KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
- Esas no
- 2019/92 Esas
- Karar no
- 2019/122
- Dava
- Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 15/03/2019
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket tasarımlarının tek ve yasal hak sahibi olduğunu, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralarıyla TPE nezdinde tescilli olduğunu, Davalılardan tarafından gerçekleştirilen tasarım haklarına tecavüzün sonlandırılması için müvekkil şirket tarafından uyarılarda bulunularak ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen hukuka aykırı eylemlerini sonlandırmadıklarını tescilli tasarımları üretip satmaya devam ettiklerini, müvekkil şirketin yüksek maliyet, emek,
çaba sarf ederek ortaya koyduğu faaliyet gösterdiği sektör göz önünde bulundurulduğunda markanını yüzünü oluşturan tasarımların birebir aynısını taklit ettiğini, müvekkil şirket üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik iş dosyasında tespit davası açıldığını, bilirkişi incelemesinde davalı tarafın adresinde müvekkilin adına tescilli olduğu belirtilen ürünlerin aynısı ve benzeyen ürünlerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalıların müvekkilin tasarım haklarına tecavüzü noter tarafından tutulan e-tespit tutanakları ile de tespit edildiğini, davalılar internet sitelerinde, instagram hesaplarında ve mağazalarında ilgili ürünlerin satılmaya devam edilerek haksız kazanç sağlanmaya devam edildiğini, müvekkilin ürünlerine nazaran daha düşük kalitede olup müvekkilin ticari itibarına zarar verdiğini,tecavüzün durdurulmasını,
önlenmesini ve bu tasarımların bulunduğu her türlü mallara, kalıplara, ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan her türlü makine ve cihaza el konulmasını, tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhalarını, davalıların hukuki, ticari ahlak ve rekabete aykırı davranışı sebebiyle içerisinde bulundukları eylemlerinin haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz olması sebebiyle tecavüzün men'ine ve bu bağlamda yukarıda içeriğini belirttiğimiz ihtiyati tedbir talebinin kabulünü, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL maddi, 13.000,00-TL manevi ve 100,00-TL itibar tazminatına hükmolunmasını,
hükmolunacak tazminatlara ilk ihtarname tarihi olan 27/12/2018 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını, hüküm özetinin Türkiye sathında yayınlanan yüksek tirajlı üç adet günlük gazetede yayımlanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık müvekkilinin tescilli tasarımlarına tecavüzün durdurulması, şimdilik 100,00-TL maddi, 13.000,00-TL manevi ve 100,00-TL itibar tazminatına hükmolunmasını talepli davadır.
18.12.2018 tarih ve 7155 sayılı kanunun Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak Arabuluculuk hakkındaki yasal düzenlemeleri dikkate alındığında; madde 20. düzenlemesinde; 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
3.Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”
MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 12- (1)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.”
MADDE 26- (1)Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.... d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükümlerine amirdir. Düzenlemesi geretirilmiştir.
Davacının dava dilekçesi kapsamı ve uyuşmazlık konusu incelenidğinde.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle mahkemece uygulamasının res'en gözetilmesinin zorunlu olduğu,
aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise bu tarihten sonra açıldığı,
ve dava dileçesi incelendiğinde arabulucuk faaliyetinin olumsuz sonuçlandığına dair bir beyan geçmediği gibi dilekçe ekinde de bu yönde belge bulunmadığı, yani arabulucuk başvurunun olumsuz sonuçlandığına dair belge sunulmadan dava açıldığı,
aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği anlaşılıdğından ve davacı tarafından açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı anlaşıldığından tensiben davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2019/92, K. 2019/122, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama