İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/966 K.2024/984

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/966Karar2024/984Tarih18 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.797 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
18 Aralık 2024
Esas no
2022/966 Esas
Karar no
2024/984
Dava
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
15/12/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.797 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 14.11.2017 tarihinde davalı ... 'nın sevk ve idaresindeki...

Plakalı Özel Halk Otobüsü içerisinde yolcu olarak bulunurken ... istikametinden gelip ... yanyol istikametine girerken, davalı sürücü ...'nın hatası sebebiyle Özel Halk Otobüsü devrilmiş ve tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, bu trafik kazası neticesinde müvekkili ... ve bir kaç yolcunun yaralandığını, meydana gelen bu trafik kazası neticesinde müvekkil, davalı sürücüden şikayetçi olup, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi ...

Esas sayılı dosyada yargılama yapılmış olup, bu yargılama neticesinde meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğu tespit edilip davalı sürücü ... taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ceza aldığını, akabinde müvekkilinin uğramış olduğu zarardan ötürü Özel Halk Otobüsünün sigortasından ( Kaza meydana geldiğinde Eski adıyla ... Sigorta, ...

Sigorta ... ile birleştirildiği için güncel olan adıyla ...) bu zararın tazmini için hasar dosyası açmış olup, sigorta şirketi müvekkilinin engellilik-maluliyet oranının tespiti için Sağlık Kurulu Raporu'na ihtiyaç olduğunu bildirmesi üzerine sigorta şirketinin kabul ettiği ve üst yazısını yazdığı T.C. Sağlık Bakanlığı ...

Devlet Hastanesinden, Erişkinler için Terör Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu heyet onayıyla düzenlendiğini, bu rapor neticesinde müvekkilin maluliyet oranı %15 olarak tespit edildiğini, bu raporun düzenlenmesinden sonra müvekkili adına, 16.11.2020 tarihinde sigorta şirketine makul bir tazminatın hesaplanarak müvekkile ödenmesini talep edilmiş ise de sigorta şirketinden herhangi bir olumlu dönüş alınamadığını, tüm bu nedenlerle.

HMK 107/1 gereğince şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkil için 1.000,00 TL maddi tazminatın (belirsiz alacak) ... açısından olay tarihi olan 14.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalı ...

A.Ş için ise poliçedeki teminat oranında KTK m.99/1 gereğince sigorta şirketine başvurunun tebliğ tarihinden 8 gün sonrası olan 24.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, müvekkil için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 2 nolu davalı ...'dan tahsiline ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

SAVUNMA/

Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası sonucunda, davacı tarafından, kazaya karışan müvekkili şirket bünyesinde sigortalı olan aracın sözde kusurlu olmasından bahisle, geçici ve sürekli iş göremezliğe dair maddi tazminat talebinin karşılanması talebiyle ...’ya başvuru yapılmış ... numaralı hasar dosyası açılmış olup, hasar dosyasının açılmasını takiben ... tarafından yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından sunulan belgelerin eksik olması nedeniyle talebinin reddedildiğini, davacı taraf, ...’ya haksız olarak yöneltmiş olduğu,

sözde alacaklarının miktar ve değerini tam olarak belirleyebilecekken, huzurdaki davayı hukuka aykırı şekilde belirsiz alacak davası olarak açtığı; dava dilekçesinde de yargılamanın belirsiz alacak davasına yönelik olarak yapılmasını bizzat talep ettiğini bu kapsamda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde belirtilen objektif belirsizlik hali bulunmamakta olup; belirsiz alacak türünde açılmış olan huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği, davacı tarafından, aradan neredeyse 6 sene geçmiş olmasına rağmen huzurdaki haksız dava açılmış olup;

dava konusu talep zamanaşımına uğradığını, bu kapsamda ...’ın hasar onarım ve değer kaybı alacağına ilişkin taleplerinin zamanaşımından reddi gerektiği, hasar dosyası kapsamında yapılacak ödemeler teminat limitiyle sınırlı olacağını, bu nedenle, Sayın Mahkeme tarafından hasar dosyası kapsamında yapılmış olan varsa ödemelerin teminat limiti kapsamını aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı ... adına dava dilekçesi ekleri ile tensip zaptını içerir duruşma gün ve saatinin usule uygun tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE/

Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat davasıdır.

Uyuşmazlığın, 14/11/2017 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ...plakalı özel halk otobüsünün tek yanlı trafik kazası yapması neticesinde davacının cismani zarar uğradığı iddiası nedeniyle vaki kazada tarafların tazminata esas kusur oranlarının tespiti ile davacının maruz kaldığı maddi zarar miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı görülmektedir.

Mahkememizin 24/05/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın kusur bilirkişisi ...'a tevdi ile tarafların tazminata esas kusur oranlarını ve özellikle davacının müterafık kusuru olup olmadığı irdelenmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir.

Kusur bilirkişisi ...'dan alınan 10/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ... plakalı davalı özel halk otobüs si ...'nın otobüs içerisinde yolculuk yapan davacı ...'ın yaralanması neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, davacı mağdur yolcu ...'ın normal özel halk otobüsünün içerisinde yolculuk yaptığı sırada, otobüs sürücüsünün sevk ve idare hatası sonucu otobüsü devirmesi sonucu yaralandığı olayda müterafik kusurunun olmadığı tespit edilmiştir.

Mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dava dilekçesi ekinde yer alan tedavi evrakları ile dosya içerisine alınan adli rapor bir arada değerlendirildiğinde davacının gerekli görüldüğü takdirde fiziken muayenesi de yapılarak aralarında 1 Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı ve 1 Ortopedi Uzmanı da eklenmek suretiyle davacının iş göremezlik oranının tespiti ile kaza ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.

...

Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı... tarihli rapor ile ...tarihinde maruz kalmış olduğu araç içi trafik kazasına bağlı tedavi gördüğü anlaşılan ... ve ... kızı, ... doğumlu ...'ın aydınlatılmış onamı alınarak yapılan adli tıbbi muayenelerinde elde edilen muayene bulguları, konsültasyon rapor sonuçları ile kişi hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde yer alan, ayrıntılandırılarak yukarıya aktarılan bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde.

Kişinin 14/11/2017 tarihinde araç içi trafik kazası geçirdiği, yumuşak doku tanısı konulduğu, kazadan yaklaşık 14 ay sonra Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ... tarih ve bila sayılı raporun tetkikinde: L4-5 düzeyinde siska bulging ve anüler fissürün eşlik ettiği santral, sağ paramedian diskal protrüzyon dural keseye ve sağ L5 toksimaline. hafif indentasyon. oluşturmakta olduğu, MLS-: S1 düzeyinde. distal bulging ve santral diskal protrüzyon ön epidural mesafeyi daralttığının belirtildiği, bu bulguların araç içi trafik kazası yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağının kurulamadığı,

Kişinin 14/11/2017 tarihinde geçirmiş olduğu araç içi trafik kazasına bağlı vücudunda meydana gelen yumuşak doku travmaları nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin trafik kazası tarihinden tarihinden itibaren (bir) hafta kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, herhangi bir zaman zarfında başka birinin yardımına ihtiyacı bulunmadığı,

Olay tarihinde yürürlükte olan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine çerçevesinde değerlendirildiğinde fonksiyonel ve anatomik sekel bulunmadığı dikkate alındığında; dava konusu trafik kazasına bağlı tüm vücut sürekli (kalıcı) özür oranı %00 (yüzdesifir) olduğu, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı,

kişide tarafımızdan saptanan geçici iş göremezlik süresi, başkasının bakımına muhtaç olma süresi ve sürekli (kalıcı) tüm vücut özür oranı ile 14/11/2017 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazası yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı 14.11.2017 tarihinde davalı ... 'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı özel halk otobüsü içerisinde yolcu olarak bulunurken meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'nın asli derecede kusurlu olduğu, davacı mağdur yolcu ...'ın normal özel halk otobüsünün içerisinde yolculuk yaptığı sırada, otobüs sürücüsünün sevk ve idare hatası sonucu otobüsü devirmesi sonucu yaralandığı olayda müterafik kusurunun olmadığı anlaşılmıştır.

... 4. Asliye Ceza Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede davaya konu kaza nedeniyle davalı sürücü ...'nın sanık olarak yargılandığı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan ... tarihli ... sayılı raporda 1. Durumda olay, tanık ifadesinde belirtildiği üzere sanık sürücüsünün telefonla konuştuğu esnada meydana gelmesi durumunda davalı sürücü ...'nın asli derece kusurlu olduğu.

2. Durumda olay, sanık sürücünün beyanında belirttiği üzere solundan gelerek kendisini sıkıştıran otomobile karşı yapmış olduğu direksiyon manevrası ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurlu,

kimliği bilinmeyen sürücü idaresindeki plakası belirsiz araç ile seyir halindeyken olay mahalline geldiği esnada sanık sürücü idaresindeki otobüs ile aralarında yeterli mesafe bırakmadan yakın mesafeden geçerek sanık idaresindeki otobüsün seyir dengesini olumsuz etkilediği olayda davalı sürücü ...'nın asli derece kusurlu olduğu,kimliği bilinmeyen sürücünün olaydaki davranışının sonuç üzerinde tali etken olduğu tespit edilmiştir.

Ceza dava dosyasında alınan kusur raporunda da iki durum dahilinde de davalı sürücü ...'nın asli derecede kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Davacının sosyo ekonomik durum araştırması yönünden yapılan araştırmada güvenlik görevlisi olarak çalıştığı; aylık 3-4.000 TL geliri bulunduğu;kazadan dolayı %18 engeli olduğu ve kaza nedeniyle çalışmasına engel olduğu ailesi ile birlikte yaşadığı anlaşılmıştır. Davalı sürücü ...'nın sosyo ekonomik durum araştırması yönünden yapılan araştırmada dolmuş şoförü olarak çalıştığı; aylık 3-5.000 TL geliri bulunduğu; 2.500 TL kira ödediği ailesi ile birlikte yaşadığı anlaşılmıştır.

Davacının kaza nedeniyle tedavi gördüğü hastanelerden alınan belgeler ile davacının aydınlatılmış onamı alınan adli tıbbi değerlendirmesinde kazadan yaklaşık 14 ay sonra ... Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ... tarih ve bila sayılı raporun tetkikinde tespit edilen bulguların araç içi trafik kazası yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağının kurulamadığı.

14/11/2017 tarihinde geçirmiş olduğu araç içi trafik kazasına bağlı vücudunda meydana gelen yumuşak doku travmaları nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin trafik kazası tarihinden tarihinden itibaren (bir) hafta kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, herhangi bir zaman zarfında başka birinin yardımına ihtiyacı bulunmadığı,

Olay tarihinde yürürlükte olan 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine çerçevesinde değerlendirildiğinde fonksiyonel ve anatomik sekel bulunmadığı dikkate alındığında; dava konusu trafik kazasına bağlı tüm vücut sürekli (kalıcı) özür oranı %00 (yüzdesifir) olduğu, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı,

kişide tarafımızdan saptanan geçici iş göremezlik süresi, başkasının bakımına muhtaç olma süresi ve sürekli (kalıcı) tüm vücut özür oranı ile 14/11/2017 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazası yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu tespit edilmiştir.

İstanbul BAM 40. HD... Esas ... Karar sayılı ilamında "...

Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 09/06/2015 günü itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir.

Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde. 5510 sayılı Kanun'un 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş.

"Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,

" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir.

Buna karşılık Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı,

yine anılan Yönetmeliğin 2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir.

Buna göre adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir.

Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımı gibi konulara yönelik olup tazminat hesabında asıl önem taşıyan yaş, sanat, meslek,

meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır." dikkate alındığında,

Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde 5510 sayılı Kanun'un 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş;"Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına, " ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir.

Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı,

yine anılan Yönetmeliğin 2'nci maddesinde yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. "

Davacı vekili her ne kadar alınan maluliyet raporuna itiraz etmiş ise de olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı ve yönetmelik kapsamında rapor alındığı anlaşılmakla davacının dava dilekçesinde 1.000 TL maddi tazminat talep ettiği, davacının sürekli iş göremezlik özür oranının % 0 olduğu bu nedenle davacının davalılardan talep edebileceği maddi tazminat bulunmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve ... E. - ... K.)

Davaya konu olay nedeni ile davacının manevi zarara uğradığı anlaşılmaktadır. Ancak manevi tazminatta kesin bir miktarın belirlenmesi mümkün değildir. Tazminat miktarı belirlenirken her somut olayın özelliği dikkate alınmalıdır. Davaya konu kaza kapsamında davacının kusursuz olduğu tespit edilmiştir.

Davacı ve davalı ...'nın sosyo ekonomik durumuna ilişkin alınan müzekkere cevapları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde, davacının sürekli iş göremezlik özür oranının % 0 olduğu,

araç içi trafik kazasına bağlı vücudunda meydana gelen yumuşak doku travmaları nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin trafik kazası tarihinden tarihinden itibaren (bir) hafta kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği hususları da dikkate alındığında manevi zararın karşılığı olarak takdiren davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 14/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacının davasının kısmen kabulüne,

2-Davacının maddi tazminat talebinin reddine,

3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 14/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,

Maddi Tazminat Yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 870,96 TL harçtan mahsubu ile bakiye 443,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Davalı ... A.Ş lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,

Manevi Tazminat Yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 427,60 TL karar harcının, peşin yatırılan 870,96 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 443,36 TL'nin davalıdan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan toplam 4.145,50 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 243,85 TL yargılama gideri ile 870,96 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı toplamı 1.195,51 TL'nin davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 77,64 TL'nin davalı ...’dan; 1.242,36 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,

Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,

Dair davacı asil ve vekili yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/12/2024

KATİP

¸e-imzalıdır

HAKİM

¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/966, K. 2024/984, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava/
  5. Savunma/
  6. Deliller Ve Gerekçe/
  7. Katip
  8. Hakim
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/966
Karar No
2024/984
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/967 K.2024/946
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/968 K.2024/2034
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/968 K.2024/1298
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/969 K.2024/923
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/969 K.2024/2119
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/970 K.2024/1299

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.