KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/659 Esas
- Karar no
- 2024/873
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 12/10/2023
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
26/05/2022 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken yaya ...'e çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, Bu kaza nedeniyle müvekkili ...'ün yaralandığını, Tarafımızca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Arabuluculuk Anlaşamama tutanağının ekte olduğunu, Plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen aracın ...
Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, Müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Müvekkili ...'ün, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 07/07/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %4 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu,
bu nedenlerle davalarının Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla.
50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Bakıcı gideri ve 25 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Yerleşik içtihat gereğince, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilemez ise davanın reddedilmesinin gerektiğini, davacının Adli Tıp Kurumu veya mahkememizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve 30692 sayılı Çocuklar için özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde muayene edilmesinin sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir raporun aldırılmasının gerektiğini,
davacı tarafından sunulan raporun Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, davacı tarafından, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri talep edildiğini ancak söz konusu taleplerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil Kurumun geçici iş göremezlik zararını karşılamakla sorumlu olmadığını, Davacının kaza tarihi itibariyle çocuk yaşta olduğundan ve fiilen çalışması bulunmadığından geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Kabul anlamına gelmemek ile birlikte.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesinin gerektiğini, Davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğu dikkate alındığında bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunun anlaşıldığını, Tedavi, yol, refakatçi ve yemek giderine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge (fatura, makbuz vs.) dosyaya sunulmadığını, var ise;
belgelendirilmemiş olan tedavi giderine ilişkin talebinin reddinin gerektiğini, Kazadaki kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından raporun düzenlenmesinin gerektiğini, 14.05.2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 tablosunun dikkate alınması gerekmektedir.
Yine, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek – 2’de, “hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu esas alınır. Tablonun belirli periyodlarla güncellenmesi halinde tazminat tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplanır.
Hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınır.” hükmü esas alınarak tazminatın hesaplanmasının gerektiğini, mahkememiz aksi kanaatteyse, tazminat hesaplamasının %1,65 teknik faiz esas alınarak yapılmasını talep ettiklerini, Davacının babası ...'ün, 20.11.2022 tarihinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadesinde “kaza ile ilgili kimseden şikayetim yoktur.” Şeklinde beyan verdiğini, Tazminata hükmedilmesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, hükmedilecek ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin gerektiğini, ...
Hesabı’nın sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan teminat limiti ve poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, Tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden reddine, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün tespiti halinde davaya ihbarına, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Uyuşmazlığın, 26/05/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı yanın maluliyete bağlı sürekli iş görmezlik , bakıcı gideri ve tedavi giderinden oluşan tazminat istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Mahkememizin 16/04/2024 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı ile kusur tespiti yönünden dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiş ve mahkememiz dosyası Adli Tıp Kurumuna gönderilmekle, 20/08/2024 tarihli raporda özetle: " Aracın ve yayanın hareket yönlerine, Olay tarihi itibari ile kaza mahallinde bulunan trafik işaret ve levhaları ile birlikte yol ve mahal şartlarına, Çarpma noktasının konumu ve yol kenarlarına olan uzaklığına, Mahalde yaya geçidi ve kavşak olup olmadığına var ise kaza noktasına olan uzaklıklarına yukarıdaki tespitlerle birlikte (varsa olay ile alakalı fotoğraf ve videolara) ölçekli kroki üzerinde gösterilmesine ihtiyaç duyulmuş olup dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir.
" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Dava dilekçesi ekinde ve savcılık soruşturma dosyasında olay günü tanzim edilen herhangi bir kolluk tutanağına rastlanmamıştır.
Dava dosyasında davacının ne şekilde yaralandığına ilişkin, davacının anlatımındaki soyut ve dayanaksız beyanı dışında bilgi ve sunulmuş delil bulunmamaktadır. Her ne kadar dava dilekçesi ekinde davacının yaralanması nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin bir kısım tedavi belgeleri dosyaya sunulmuş ise de, "Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini" ispat yükü davacıdadır. Sigortacı üzerindeki ispat yükü ise gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkindir.
Buna göre öncelikle davacı, sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat etmelidir. Başka bir deyişle davacının yaralanmasının, plakası tespit edilemeyen bir aracın kusurundan kaynaklanan kazadan dolayı gerçekleştiği ya da olayda plakası tespit edilemeyen bir aracın varlığı davacı tarafça ispatlanamamıştır.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi ...Esas... Karar sayılı ilamı)
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralandığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, iddia edilen olaya ilişkin herhangi bir kolluk tutanağı düzenlenmediği, davacının kolluğa yapmış olduğu şikayet tarihinin iddia olunan olaydan 6 ay sonra olduğu, soruşturma dosyasının incelenmesinde davacının babası olan ...'ün "araç sürücüsünden davacı ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, atılı Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçunun TCK 89/5 maddesi uyarınca şikayete bağlı suç olduğu anlaşılmakla.
Faili meçhul şüpheli hakkında atılı suçtan kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına," dair karar verildiği anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/659, K. 2024/873, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama