve hesaplanan tazminat miktarından Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince % 20 oranında indirim uygulamak gerekmiştir.
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede;
Bakıldığı zaman davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak reddedilen kısım müterafik kusur nedeniyle indirilen kısıma ilişkindir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2975 Esas, 2018/11904 Karar sayılı ve 10/12/2018 Tarihli ilamında "...3-Davacılar lehine hesaplanan tazminatlardan, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin, reddolunan dava kısmına tekabül eden bölümleri davacı taraf üzerinde bırakılmıştır.
Oysa, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir.
Bu haliyle de müterafik kusur nedeniyle reddedilen kısımlar bakımından yargılama giderleri oranlanmamış ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Faiz başlangıcı ve türü yönünden yapılan değerlendirme;
Davacı vekili başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.
Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru davalı sigorta şirketine 15/09/2022 tarihinde ulaşmıştır. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 28/09/2022 tarihidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına davalının temerrüde düştüğü tarih olan 28/09/2022 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ,
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/894, K. 2023/551, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama