KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/903
- Karar No
- 2023/460
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
- Dava
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali
- Dava tarihi
- 27/10/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26/09/2023
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile banka arasında imzalanan sözleşmenin teminatı olarak bir takım taşınmazlar verildiğini, ipoteklerin fek edilmesi ve ... no.lu hesapta tesis edilmiş mevduat rehininin kaldırılması için ihtar çekildiğini, banka riskin devam ettiğini beyan ederek talebi reddettiğini, çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. Fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğun sona erdiğini, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulüne, hesaptaki rehinin ve blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince kredi limiti tahsis edildiğini, hem nakdi hem de gayrinakdi krediler kullandırıldığını, çek karnesi verildiğini, davacının müteselsil kefil olduğunu, dava dışı şirkete verilen çek karnelerinden dolayı toplam 12.760,00 TL riskin mevcut olduğunu, listede sunulan çekerin bankaya henüz iade edilmediğini, riskin devam ettiğini, sözleşmenin 3.3 maddesince hesaplar üzerinde rehin ve hapis hakkına sahip olduğunu, ibraz edilmeyen çek bulunmadığını, çek kanununda yapılan düzenlemenin 5 yıllık süre içinde ibraz olunmayan çeklere ilişkin olduğundan,
bankanın yasanın 10. Maddesinden kaynaklanan ödeme yükümlülüğü nedeniyle sözleşmenin kendine tanıdığı hakkı kullanarak borçlu ve kefillerin hesaplarına risk kadar bloke koyduğunu, açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar, 2-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 3-Bilirkişi raporları 4-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava Nevi İtibari İle 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptaline ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanacak hükümler bakımından yapılan değerlendirme;
Çek Kanunu'nun 3'üncü maddesi 3'üncü fıkrası;
"Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her
çek yaprağı için;
a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,
1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya üzerinde ise bin Türk Lirası,
2) Çek bedeli bin Türk Lirasının altında ise çek bedelini,
b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde,
1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı bin Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,
2) Çek bedeli bin Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak bin Türk Lirasını,
ödemekle yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir.
Mezkur Kanun'un 9'uncu fıkrası;
"Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü
olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer." şeklinde düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 146'ncı maddesi "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.
" şeklinde düzenlenmiştir.
5941 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, muhatap banka ibraz edilen her çek yaprağı için ibraz eden hamile karşılığının tamamen ya da kısmen bulunması halinde, hükümde belirtilen miktarını ödemekle yükümlüdür. Bu husus hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayrinakdi kredi sözleşmesi hükmündedir.
Taraflar arasındaki sözleşme bakımından yapılan değerlendirme;
Davalı ... A,Ş. İle dava dışı ... San, ve Tic. Ltd. Şti. (Yeni Unvan: ...) arasında 31.01.2013 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 1.000.000,00 TL kefalet limitine kadar imzaladığı tespit edilmiştir.
Davalı Banka ile dava dışı ...Ltd. Şti. (Yeni Unvan: ...) arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nin 3,3 maddesinde "Rehin, Hapis Takas ve Mahsup Hakkı” başlıklı maddesinde hüküm yer aldığı,
Davacı ile davalı Banka arasında akdedilen "Kefil Üçüncü Şahıstan Alınacak Tek Rehin Senedi"ne İstinaden dava dışı .... Ltd. Şti, (Yeni Unvan: ...) İçin "Banka tarafından Müşteri'ye kullandırılmış veya kullandırılacak tüm nakdi ve gayrinakdi kredilerin” teminatı olarak hesabındaki bakiyenin rehnedilmesini kabul ettiği görülmüştür.
Bilirkişi incelemesi hakkında yapılan değerlendirme;
Mahkememizin ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 08/05/2023 tarihli raporda özetle;
1-Davalı banka ile davacı ... arasında dava dışı .... Ltd. Şti. Borçlarına ilişkin "Kefil/Üçüncü Şahıstan Alınacak Tek Rehin Senedi" akdedildiğini, senet kapsamında davacının 34438607 no.lu hesabındaki 9.548,41 TL bakiyeye bloke konulduğunu ve blokenin devam ettiğini,
2-Davalı banka dava dışı şirketin 9 adet karşılıksız işlem gören ve henüz bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarların ödenmemiş / talep edilmemiş (gayrinakdi risk) olması nedeni ile hesaptaki bakiye de bulunan blokeyi kaldırmadığını,
3-Bankanın gayrinakdi riski (çek yaprağı yükümlü olunan tutar) devam ettiği için davacının hesabında bulunan blokenin risk tutarı kadarlık kısım (12.760,00 TL olduğu için tüm bakiye için) için kaldırılmasının uygun olmadığını, nihai değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirinde olduğunu,
Çek yaprağı için banka sorumluluk tutarının ibrazı sırasında istenmemiş olması sonradan istenmesine engel teşkil etmemekte olduğunu, bankaların hamile karşı banka sorumluluk tutarından kaynaklı borçlar hakkında 10 yıllık genel zamanaşımı süresi bulunmakta olduğunu, buna göre geçmiş yıllarda bankalara ibraz edilip karşılıksız işlemi yapılmış, ancak banka sorumluluk tutarı talep edilmemiş çeklerde, çek hamillerinin 10 yıllık zamanaşımı süresinde ilgili tutarı bankalardan talep hakkı saklı bulunduğunu mahkememize bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş olması dikkate alınarak hükme esas alınmıştır.
Somut olay bakımından yapılan değerlendirme;
Davacı vekili müvekkilinin ... no.lu hesaba konulan çekler bakımından konulan rehnin çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl geçmiş olduğunu ve rehnin kaldırılmasını talep etmiştir.
Muhatap bankanın çek yaprağı bedelini ödeme bakımından sorumluluğu 5 yıl olarak düzenlenmişse de; 5 yıllık süre içerisinde ibraz edilmiş fakat henüz talep edilmemiş çek yaprağı bedeli bakımından ise zamanaşımı TBK 146 hükmü gereği 10 yıldır.
2017 ve 2018 yılında ibraz edilen 9 adet çeke ilişkin bankanın sorumlu olduğu toplam miktar 12.760,00 TL olarak bilirkişi tarafından belirlenmiştir. Davacının bloke konulan hesabındaki miktar ise 9.548,41 TL'dir. Davalı bankanın gayrinakdi riski mevduata konulan rehnin altındadır.
Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 19'uncu Hukuk Dairesi 2011/7933 Esas ve 2012/390 Karar sayılı ilamında
"Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, bankaların kredi sözleşmesine istinaden çek karnesi verdikleri müşterilerinin keşide ettikleri ve karşılığı olmayan çekler nedeniyle ödemekle sorumlu oldukları yasal tutarlar dolayısı ile 3. şahıslara karşı sorumlulukları B.K.nun 125. maddesinde de belirlendiği şekilde 10 yıllık bir zamanaşımı süresine tabi olup bankanın sorumlu olduğu bu miktarın bu süre içerisinde çek hamilleri tarafından talep edilebileceği, dolayısıyla çekler bankaya iade edilmediği sürece bankanın bundan dolayı riskinin devam ettiği,
kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmede de bu nedenle kredi müşterisinin vadeli veya vadesiz hesapları üzerine bloke konulabileceğinin açıkça belirlendiği, bu durumda davalı bankanın davacıların dava konusu ettiği hesap üzerine bloke koymasında herhangi bir yasal ve sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir." denilmiştir.
Neticeten; Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, gelen yazı cevapları birlikte incelendiğinde davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi hüküm kurumuştur.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/903, K. 2023/460, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama