KÜNYE
T.C. Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/308
- Karar No
- 2023/123
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2023
- Esas no
- ....
- Karar no
- ...
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- .......
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- . ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/06/2020
- Yazım tarihi
- 26/05/2023
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ....in talebi üzerine temlik eden Türkiye İş Bankası arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, ödenmeyen borçların ödenmesi için davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, davalının ihtarnameye rağmen borcu ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında .....i tarafından Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, daha sonra dosyanın yenilenerek Gaziantep .......
İcra Dairesi'nin ... esasını aldığını, Gaziantep İcra Dairesi'nin pilot sisteme geçmesiyle dosyanın Gaziantep İcra Dairesi'nin .... esasını aldığını, .....'nin davalıdan olan alacağını 29/12/2010 tarihinde Beyoğlu .....Noterliği'nin .... yevmiye sayılı temlik sözleşmesi ile......temlik ettiğini,...... çatısı altında birleşerek.....unvanını aldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, takibe konu alacağın likit olduğunu, davalının itirazının hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet taşıdığını,
işbu nedenlerle davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin temlik veren bankayla uzun süreler çalıştığını, böyle bir borcu olmuş olsa bankanın müvekkilinin hiçbir kredisine onay vermeyeceğini, müvekkilinin hayatı boyunca bir kez kefil olduğunu, o kefilliğin de bu dosya ile alakası olmadığını, müvekkilinin böyle bir firmaya kefil niteliğinde imza atmadığını, davacı tarafın icra takibinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirtiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, müvekkili aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Açılan dava, davacının davalı aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
Mahkememizce davanın açılmasıyla birlikte gerek resen celbi gereken gerekse de taraflarca bildirilen deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır.
Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ......esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosyanın incelenmesinde alacaklının ...., davalı .....'nın dosyanın borçlularından biri olduğu, icra takibine itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
Dava dışı ....nden davaya konu genel kredi sözleşmesi ile eki evrakları celp edilmiştir.
Gaziantep .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .....esas ve Gaziantep ...ra Hukuk Mahkemesi'nin....sas sayılı dosyaları celp edilmiş ve incelenmiştir.
Mahkememizin 09/12/2020 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereği dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; temlik eden Banka ile dava dışı /asıl borçlu arasında taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi akdedildiği, davalı/ kefilin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, anılan sözleşme kapsamında taşıt kredisinin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle, temlik eden bankanın davalıya kat ihtarı gönderdiği ve takip başlattığını, davalı kefilin sözleşmede belirlenen kefalet limitinin 75.000,00 TL olduğu,
takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olduğu, davalı kefile kat ihtarnamesinin tebliğ edilemediği ve 11.01.2008 takip tarihinde temerrüde düştüğünün tespit edildiğini, davalı/kefilin takip tarihi itibariyle toplam 22.371,17 TL borçtan sorumlu olduğu,
ayrıca takip tarihinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar toplam 22.371,17 TL anaparaya (tespit edilen) yıllık 80,00 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, temlik eden bankadan kat tarihinde talep edilen borç miktarına ilişkin detaylı bilgiler talep edildiğini ancak sunulmadığını, dosyaya sunulan sözleşme de davalı kefilin tek bir krediye kefil olduğunun tespit edildiğini ve şubeden teyit alındığını, bu nedenle kullandırılan 75.000,00 TL tutarlı taşıt kredisi için tespitler yapıldığını, takipteki asıl alacak talebinden başka bir kredi olup olmadığının tespit edilemediğini,
davalı/kefile gönderilen kat ihtarı tebliğ edilemediği, bu nedenle kat- takip tarihi arasında akdi faiz talep edilebileceği ancak takip talebinde temerrüt faizi talep edildiği, taleple bağlı kalındığında asıl alacak talep edileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişi ek raporunda özetle; davacı kurum ve davalı vekilinin kök rapora yapılan itirazları doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığını, davalı kefile kat ihtarnamesinin tebliğinin kabulü halinde, takip tarihi itibariyle toplam 28.073,85 TL borçtan sorumlu olduğu, ayrıca takip tarihinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar toplam 22.805,73 TL anaparaya (tespit edilen) yıllık %80,00 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği bildirilmiştir.
Davacı vekili yargılama aşamalarında sözleşmedeki ve taşıt rehin sözleşmesindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüş, davacı asıl da duruşmadaki beyanında sözleşmedeki ve taşıt rehin sözleşmesindeki imzaların kendisine ait olmadığını, bunları kendisinin imzalamadığını beyan etmiştir.
Sahtelik iddiasının taraflarca her zaman ileri sürülebilmesinin mümkün olması sebebiyle davalının imza asıllarının bulunduğu yerlerden belgeler celp edilmiş, ayrıca mahkeme huzurunda imza örnekleri alınmış ve mahkememizin 07.07.2021 tarihli celsenin 4 numaralı ara kararı gereği davaya konu sözleşmelerdeki imzaların davalı eli ürünü olup olmadıkları konusunda imza incelemesi için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, düzenlenen raporda özetle; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede;
inceleme konusu Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinde ...... adına atılı imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususunda rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan tüm bilirkişi raporları usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, davacının yeniden rapor aldırılması talebi bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak düzenlendiği dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça her ne kadar harçtan muaf olunduğu iddia edilmişse ve harç tamamlatılması ara kararından rücu edilmesi talep edilmişse de bu talep yerinde görülmemiştir. Nitekim. Gaziantep BAM 11. HD. 16/11/2021 tarih ve 2021/1539 E. - 2021/1757 K. Sayılı vb. Birçok kararında. "Hükmü istinaf eden temlik alan davacının alacağını .....'den temlik aldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu alacak.....'den temlik alınmış olup temlik edenin 5411 Sayılı Kanun'un 143. maddesi uyarınca harçtan muafiyeti bulunmaması nedeniyle temlik alan davacı....'nin harçtan muaf tutulması mümkün değildir.
Ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 143/5'inci maddesi, varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemleri ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtları, kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, maddede sayılan diğer vergilerden ve kesintilerden istisna tutmuştur.
Bu hüküm, varlık yönetim şirketlerinin vergiden istisna olacağı halleri istisna kurumunun doğasının da gereği olarak kendilerinin yaptıkları işlemlerden ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlardan dolayı, hükümden sayılan kanunlar uyarınca vergi, harç veya kesinti borçlusu durumunda bulunacakları hallerle sınırlandırılmıştır.
(Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/12-342 E. - 2020/1030 K., 2008/12-715 E.-2008/717 K. sayılı kararı ile Yargıtay 11.'inci Hukuk Dairesinin 2020/7057 E.- 2020/5720 K. Yargıtay 19'uncu Hukuk Dairesinin 2018/2085 E.-2020/1165 K., Yargıtay 12'inci Hukuk Dairesinin 2016/13137 E.-2016/16960 K. Sayılı kararı) Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/13931 Esas - 2017/1647 Karar sayılı ve yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/6748 Esas - 2013/292 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.
Bu itibarla temlik alan davacı şirketin bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı, deliller, yukarıdaki açıklamalar ve bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar birlikte dikkate alındığında, davanın kredi sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, yukarıda açıklanan gerekçeler ve usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tarafça takip başlatılmışsa da, davacının davasında haksız olduğu, nitekim İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda dava dışı.... tarafından düzenlenen kredi sözleşmesi ve rehin sözleşmesi üzerindeki imzaların davalının eli ürünü olmadığı,
davalının imzalamadığı bir sözleşmeden de sorumluluğunun doğmasının mümkün olmadığı değerlendirildiğinden, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar davalı tarafça kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuşsa da, dosya kapsamından davacının kötüniyetli olduğuna ilişkin bir delilin bulunmaması sebebiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/308, K. 2023/123, 10 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama