KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/383 Esas
- Karar no
- 2024/872
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/06/2024
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ...'nun Fuar stant imalat ve kurulum işi yaptığını, gerek yurt içi gerekse yurt dışı fuarlarda, ürünlerin sergilendiği stantların kurulumunu yapmak üzere çeşitli firmalar ile anlaşmalar yapıp firmaların talep ve istekleri doğrultusunda Türkiye'de ( gerektiğinde yurt dışında ) imalatını yapmış olduğu stantları yine kendisinin ayarladığı nakliye ile istenilen yerde kurulumunu ekibiyle birlikte yaptığını, dava konusu olayda da takip borçlusu davalı ile müvekkilinin dilekçeleri ekinde yer alan sözleşmeleri imzalayarak davalı tarafından istenen yerde, büyüklükte, evsaf ve dizaynda yapılan stantların imalat,
nakliye ve montajının müvekkilin yapması üzerine anlaşma sağlandığını, Müvekkilinin davalı şirketin talepleri ve çizimleri doğrultusunda imalatını yaptığı stantları davalının Fransa ve Almanya'da belirttiği fuarlarda kurulumunu ekibiyle birlikte tamamladığını, sözleşme şartlarına uygun olarak,
müvekkilinin işini tam ve doğru şekilde yaptığını ve işi teslim ettiğini, sözleşme uyarınca ödemenin işin başında tamamlanmış olması gerektiği halde davalının bu lazımeye uymadığı gibi, işi bitirip fuarlar sona erdikten sonra bile ısrarla kendisinden işin bedeli talep edilmiş ise de müvekkiline eksik ödeme yapmakla yetindiğini ve ödeme güçlüğü çektiğini beyan ederek uzun süre oyaladığını, müvekkili tarafından davalıya ...
3. Noterliğinin ... günlü ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek bakiye borcunu ödemesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarnamede hukuken kabulü mümkün olmayan beyanlarla ödemeden imtina ettiği gibi yasaya aykırı tutuma ve taleplerle kötüniyetini gösterdiğini, ... 35. İcra Müdürlüğünde taraflarınca başlatılan ...
Esas sayılı ilamsız takibe davalı borçlu tarafından 07.11.2023 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmalsına karar verildiğini, Müvekkilinin davalının ... ve ...'da katılacağı fuarlarda kullandığı standları kurduğunu, Taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre yapılacak işin, Fuar alanlarında davalı tarafından istenen yerde, büyüklükte, evsaf ve dizaynda yapılan stantların imalat, nakliye ve montajıdır.
Müvekkilim davalı ile yapmış olduğu yazılı ve sözlü kiralık stant anlaşmalarına uygun olarak farklı tarih ve yerlerde davalının nam ve hesabına stant kurulumunu yaptığını, Standlarda fuar boyunca davalı tarafından stantlerin satıldığı firmalarca ürünlerin sergilendiğini, stantler bilfiil kullanıldığını, Gerek fuar sırasında stantları teslim alırken gerekse sonrasında herhangi bir ayıp ihbarı vb. Olmadığını, Davalı firmanın iş bittikten sonra aylarca ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu ileri sürerek bir türlü bakiye borcunu ödemediğini, Davalının, cevabi ihtarnamede soyut beyanlarla 2.000 Euro fazla ödediğini, bunun iadesini istediğini,
müşteri nezdinde itibar kaybı nedeniyle 8.000 Euro talep ettiğini, ek olarak alamadığı olası işler nedeni ile 60.000 Euro zarara girdiğini bu zararın ödenmesini talep ettiğini beyan ettiğini, Halbuki Fuarlar boyunca tüm taleplerinin karşılandığını, söylediği eksikliklerin fotorafları veya açıklaması istendiğinde herhangi bir fotoğraf verilemediğini, müvekkilinin bakiye borcun ödenmesini istemesi ile ortaya çıkan bu alacak kalemlerinin hukukçu olmaya muhtaç olmayacak şekilde kötü niyetli olduğunun açık bir kurgu olduğunu, Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuğa taraflarınca 11.03.2024 tarihinde başvurulduğunu,
davalı ile hiçbir talep kalemi hususunda anlaşmaya varılmadığını, 21.03.2024 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanak dilekçemiz ekinde yer aldığını, Müvekkilin davalıya bir borcu olmadığını aksine davalının müvekkilime borçlu olduğunun kuşku götürmez bir gerçek olduğunu, davalının müvekkiline olan borcunu ödemediğininde sözleşme ve ödeme belgeleri ile ispatlandığını, davalının bu takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduğunu, bu sebeple takibin durduğunu, borçlunun her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etse de üstelik işin eksik ve ayıplı yapıldığını beyan etmiş, ise de,
bunların sadece sözde ve yanıltıcı beyan ve resimlerde kaldığını, davalı hakkında başlatılan ilamsız takibin yasa ve sözleşmelere uygun olduğunu, davalının borca itiraz etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple Haksız itirazın iptali ile Kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile davalı borçluların %40 Tazminata mahkum edilmesini de talep ettiklerini, Tüm bu nedenlerle davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, Faiz, masraf, vekalet ücreti, kötü niyet tazminatı ve bunun gibi ferileriyle birlikte asıl alacağımızın ve tüm alacakların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl alacağın %40 oranında, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, alacak davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166.maddesinde; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Mahkememizin 2023/732 Esas sayılı dosyasının tetkikinden taraflarının davamızın davacısı ve davalısı olduğu; işbu dosya ile mahkememiz dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kayıtlı dosyasının dava tarihi olarak önce ikame edilen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/383, K. 2024/872, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama