KÜNYE
T.C. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/61
- Karar No
- 2023/136
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2023
- Esas no
- ....
- Karar no
- ....
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- ....
- Davalılar
- 1- ... - ... ...
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
2- ... - ... ... VEKİLİ :....
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/06/2022
KARAR TARİHİ : 09/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle.
21/03/2022 tarihinde müvekkili ... adına kayıtlı ola.... plaka sayılı araç ile ... adına kayıtlı.... plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ....plaka sayılı aracın asli ve tam kusurlu olduğu, kazadan dolayı müvekkilinin aracının ciddi hasar gördüğü hatta kullanılamaz hale geldiği, bu sebeplerden dolayı müvekkilinin ciddi bir zararının oluştuğu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için davalı tarafa şifahen başvurulduğu, ancak bu başvuruya cevap verilmediği,
müvekkilinin davaya konu kaza sebebi ile uğradığı zararlar için şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Olaya ilişkin tüm evraklar incelendiğinde müvekkilerinin aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, davacı tarafa ödeme yapıldığını ve davacı tarafın alacaklarının kalmadığını, davalıların tam kusurlu olmadığını davacının da kusuru olduğunu belirtmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı, 3-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Eldeki davada davacı taraf aracının zarara uğradığından bahisle talepte bulunmuş ve husumeti kazaya karışan diğer aracın işleten ve sürücüsüne yöneltmiştir.
Dava öncelikle asliye hukuk mahkemesine açılmış olup Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/298 Esas, 2022/565 Karar sayılı ve 06/10/2022 Tarihli kararı ile davalıların işleteni / sürücüsü olduğu aracın ticari vasıfta olduğundan bahisle mahkememize görevsizlik kararı verilmiştir.
Anılan kararın akabinde dava mahkememize tevzi edilmiş ve mahkememizin 2023/61 esasına kaydedilmiştir.
6100 sayılı HMK m.114/1-c hükmüne göre mahkemenin görevli olması husus dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Bu bağlamda mahkememizce dosya görev konusu yönünden ele alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Davaya konu uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklanmakta ve davanın hukuksal nedeni haksız fiil olup bu haliyle ortada mutlak ticari dava bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman ortada bir ticari davadan bahsedebilmek için her iki tarafın da tacir olup aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmektedir.
UYAP Entegrasyon ekranından Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında sorgulama yapıldığında davacının potansiyel mükellef kaydının bulunduğu görülmüştür.
Potansiyel mükellef, herhangi bir nedenden veya bir zorunluluktan ötürü potansiyel vergi numarası alan kisiye vergi idaresi nezdinde “potansiyel vergi mükellefi” denir. Potansiyel vergi mukellefleri, adından da anlaşılacağı üzere herhangi bir verginin mükellefi değillerdir. Potansiyel, yani vergi numarası almış olan ve ileri de vergi mükellefi olabilecek kişilere verilen numaradır. Yani esasen bakıldığı zaman kişi gerçek manada vergi mükellefi konumunda değildir.
Nitekim benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak;
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2017/367 Esas, 2017/409 Karar sayılı ve 26/04/2017 Tarihli ilamında "...Davacının davalı şirketin yapımına başladığı İnnovia 2 adlı projeden 04/03/2012 tarihinde bir adet işyerini KDV hariç 122.000 USD bedelle harici satımla satın aldığı, davacı ile davalı şirket arasında Gayrimenkul Satış ve İnşaat Yapım Sözleşmesi (Ticari Unite) akdedildiği ve imzalandığı sabittir. Dosya kapsamında davacının gerçek kişi tacir kaydı ve gerçek kişi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, Uyap sisteminden yapılan vergi kaydı sorgulamasında davacının potansiyel vergi numarası aldığı, potansiyel mükellef olduğu anlaşılmış olup davacının tacir sıfatı bulunmamaktadır..."
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 2021/603 Esas, 2021/803 Karar sayılı ve 23/06/2021 Tarihli ilamında "...Dosya kapsamından, Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/03/2021 tarihli ve 75213 sayılı yazısında davalı .... .... karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydının olup, ticari faaliyetine halen devam ettiği, bilanço hesabına göre defter tuttuğu ve bu nedenle tacir olarak değerlendirildiği belirtilmiş, ancak vergi dairesinin 08/03/2021 tarihli ve 80942 sayılı yazısında davacı Aydın Demir'in mükellefiyet kaydı ve ortaklık bilgisine rastlanmamış olup potansiyel mükellef olduğunun bildirildiği görülmüş ve davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca davalı taraf için ticari iş sayılan işin davacı yönünden de ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceğinden, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır..." denilmektedir.
Öte bakıldığı zaman davacıya ait araç otomobil olup ticari herhangi bir vasfı bulunmamaktadır.
Bu haliyle bakıldığı zaman davacı tacir olmayıp ortada ticari nitelikte bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu noktada Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/298 Esas, 2022/565 Karar sayılı ve 06/10/2022 Tarihli kararında her ne kadar kazaya karışan araçlardan.... plakalı aracın trafik sicil kaydında kullanım kaydının ticari olduğu ve davanın asliye ticaret mahkemesinin görevine giren davalardan olduğu belirtilmişse de yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemenin bu değerlendirmesinin isabetli olmadığına ve iş bu davaya konu uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/61, K. 2023/136, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama