KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/384
- Karar No
- 2024/830
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/384 Esas
KARAR NO: 2024/830
DAVA
Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/05/2024
KARAR TARİHİ: 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: muris ----------- 31/08/2018 tarihinde ani kardiyak ölüm sebebiyle vefat ettiğini, murisin vefat etmeden önce kredi çektiğini ve davalı şirket nezdinde hayat sigortası yaptığını, mirasçıların davalı olan sigorta şirketine başvurusu üzerine sigorta kapsamında teminat edilmiş tutarı davalı tarafın ödemediğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, sigorta firmasının ödememe nedeni olarak murisin siroz hastası olduğunu ve sigorta yapılırken hastalığını belirtmediğini beyan ettiğini, murisin ani kardiyak ölüm sebebiyle hayatını kaybettiğini,
mirasçılara karşı murisin kredi çektiği banka bakiye kredi alacağı için takip başlattığını ve bu takipten dolayı açılmış olan itirazın iptali davasını ilgili banka kaybettiğini, mahkeme kararında sigorta ilişkisinin mevcut olduğuna değinildiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik hayat sigortası teminat bedeli olarak 10.00 TL'nin ölüm tarihinden itibaren reeskont faiz oranıyla birlikte işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin tüketici mahkeme olduğunu, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, TTK'da sigorta sözleşmesinden doğan tazminat istemlerinin 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi kılındığını, müvekkil şirket aleyhine açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müteveffa sigortalı ----------- müvekkil şirket nezdindeki İyi İhtimallerin Sigortası kapsamına girmek için başvuruda bulunduğunu ve bu kapsamda 05.12.2029 bitiş tarihli--------- numaralı İyi İhtimallerin Sigortası poliçesi düzenlendiğini, TTK' nın 1439.
Maddesinin 7. Fıkrasının madde metninde "Sigortacıdan edimi istem ve tahsil yetkisi, aksi kararlaştırılmadıkça, lehtara aittir." işbu kapsamda hayat sigortaları sözleşmelerinde sigortacıdan edim istem ve tahsil yetkisi lehtara aittir olduğunu, dava konusu sigorta poliçesinin tek lehtarı ---------- olduğunu, poliçe kapsamındaki talep hakkı da yalnızca ----------- ait olduğunu, müteveffa sigortalının diğer mirasçılarının huzurdaki işbu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini,
davacının iddia ettiği her bir vakıayı hangi delillerle ispat edeceğini belirtmesi gerektiğini, davanın kısmi alacak davası olarak açıldığını, zamanaşımı ve faize ilişkin hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini, müteveffa ---------- Geri Ödemeli Hayat Sigortası Başvuru Formunu doldurduğunu, imzaladığını ve tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin sigortalının başvuru formundaki bu beyanlarını esas alarak değerlendirme yaptığını, sigorta teminatı verme doğrultusunda karar aldığını ve davaya konu 05.12.2017 başlangıç ve 05.12.2029 bitiş tarihli ----------- numaralı İyi İhtimallerin Sigortası poliçesini düzenlediğini,
poliçenin sigorta ettireni ve lehtarı ---------- olduğunu, poliçenin primleri de ----------- tarafından ödendiğini, hayat sigortaları rızai sözleşmelerden olduğunu, talebe konu sözleşme tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulduğunu, ilgili poliçe kapsamında sigorta ettirenden aylık 44,59 USD tutarında prim tahsilatı gerçekleştirildiğini, sigortalı ---------- 31/08/2018 tarihinde vefat etmesi üzerine müvekkil şirketten tazminat talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin şartları oluşmayan tazminat taleplerini reddettiğini,
beyan yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde tazminat ödeme borcunun doğmayacağının yargıtay içtihatları ve bam kararları ile sabit olduğunu savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME
---------- İl Müdürlüğü, ----------Üniversitesi Hastanesine müzekkereler yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davacıların murisi ----------- ile davalı arasında akdedilen 11/11/2017 tarih ve ------------ poliçe numaralı hayat sigortasına dayalı açılan tazminat davasıdır. Davacı taraf dava sebebi hayat sigortasının muris ile dava dışı ------------ Bankası arasında akdedilen tüketici kredisine dayandığını ileri sürmektedir.
Davalı taraf ise poliçenin kredi ile bağlantılı olmayıp poliçe lehtarının davacılardan ------------ olduğunu savunmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesi uyarınca "(1) Bu Kanunun uygulanmasında; (...) k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, (...) ifade eder."
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanındavacıların murisi ------------ ile davalı arasında akdedilen 11/11/2017 tarih ve--------- poliçe numaralı hayat sigortasına dayalı açılan tazminat davası olduğu,
davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için davacının tüketici sıfatında bulunmaması gerektiği, zira 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesi uyarınca mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan sigorta sözleşmelerinin tüketici işlemi olarak nitelendirildiği, somut olayda davacıların murisinin hayat sigorta sözleşmesini akdederken mesleki amaçla veya tacir sıfatıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığı,
aksine ----------- sayılı ilamı ile de sabit olduğu üzere, sözleşmenin dayanağının tüketici kredisi olduğu, davalının savunmasına göre de sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, davacıların murisinin (dolayısıyla sözleşmede üçüncü kişi konumunda olmayan davacıların) somut olayda tüketici sıfatında bulunduğu, bu sebeple davanın mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/384, K. 2024/830, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama