KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2021
- Esas no
- 2020/176 Esas
- Karar no
- 2021/76
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 29/06/2020
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Müvekkilinin ticari faaliyetlerini Türkiye çapında yüksek bilinirliğe sahip www...com internet sitesi üzerinden sürdürdüğünü, 2009 yılından bugüne internet sitesi üzerinden faaliyetini sürdüren ve TPE nezdinde tescilli olan "..." ibareli markanın ve ... sayı ile "..." tanınmış markasının hak sahibi olduğunu, davalının "..." isimli internet sitesinin alan adı ve içeriklerinde müvekkil şirkete ait tescilli markanın kullanıldığını, müvekkil şirketin marka sahipliğinden doğan haklarına tecavüzün ve müvekkil şirket aleyhine yaratılan haksız rekabetin tespitini, men ve ref'ini,
davalı ad ve adresinin bilirkişice tespit edilememesi nedeni ile davalıya ilanen tebligat yapılması, İstanbul 1.FSHH Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında verilen tedbirin devamını, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA; Taraf teşkili sağlanamadığı ve sunulan bir savunma bulunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, davacının ... ibareli markasına davalının "..." alan adlı web sitesi yoluya gerçekleşen marka ihlalinin durdurulması ve kaldırılmasına, siteye erişimin engellenmesine ilişkindir. TPMK belgeleri ile İstanbul 1.FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyası gelmiştir. İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında 11/06/2020 tarihli kararı ile "..." alan adına erişim engellenmiştir. Marka tescil belgesi kapsamına göre davacının marka üzerinde hak sahibi olduğu anlaşılmıştır. Marka Hakkına Tecavüzde bulunduğu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 7 ve 29. maddeleri uyarınca subut bulmuştur.
Her ne kadar dava dilekçesinde davalının açık kimliğinin belirtilmediği, HMK 119/1-b maddesi gereği davalının ad ve adresinin dava dilekçesinde belirtilmesinin bir usuli zorunluluk olduğu ve eğer dava dilekçesinde bu bilgiler yer almıyor ise HMK 119/son maddesi gereğince davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesi ve eğer bu kesin süreye riayet edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, bununla birlikte internet ortamında gerçekleşen hak ihlalleri yönünden taraf teşkilinin bazı hallerde mümkün olmadığı,
değişken IP kullanımı ve ihlalin gerçekleşmesinden itibaren aradan geçen süre nedeniyle IP numarası üzerinden site sahibine ulaşılmasının imkânsız hale geldiği, bu tür sitelerin genellikle sahte isim ve adres bilgileri kullanılarak oluşturulduğu, bu nedenle de davalının ad ve adres bilgilerinin tespitinin imkânsız olduğu, bu nedenle de davalının ad ve adres bilgilerinin tespitinin imkânsız olduğu, bu kapsamda ilan yapılmasının pratik sonucu olmadığı gibi ön inceleme yapılmasının da sonuca etkili bulunmadığı,
bu durumda HMK 119/son maddesinin uygulanmasının adil olmayacağı ve ihlallerin durdurulmasını engelleyemeyeceği, buna karşılık internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin icap ettiği, taraf teşkili sağlanmasının neredeyse imkansız olduğu,
bu gibi hallerde site sahibinin araştırılmasının, dava dosyalarının çok uzun yıllar boyunca derdest kalmasına ve gereksiz zaman ve emek kaybına yol açacağı, bunun usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacağı, dolayısıyla bu gibi ihlâl halleri de çekişmesiz yargı benzeri bir usul düzenlemesinin yapılmasının icap edeceği, böyle bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın çekişmesiz yargı biçiminde yapılmasının amaca uygun olacağı,
site sahibinin mahkememize müracaatı durumunda ise durumun yeniden gözden geçirilebileceği ve eğer ihlal sona ermiş ise ek bir karar ile tedbir kararının yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek HMK 388. maddesi gereği maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemek üzere aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/176, K. 2021/76, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama