İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2017/674 K.2019/373

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2017/674Karar2019/373Tarih3 Ekim 2019Okuma11 dk · 2.166 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
3 Ekim 2019
Esas no
2017/674 Esas
Karar no
2019/373
Dava
Marka (Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Markanın Hükümsüzlüğü
Dava tarihi
04/10/2017
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.166 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalının, "..." ibareli markaları ve bu markaların davalıya ait ürün; katalog, internet sitesi vb. tanıtım materyallerinde kullanımı ile davacının tescilli "..." ibareli markaları aleyhine yarattığı marka tecavüzü ile, davacının yarattığı özgün ürünler, tanıtım materyalleri ve ticari sunumlar ile oluşturduğu konseptin tamamen - gerçeğe aykırı olarak "İsveç markası imajı yaratmak dahil - kopyalanması suretiyle yaratılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, Davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numaralı "...",... tescil numaralı "....",

... tescil numaralı “...’ ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." markalarının da hükümsüzlüğüne karar verilmesini, hükümsüzlüğe konu edilen markalarının, müvekkilinin TANINMIŞ "..." markalarına arz ettiği benzerlik ve karıştırılma ihtimali,davacı markalarının tanınmışlığına vereceği zarar ve bu tanınmışlıktan edineceği haksız yarar ve marka sahibinin kötü niyeti nedenleriyle hükümsüz kılınması gerektiğini, ayrıca "..." ibarelerini taşıyan ürünler ve tanıtım materyalleri ile ticari sunumların kullanımının önlenmesi için 6769 sayılı SMK m. 159,

HMK m.390 vd. ve TTK md. 61 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP. Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Müvekkilinin İsveç'te üretmekte olduğu yatakları hakkında reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmasının malumun ilanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kullanımınlarının tescile dayalı olması nedeniyle tecavüz ve haksız rekabet iddialarını kabul etmediklerini, iddianın aksıne herhangi bir şekilde markalar arasında da benzerlik bulunmadığını, Davacı ile müvekkili arasındaki tek ortak yönün İsveç ülkesi olduğunu, Davacınında tüm iddia ve taleplerini bu husus üzerine inşa ettiğini,

bu tutumunun sektördeki rakiplerini engelleyici adeta İsveç üzerinde mülkiyet hakkı talep eden bir durum yarattığını,müvekkilinin fabrika ve showroom adreslerinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda da huzurdaki davanın ne kadar afaki ve zorlama gerekçeler üzerine inşa edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kullanımlarının tescilli marka hakkına dayanması nedeniyle ihlal ve rekabet iddialarının yerinde olmadığını, sundukları gümrük belgeleri, yurt dışı tescil ve mağaza görüntüleri ile davalı markasının belirli bir bilinirliğinin bulunduğunu,

kimsenin markasından faydalanmaya ihtiyaçlarının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu; davalı adına tescilli ..., ..., ..., ..., ... no ile tescilli "..." ibareli markaların davacı markası olan "..." ile yarattığı benzerlik, karıştırma ihtimali, tanınmışlığına vereceği zarar ve kötü niyetli tesciller ile davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, davalı kullanımlarının marka hakkının ihlal ve haksız rekabet yarattığının tespitine önlenilmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir karar verilmesini yönelik olarak açıldığı anlaşılmıştır. HMK 266. madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumundan marka tescil belgesi celp edilmiştir.

Bilirkişi dr ... _ 1.11.2017 tarihli raporlarında özetle.

Davalıya ait Ümraniye adresinde bulunan işyerinde; ... markalı yatak üretiminin yapılmadığı, depoda 2 adet kapitone makinasının bulunduğu, işyerinin depo olarak ve kapitone üretimi olarak kullanıldığı, ayrı bölümlerde yatak altlarında kullanılan ahşap sehpaların üretiminin ve ... markalı uyku ünitelerinin üretiminin yapıldığını, Davalıya ait ... markaları ile davacıya ait ... markasının iltibas yaratacak derecede benzer olmadığını, Davalıya ait incelenen Beşiktaş adresinde bulunan mağazanın konsepti ile davacının mağazanın konseptinin benzer olmadıklarını,

davacıya ait ürün katalogunda kullanılan resimlerin ve dava dilekçesinde bulunan davalıya ait resimlerin, davacıya ait olduğu beyan edilen resimler ile benzer olmadıklarını bildirmiştir.

İtiraz üzerine heyet oluşturulmuş ve Bilirkişiler Dr...., ... ve...18.2.2019 tarihli raporlarında özetle; ... ve ... kelimelerinin ortak “...” harfleri ile İsveç alfabesinden kaynaklanan a harfi üzerinde iki nokta bulunduğu, her iki markanın da kelime+şekilden oluşan logolarının fontları ve renklerinin farklı olduğu, at şekli ve tüy şeklinin benzer olmadığı ve görsel değerlendirmede çağrışım yapmadığı birbirinden bağımsız olduğu, kavramsal değerlendirmede kelime anlamlarının farklı olduğu (atlar - sağlık), fonetik değerlendirmede Türkçe okunduğunda da kulakta bıraktığı tınının farklı olduğu,

sonuç olarak bütünsel açıdan bakıldığında benzerlik bulunmadığı, taraflar arasında iltibas/İltibas ihtimalinin bulunmadığı, Halk (müşteri çevresi) tarafından karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde yatak ürünlerinin nadiren satın alındığı, fiyatının görece yüksek olduğu, bu nedenle tüketicinin daha yüksek oranda dikkat göstereceği, ayrıca mağaza konsepti ve ticari sunumlarının da değerlendirilmesi gerektiği, ürünlerin tüketiciye nasıl pazarlandıktan konusunda 01.11.2017 tarihli raporda iki markanın mağaza konseptleri, kullandıklan kataloglar ve görsellerin incelendiği ve benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığı,

Davacı markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik, mutlak red sebepleri, iltibas ve kötü niyet bulunmadığından hükümsüzlük sebeplerinin gerçekleşmediği, Davacı’ya ait Hastens markasının TPE nezdinde tanınmış marka siciline kayıtlı olmadığı ve tanınmış olduğuna dair bir mahkeme kararı bulunmadığı, tanınmış marka iddiası hakkında nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, Hastens markasının sektöründe bilinir marka olduğu, İltibas ve hükümsüzlük koşulları gerçekleşmediğinden marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği, HalsaSangar AB şirketinin İsveç’te kurulu bir şirket olması,

İsveç’te üretim yaptığı, davalının web sitesi ve facebook sayfasındaki beyanlarının bu kapsamda olduğu, emek ilkesinin ihlali kapsamında haksız rekabete ilişkin TTK md. 55 f.4 a.l koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Davalı yanca ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde ... E. sayısı ile görülen davada düzenlenen 16.09.2019 tarihli bilirkişi raporu dosyaya unulmuş ve rapor kapsamında ; taraf markaları arasında 6769 s. SMK 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olmadığını, 6/5 maddelerinde aranılan şartların gerçekleşmediğini, kötü niyetin ispat edilemediğini bildirmişlerdir.

Davacı yan tarafından ... imzalı hukuki mütalaa sunulmuştur.

Davacı tanınmış marka olduğunu ileri sürmektedir. 6769 sayılı SMK’nun 6/4 maddesinde düzenlenen ve Paris sözleşmesinin 1. Mükerrer 6. Maddesine göre tanınmış marka sayılabilme koşulları ile WIPO kriterleri ve Trips hükümleri ile Yüksek Mahkeme ilamları ile bilirkişilerin tüm raporları keza davacının tanınmışık ile ilgili sunduğu belgeler mahkememezce res’en incelenmiştir.

6769 sayılı SMK’nun 6/4 maddesinde düzenlenen , TRIPS sözleşmesinin 16/2 maddesi anlamında tanınmışlığın belirlenmesinde Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından belirlenen ve Yargıtay tarafından da kabul edilen bir takım kriterlerden yararlanılmalıdır. Bunlar markanın toplumun ilgili kesimindeki tanınma derecesi, markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve kullanım derecesi, markanın tanınmışlığını ya da kullanım derecesini yansıtacak derecedeki tescillerin ya da tescil başvurularının kapsadığı Coğrafi Alan, markanın yetkili makamlar tarafından tanınmış marka olarak kabulüne dair başarılı uygulama örnekleri ve markaya atfedilen değer kriteridir.

Somut olayın özelliklerine göre bu kriterlerden bir ya da birkaçı tanınmışlığı tespiti için yeterli olabileceği gibi hiçbirisi de yeterli olmayabilir. .Örneğin; bir markanın yurtdışında çok sayıda ülkede tescilli olması ya da OHIM nezdinde topluluk markası tescili elde etmiş olması bu tescillerin tarihlerine, sayılarına ve orjin ülkedeki tescil tarihi ile mağaza sayısı, satış rakamları gibi kriterlerle birlikte bu markanın tanınmış marka olarak kabulü için yeterli olabileceği gibi somut davanın özelliklerinin göre yeterli olarak kabul edilmemesi de olasıdır.

Ya da bir marka dünyanın başka hiçbir ülkesinde tescilli olmayıp sadece Türkiye’de tescilli olsa ve bu tescil yeni olsa bile çok kısa süre için de yoğun medya ,ssoyal medya , kitle iletişim araçları, gazete reklamları sayesinde yüksek tanınmışlık oranına erişebilir ve dolayısıyla tanınmış marka olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla tanınmışlığın tespitinde WIPO kriterleri,somut olayın özellikleri, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin içtihatları ışığında tanınmışlık keza koruma kapsamı belirlenmelidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış markayı, “belirli bir kesim veya ilgili çevrede tanınmışlık” olarak algılamakta ve bu kavramı “bir sahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite,reklam, yaygın bir sistemine sahip müşteri, akraba,dost, düşman ayrımı yapılmadan coğrafi sınır,kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım” biçiminde tanımlanmaktadır.

Alınan bilirkişi raporları kapsamı ile marka tescil belgeleri, taraflarca ileri sürülen beyanlar, sunulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde; davacının markasının belirli bir bilinirliği olduğu ancak bunun tanınmış marka kriterleri derecesine ulaşmadığı dolayısıyla tanınmış marka korumasından faydalanamayacağı anlaşılmıştır.

Davacı davalı tescilinin kötüniyetli olduğunu keza markalar arasında karıştırma ihtimali bulunduğunu davalının eyleminin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet de yaratığını ileri sürmüştür.

Uygulamada ve doktrinde benzerlik, iltibas ve iltibas tehlikesinin belirlenmesinde bazı kriterlerden hareket edilmesi önerilmektedir.

Bunlardan birincisi görsel, biçimsel, anlamsal ve sescil benzerlik, ikincisi tescili istenilen işaret ile buna engel olduğu düşünülen marka veya işaretin bütünsel anlamda potansiyel tüketiciler üzerinde bıraktığı genel intiba, üçüncüsü tescili istenilen işaretin bir diğer marka veya işareti andırıp andırmadığı, dördüncüsü markanın kullanılacağı ürün veya hizmetin ekonomik değeri ile bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyi, nihayet beşincisi alıcı grubunun markanın kullanılacağı ürün veya hizmetleri aldıkları sırada gösterecekleri muhtemel dikkat, ihtimam ve özenin derecesidir.

Esasen tüm bu unsurların belli bir olayda hep birlikte ve aynı anda mevcut olması da şart değildir. Bunlardan biri veya bir kaçının bulunması hallerinde, somut olayın özelliklerine göre markalar arasında iltibas veya iltibas tehlikesine neden olabilecek bir benzerlikten bahsetmek mümkün olabilecektir.

Markalar arasındaki benzerlik karşılaştırılmasında, doktrin ve Yüksek Yargı uygulamaları ile belirlenen kriterler, işaretler arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik olup olmadığı ile markaların doğasından gelen veya sonradan kazanılmış ayırt edeciliği bulunup bulunmadığıdır. İlke olarak benzerlikte, markaların tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenim veya akılda kalan kaba görünüm dikkate alınmalıdır. Zira tüketici karşılaştırılan markaları genellikle yan yana koyarak inceleme imkanına sahip olamaz. Karşılaştırmada esas itibariyle markaların ayırt edici yada baskın (asıl) unsurları göz önüne alınmalıdır. Markaların ayırt edicilik sağlamayan yada herkesin kullanımına açık tali unsurları değerlendirme dışı bırakılır.

Olayın özelliklerine göre, yapılan karşılaştırmada, işitsel, görsel veya kavramsal benzerliklerden bir yada birkaçının önemi ön plana çıkabilir. Şekil markalarında doğal olarak görsel benzerlik önem taşır. Şekil ve sözcük bileşimi ile oluşturulan markalar da ise, ‘söz görünümden daha yüksek sesle konuşur’ ilkesi gereği genellikle sözcük baskın ve ayırt edici unsurdur.

Marka kapsamındaki mal veya hizmetin türü de bu konuda ağırlık kazanabilir. Buna göre giyim ürünlerinde görünüm, lokanta hizmetlerinde işitsel benzerlik daha önemli role sahiptir. Yine özellikle, sözcüğün önceki markadan kısmen veya önemli bir bölümü itibariyle alınması yada değiştirilmesi suretiyle kullanılması durumlarında, sadece işitsel benzerlik karıştırılma ihtimalini için yeterli olabilir.

Sözcük markalarında vurgunun hangi hece yada birden fazla sözcük olması halinde hangi sözcükte olduğu değerlendirilmelidir. Bu husus sözcüğün hangi dilde olduğuna göre de değişebilir. Görsel işitsel ve kavramsal benzerlik karşılaştırmasında özellikle önceki markanın tercih edilmesinin arkasında yatan fikrin gözden uzak tutulmamasında yarar vardır.

Aynı düşünce başvuruya konu markanın seçilmesinde de etkili ise, bu durum vurgunun yada baskın unsurun görsel veya işitsel öğelerden birinde hatta bir sözcüğün tek bir hece veya harf gurubunda ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Yargıtay karıştırılma ihtimalinin tespitinde mal veya hizmetin hitap ettiği orta seviyedeki tüketicinin dikkatini esas almaktadır. Yargıtay 11. HD’nin 13.11.2003 tarih ve 2003/4003E., 2003/10839 K. sayılı kararında halk tarafından karıştırılma ihtimalinden anlaşılması gerekenin ne olduğunu şöyle açıklamıştır:“Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil tüketici olan halkın olduğu göz önünde tutulacaktır.

Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.”

6769 Sayılı SMK ‘nun 6/1 maddesi uyarınca “markanın tescil haklarına giren aynı mal ve hizmetlerle İlgili olan, tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve hizmetleri kapsayan ve bu suretle tüketici nezdinde tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil olmak üzere davacı markasına iltibas teşkil edecek şekilde gözde ve kulakta tüketicileri yanıltmasına” neden olacak eylemleri 6769 Sayılı SMKnun 7/2 (a) ve (b) maddeleri uyannca yasa marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirmiştir.

Ancak hükme dayanak alınan bilirkişi raporu ve tüm deliller birlekte mütalaa edildiğinde;

Davacının markasının tanınmış bir marka olmadığı, haksız rekabet iddiası kapsamında davalının doğa konminasyonları ile mavi renk kullanımının bir firmanın tekeline verilemeyeceği öte yandan ilk keşfe giden bilirkişi tarafından yapılan tespitte gerek mağaza içinde gerekse heyetin sunulan deliller üzerinde yaptığı tespitte ( davalının işyeri ziyaret edilerek işyerinde incelenen katalogun davalının 2015’ten bu yana hiç değiştirmeden kullandığı doğa manzaralı kapağının bulunduğu ) ihlal teşkil eden bir olgunun bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davalı yan ... adına ... şekil ve ... markasının birçok ülkeyi kapsayacak şekilde tescil edildiğini bildirmiş ve delil listesinde de Tayvan’da bulanan bir mağazanın görselini de dosyaya sunmuştur. Yine davalı yanca sunulan deliller ,fatura, gümrük belgeri incelendiğinde Hälsa markalı ürünlerin İsveç’te üretildiği ve Türkiye’ye ithal edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporlarında da Davalının İsveç’te üretim yapmadığı yolundaki davacı iddiasının ispat edilemediği belirtilmiştir.

Markalar bir bütün olarak incelendiğinde ; Davacı markasının 7 harften oluştuğu, davalı markasının ise 5 harften oluştuğu, 7 harfli markanın yalnızca ilk 2 harfindeki harflerden hareket edilerek benzerlik iddiasında bulunulamayacağı, davacının bildirdiği yargıtay ilamlarının somut olaya uygun bulunmadığı, marka hukukundaki en önemli kriterin markaların kıyaslanmasında bütünsel yaklaşım olduğu hususunun gözden kaçırılmaması gerektiği bilinmektedir.

... ve ... kelimelerindeki ortak ... harfleri ile İsveç alfabesinde a harfi üzerindeki iki nokta dışında markaların kelime, font, renk, at şekli ve tüy şekli gibi tamamen birbirinden farklı unsurlar içerdiği, kelime anlamlarının farklı olduğu gibi, görsel anlamda da çağrışım yapmadığı dolayısıyla markalar arasında karışma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Toplanan delillere göre taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, somut olayda marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı, öte yandan davalının yaptığı yatırımlar yurt dışında tanıtım ve açılan mağazalar ile marka tescil belgeleri ile belirli bir yatırım yaparak markasına bilinirlik sağladığı anlaşıldığından subut bulmayan davannı tüm talepler yönünden esastan reddine karar verilerek, yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre; 1-Davanın reddine, 2-44,40 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 13 TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 3.931 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan 17,90 TL yargılama giderinini davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/10/2019

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/674, K. 2019/373, 3 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2017/674
Karar No
2019/373
Tarih
3 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/677 K.2019/1188
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/678 K.2019/651
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/680 K.2019/1245
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/683 K.2019/668
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/684 K.2019/658
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/684 K.2019/957

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.