KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/417
- Karar no
- 2024/467
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/05/2022
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı borçlu arasındaki mevcut ticari ilişki neticesinde oluşan 5.800.616,40-TL tutarındaki cari borcun davalı tarafça vadesinde ödenmemesi nedeniyle müvekkil şirketin, davalı borçludan olan alacağının tahsili için 26.01.2022 tarihinde ... 19. İcra Müdürlüğü'nün....
Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, ödeme emrinin davalıya 28.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak 03.02.2022 tarihinde itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, taraflar arasında 02.03.2022 tarihinde gerçekleşen ilk oturum ve 25.03.2022 tarihinde gerçekleşen 2.oturum arabuluculuk görüşmeleri de sonuçsuz kaldığını, davalı borçlunun mezkûr itirazının haksız olduğunu, iptali gerektiğini, zira davalı, yalnızca takibin çabuk sonuca ulaşmasına ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasına engel olmak istediğini,
davalı aleyhine açılan işbu icra takibinin konusunu teşkil eden borcun dayanağı cari hesap ilişkisi olduğunu ticari defterler üzerinde yapılacak araştırma ile de sabit olacağını, bu nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas dosyasına sunmuş olduğu tüm itirazlarının iptaline ve takibin devamına, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile itiraz ettiği kısım üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve delil listesi HMK'nın emredici hükümlerine gereğince usulüne uygun olmadığını, yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesinde iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerekitği halde dava dilekçesi içinde, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmadığını, esasa ilişkin olarak davacının özgür iradesiyle benimsediği sözleşmenin delil listesi ekinde sunulduğunu, bu sözleşmeye göre, taraflar arasında çalışma ve ödeme şeklinin 120 gün şeklinde olacağı kararlaştırıldığını, bu sisteme göre,
ay içinde satılan ürünlerin ödemesi, satıldığı ayı takip eden ayın son günü vade kabul edilmekte ve bu tarihten 120 gün sonra sadece satılan malın ödemesi yapıldığını, basit ifadesiyle, ödeme ürünün satışına bağlanmış durumda olduğunu, bu nedenle davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemesinin söz konusu olamayacağını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceğini, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, tararlar arasındaki ilişkinin uzun süredir devam ettiğini,
davacı iade alınmayan ürünlerin mülkiyetinin davalıya geçeceğini bildiğini, uzun yıllardır davalıya mal tedariki yapan davacının imzaladığı sözleşmeyi bilmediği, uygulanmasından haberdar olmadığı ve kendisine zorla imzalattırıldığı gibi algısı hem basiretli tacir olma yükümlülüğüne hem de ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedildiği belirtilen ... Satın Alma Esas Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından düzenlenen "Cari Hesaba İstinaden Finansman Bedeli" açıklamalı faturanın vade farkı faturası olup olmadığı, vade farkı faturası olarak kabul edilmesi halinde taraflar arasında akdedilen sözleşmelere uygun düzenlenip düzenlenmediği, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, varsa takip tarihi itibari ile davacının alacak miktarı konularına ilişkindir.
Davalı vekili 12/06/2024 tarihli dilekçesi ile; tarafların sulh olması nedeniyle iş bu dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi ve lehlerine vekalet ücreti, yargılama gideri, harç vb. herhangi bir ücrete hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davacı vekili 13/06/2024 tarihli duruşmada : ''Karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilsin, '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraf vekilleri sulh olduklarını,karşılıklı vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirdiklerinden HMK 315/1 maddesi gereği karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak talep gibi aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/417, K. 2024/467, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama