İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/392 K.2024/102

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2020/392Karar2024/102Tarih28 Mart 2024Okuma15 dk · 2.947 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
Esas no
2020/392 Esas
Karar no
2024/102
Dava
Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
Dava tarihi
09/12/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.947 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.), Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dilekçelerinde özetle.

“Müvekkilinin davaya konu eserlerden "..." isimli parçanın bestecisi olduğunu, bu eserin hak sahipliğinin ... nezdinde tescilli olduğu, davaya konu bir diğer eser olan "..." isimli parçanın hem bestecisi, hem de söz yazarı olduğunu, bu eserin de ... kayıtlarında müvekkili adına tescilli olduğunu, “...” isimli müzik eserinin 6 kez, "...” isimli müzik eserinin 1 kez davalı şirketin organizasyonunda bulunan ses yarışmasında izin alınmadan ve mali hakları ödenmeden kullanılmış olduğunu, davaya konu eserlerin davalı tarafından müvekkilinden izin alınmadan, kullanımı nedeniyle tecavüzün tespitini, ref'ini ve men'ini,

ayrıca FSEK 68. de kapsamında 3 kat hesaplanmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi (Davacı vekili 5.2.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 126.000 TL olarak talep etmiştir) , 10.000,00-TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; “dava tarihinin 9.12.2020 olduğunu, bu tarihten 2 yıl öncesine dayanan taleplerin zamanaşımına uğradığını, Meslek Birlikleri ile aralarında sözleşme mevcut olduğunu, dava konusu eserlerin, davacının mensubu olduğu meslek birliği ile sözleşme kapsamında kullanılmış olduğunu, dava konusu eserlerin "...” adlı yarışma programında kullanıldığı,

yarışmacıların performanslarına göre elenmekte veya yarışmaya devam etmekte olduklarını, ayrıca yarışma programlarının kısa sürede güncelliğini yitirdiğini, bu nedenle bir müzik albümündeki eserler için talep edilebilecek fahiş miktarlı telif bedellerinin değil, bu husustaki rayiç bedellerin dikkate alınması gerektiğini, Dava konusu eserlerde eserin bestecisi olan ...'nun adının belirtilmiş olduğunu, bu nedenle davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, davacı yanın iddiasının aksine eserin hususiyetinin bozulmamış olduğunu,

tüm şarkıların bestecisinin tarzı ile söylendiğini ” öncelikle zaman aşımı gözetilerek davanın reddine, aksi halde esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmazlık; Davacının bestecisi olduğu "..." isimli keza hem bestecisi, hem de söz yazarı olduğu "...." isimli parçanın izin alınmadan ve mali hakları ödenmeden kullanılmış olması nedeniyle tecavüzün tespitini, ref'ini ve men'ini, ayrıca FSEK 68. de kapsamında 3 kat hesaplanmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi(Davacı vekili 5.2.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 126.000 TL olarak talep etmiştir) 10.000,00-TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili tahsili taleplerine ilişkindir.

Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de bu itirazlar yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.

HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 18.10.2021 tarihli raporda özetle.

Raporlarında yer alan kliplerin izlenme sayısından da yola çıkılarak, davacı tarafın eserlerinin kullanıldığı tarih itibariyle popülaritesi, yarışmanın yayınlandığı ... kanalının ulusal bir TV kanalı oluşu, yarışmanın raitingi gibi parametreler göz önüne alınarak davacı tarafını eserlerinin rayiç bedelinin yarışmadaki her bir icra için söz 500 TL, müzik: 500TL , söz ve müzik için 1.000-TL olabileceğini,

Davacı tarafın “...” isimli eserin sadece bestecisi olduğu göz Önüne alınarak bu eserin 5 kez (... isimli kişinin eseri seslendiriş şekli normal bir performans olmadığından) icra edildiğinden hareketle 2.500-TL (5 x 500-TL) tazminat talep edebileceği, Davacı tarafın “...” isimli eserin hem söz yazarı, hem de bestekârı olduğundan hareketle ve bu eserin bir kez icra edildiğinden hareketle 1.000-TL (1 x 1.000-TL) tazminat talep edebileceği, Sonuç olarak davacı tarafın iki eserinin kullanımlarından dolayı 2.500-TL +1.000-TL olmak üzere toplam 3.500-TL tazminat talep edebileceğini bildirmişlerdir.

Bilirkişiler ..., ... ve ...tarafından düzenlenen 5.10.2022 tarihli raporda özetle. FSEK md.68 uyarınca hükmedilecek tazminata esas teşkil etmek üzere, dava konusu “...” ve “...” isimli eserlerin ...'de yayınlanan “...” isimli yarışma programında izinsiz olarak yarışmacılarca icra edilerek yayınlanması nedeniyle talep edilebilecek rayiç bedelin,

ilgili Meslek Birliklerine ve edisyon firmalarına müzekkere yazılarak “...” li programın reytingi ve bir eserin bir defaya mahsus yayınlanması halinde talep edilebilecek kullanım bedelini kullanım yapacak şirketin edisyon firmaları ile özel bir anlaşma yapıp yapmadığı hususu (talep edilebilecek kullanım bedelini özel anlaşma olan firmalara ve özel anlaşma yapmayan firmalara göre ayrı ayrı belirtmeleri) da dikkate alınarak emsal bedel rayicinin sorulması” akabinde Meslek Birlikleri ve Edisyon firmalarından gelecek cevaba göre değerlendirilebileceği,

fiyat belirleme konusunda bestenin yada bestelerin popülerlik ve talep edilme oranı gibi unsurlarının da etkili olduğunu bildirmişlerdir.

Bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından düzenlenen 4.6.2023 tarihli ek raporda özetle: eski müzekkere cevaplarına göre 4200TL+kdv, 2022 müzekkere cevaplarına göre yapılan inceleme de 5 şarkı için şarkı başı 6.000 TLx5= 30.000 TL +kdv, 1 şarkı söz ve bestesi aynı şahısa ait olan şarkı için ise 12.000 TL+KDV, toplamda 42.000 TL olabileceğini, 3 kat bedelin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmişlerdir.

Davalı vekili farklı mahkemelerden alınmış ilam örneği sunmuş ise de; sunulan mahkeme ilamları ve raporlar farklı eserlere ilişkin uyuşmazlıklara yönelik hazırlandığı için emsal alınmamıştır.

Keza davalı vekili meslek birliklerine mali hak bedeli ödendiğini bu nedenle davacının tazminat talebinin yerinde olmadığını beyan etmişse de; .... adlı televizyon programlarında gerçekleşen dava konusu kullanımların, eser sahiplerince meslek birliklerine mali hak takip yetkisi verilmeyen ve meslek birlikleri tarafından takip edilemeyen "senkronizasyon" hakkı kapsamında olduğu,

bu gibi kullanımlar nedeniyle meslek birlikleriyle yapılan lisans sözleşmelerinin, müzik eserlerinin senkronize ederek kullanma yetkisi vermediği ve bu gibi kullanımlar için, her somut olayda meslek birlikleri ile yapılan lisans sözleşmeleri dışında, kullanıcıların eser sahiplerinden izin almaları ve bedel ödemelerinin gerektiği anlaşılmıştır.

FSEK 52. Madde ile her devredilen hakkın ayrı ayrı belirtilmesi zorunluluğu getirilmesinin nedeni bu hakların kullanım alanı ve ticari değerleme koşullarının farklı olması nedeniyledir. Bir müzik eseri için umuma iletim durumu o eserin kayıt edildiği şekliyle salt müzik olarak canlı veya banttan iletilmesini ifade eder. Oysa burada icracı yarışmacıların kendi ses tonları ve yorumları ile bir eseri icra ettikleri dolayısıyla formatın zorunlu unsuru haline gelmiş umumi müzik yayını ile ilgisi olmayan ses yarışmasının yani bir yapımın parçası olarak kullanılmıştır. Bu tür kullanımlarda müzik tek başına bir anlam ifade etmemektedir. Diğer unsurların birlikteliği ile yani yarışmacının kişisel başarısı,sesinin yorumunun eser ile bütünleşmesi sonucu bir konsept yaratmaktadır.

Fsek 66/son maddesinde "tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği" öngörülmüş, Borçlar kanununun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği" , Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiş, Dolayısıyla taraflar arasında davalının kullanımlarına dayanak oluşturacak bir sözleşme yapılmış olsaydı,

somut olaydaki kullanımlar karşılığı hangi miktarda bir bedel ödenecekti ise bunun belirlenmesi ve somut olayda, ihlalin niteliği, süresi ve kastın ağırlığına göre, FSEK m 66/4 hükmü koşulları da dikkate alınarak varsayımsal bedelin ne alabileceği yönünde mahkememizce BİLİRKİŞİ incelemesi yapılmıştır. Ayrıca emsal yönünden edisyon şirketlerine yazı yasılmıştır.

Ancak 1 ve 2. Raporlar arasında emsal yönünden fark olması, keza edisyon şirketleri yönünden farklı raiç bildirilmesi nedeniyle tekrar bilirkişi incelemesi yapılması için ara karar oluşturulduğu, ancak belirlenen kesin sürede davacı yanca bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gözetilerek dosyada alınan raporlar, toplanan deliller, edisyon firmalarından gelen yazılar yani mevcut dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekmiş, Mahkememizce izinsiz kullanım sabit olduğundan, raiç yönünden ise davacı en yüksek bedele hak kazandığını ispat edemediğinden raiç bedel mahkememizce B.K hükümlerine göre takdir edilmiştir.

Tüm ... A.Ş. (...)'nin sunduğu 06.12.2022 tarihli müzekkere cevabında, edisyon firmaları ile anlaşmalı yapılan lisanslamalarda firmanın belirlediği sabit tarifenin eser başına 2.500 TL olduğu, anlaşma olmayan durumlarda ise sektör standartlarında 5.000 TL ile 15.000 TL rayiç bedel talep edilmesinin uygun olduğu belirtilmiş, ...

Şti.'nin sunduğu 22.11.2022 tarihli müzekkere cevabında, gece kuşağında ("...") ... kanallarında yayınlanan... programlarında repertuardan kullanılan müzik eserlerinin yayım (söz/ müzik) hakları için Şirketi ile özel anlaşma yapan kullanıcılardan her bir şarkı için bölümbaşına stopaj ve KDV hariç olmak üzere 2.400 TL lisans bedeli talep edildiği, bu bedelin, sözkonusu kullanımların belirli bir sayının üzerinde olması, taraflarına sağlıklı ve düzenli bir şekilde raporlanması ve ödemelerin de zamanında yapılması durumunda geçerli olduğu,

özel anlaşma olmaksızın gece kuşağında ("...") ... kanallarında yayınlanan ... programlarında yapılan kullanımlarda, her bir şarkı için bölüm başına talep edilen bedelin stopaj ve KDV hariç olmak üzere 4.000 TL ile 6.000 TL arasında değişmekte olduğu belirtilmiştir.

...Ltd.

Şti.'nin sunduğu 22.11.2022 tarihli müzekkere cevabında, gece kuşağında ("...")... kanallarında yayınlanan ... programlarında repertuardan kullanılan müzik eserlerinin yayım (söz - müzik) hakları için Şirketi ile özel anlaşma yapan kullanıcılardan her bir şarkı için bölüm başına stopaj ve KDV hariç olmak üzere 2.400 TL lisans bedeli talep edildiği, bu bedelin, sözkonusu kullanımların belirli bir sayının üzerinde olması, taraflarına sağlıklı ve düzenli bir şekilde raporlanması ve ödemelerin de zamanında yapılması durumunda geçerli olduğu,

özel anlaşma olmaksızın gece kuşağında ("...") ...kanallarında yayınlanan ...yarışması programlarında yapılan kullanımlarda, her bir şarkı için bölüm başına talep edilen bedelin stopaj ve KDV hariç olmak üzere 4.000 TL ile 6.000 TL arasında değişmekte olduğu belirtilmiştir.

Meslek birliklerine yazı yazılmış ancak ilk raporda söz 500 TL, müzik: 500TL , söz ve müzik için 1.000-TL olabileceğini, “....” isimli eserin sadece bestecisi olduğu göz Önüne alınarak bu eserin 5 kez (... isimli kişinin eseri seslendiriş şekli normal bir performans olmadığından) icra edildiğinden hareketle 2.500-TL (5 x 500-TL) tazminat talep edebileceği, “...” isimli eserin hem söz yazarı, hem de bestekârı olduğundan hareketle ve bu eserin bir kez icra edildiğinden hareketle 1.000-TL (1 x 1.000-TL) tazminat talep edebileceği,

Sonuç olarak davacı tarafın iki eserinin kullanımlarından dolayı 2.500-TL +1.000-TL olmak üzere toplam 3.500-TL tazminat talep edebileceğini bildirdikleri, son raporda ise eski müzekkere cevaplarına göre 4200TL+kdv, 2022 müzekkere cevaplarına göre yapılan inceleme de 5 şarkı için şarkı başı 6.000 TLx5= 30.000 TL +kdv, 1 şarkı söz ve bestesi aynı şahısa ait olan şarkı için ise 12.000 TL +KDV, toplamda 42.000 TL olabileceğini bildirmişlerdir.

Dolayısıyla edisyon şirketleri dava tarihine göre emsal bildirmediğinden keza eserin niteliği, davacının popülerlik durumuna göre inceleme yapmadığından edisyon şirketlerinin cevabi yazılarının dikkate alınması mümkün olmamıştır.

Heyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde bilirkişi ara kararı kurulduğu, ancak davacının belirlenen kesin sürede ücret yatırmadığı gözetildiğinde BK hükümlerine göre mahkememizce tazminatın değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır.

TBK 50/2 maddesinde "Uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak , zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü ile TBK 51/1 maddesinde ; "Hakim, tazminatın kapsamı ve ödeme biçimini, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler" hükümleri düzenlenmiştir.

Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının tayini” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrası ile. “Hâkimin, hâl ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumulünün derecesini tayin edeceği” hükme bağlanmıştır. Hâl ve mevkiin icabından amaç, somut olayın niteliğidir.

Buna göre kaynağına, sebebine, zarar veren ile zarar gören arasındaki hukukî ilişkiye ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, zararın niteliği, eserlerin niteliği, davalının kullanım şekli ve süresi, eserlerin halen popüler olup olmama durumu, yayınlandığı mecra dikkate alınacaktır.

Ancak her somut olayın kendine özgü yapısı içerisinde, bu hususlar net olarak ortaya konulamadığından, telif tazminat hesabının kendine has ispat hukuku kurallarındaki zorluk gözetilerek bilirkişilerce farklı şekilde raiç bildirildiği gözetilerek mahkemece toplanan delillere göre takdir edilmesi gerekmiştir.

Mahkememizce BK hükümlerine göre telif tazminatı belirlenirken, tazminat hukukun genel ilkelerine göre eser sahibinin maruz kaldığı zararın adil bir biçimde denkleştirilmesi , eserin kullanım şekli ve kullandığı yer ve süre ihlalin boyutu ve süresi kapsamında talep edenin sebepsiz zenginleşmemesi,

hükmedilecek tazminatın ise ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte olmaması ana kuralı gözetilerek: davacı tarafın eserlerinin kullanıldığı tarih itibariyle popülaritesi, yarışmanın yayınlandığı ... kanalının ...analı oluşu, yarışmanın raitingi ,eserin kullanıldığı tarihler ve süre( “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında,... tarihli “...” yarışma programında Mustafa İşbilen tarafından seslendirilmiş olduğu, yayının tekrarının ... internet adresinde yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 26.11.2016 tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu,

yayının tekrarının ... ve ... internet adreslerinde de yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 15.12.2016 tarihli “...” yarışma programında ...tarafından seslendirilmiş olduğu, yayının tekrarının ... ve ... internet adreslerinde yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, ... tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu, bu performansın davalıya ait internet sitelerinde yayınlanmadığı, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 03.12.2017 tarihli “...” yarışma programında ... tarafından seslendirilmiş olduğu,

yayının tekrarının ... internet adreslerinde yayınlanmakta olduğu,“...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, 06.10.2018 tarihli “...” yarışma programında ... isimli yarışmacı tarafından 15 saniye seslendirilmiş olduğu, yayının yarışmacının “...” isimli yarışma performansı ile birlikte davalıya ait ...internet adresinde de yayınlanmakta olduğu, “...” isimli eserin, ... logolu televizyon kanalında, ... tarihli ve “...” isimli programın çeyrek finalinde ... tarafından seslendirilmiş olduğu ve yayın tekrarının “...” youtube kanalı olan ...web adresinde yayınlanmakta olduğu,

ancak davalıya ait ...veya ... web sitelerinde yayınlanmadığı,) gözetilerek yani kullanılan süre ve mecra ve eserlerin niteliği ve kullanıldığı tarihteki raiçlere göre BK hükümlerine göre ... isimli eserin 5 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği toplamda bu eser için gerçekleşen 5 ihlal kapsamında her bir ihlal için raiç 600-TL olarak takdir edilmiş olan 600x5=3000 TL olmak üzere FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 9.000 TL nin bu eser için son yayın tarihi olarak kabul edilen 3.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

... isimli eserin 1 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği bu eser için gerçekleşen 1 ihlal kapsamında raiç 1200- TL olarak takdir edilmiş olan 1200- TL nin FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 3600- TL nin bu eser için ihlal tarihi yayın tarihi olarak kabul edilerek 11.2.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı manevi tazminat talep etmiş ancak manevi tazminat talep şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Zira FSEK m. 15'te düzenlenen “..." veyahut "..." şartlarının somut olayda gerçekleşmediği alınan raporlar kapsamı ile sabittir. Bilirkişilerce CD incelenmiş, performansların hepsinde davacının adının yazılı olduğu , eserlerin bir yarışma programında icra ediliyor oluşundan kaynaklı olarak solistlerin icra esnasında son derece dikkatli ve özenli oldukları, orkestranın ise alanlarında yetkin müzisyenlerden oluştuğu anlaşılmış, eserlerin hususiyetinin bozulmadığı davacının manevi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

Keza ... isimli yarışmacının yayın esnasında ... ile normal bir diyalog halindeyken kendisine Türkçe şarkı bilip bilmediğinin sorulması üzerine söz konusu eserin nakarat bölümünü yaklaşık 10- 15 saniye seslendirmiş olduğu eserlere ilişkin olarak, seslendiren kişinin Türkçe bilmiyor oluşu nedeniyle eserin hususiyetini bozduğundan söz edilemeyeceği gibi diyalog esnasında örnek göstermek bakımından eserin çok az bir kısmının seslendirilmiş olması,

eserin orkestra eşliğinde olmaksızın solo olarak seslendirilmiş olması hususları da gözetildiğinde manevi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan davacı tarafından da bilirkişilerin görüşlerinin aleyhinde yani manevi tazminata hak kazandığı yönünde delil sunmadığı da gözetildiğinde mevcut delil kapsamına göre manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı davalı kullanımlarının davacının mali haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile ref ve men de talep etmiştir. Tecavüz belirlenen dönem için sabit ise de.

Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih ..., 13.09.2011 tarih ... ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında ihlal edilen dönem için farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden;

davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM; Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre;

DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,

1-... isimli eserin 5 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği toplamda bu eser için gerçekleşen 5 ihlal kapsamında her bir ihlal için raiç 600-TL olarak hesaplandığından 600x5=3000 TL olmak üzere FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 9.000 TL nin bu eser için son yayın tarihi olarak kabul edilen 3.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2- ... isimli eserin 1 kez yayınlandığı ve davacının mali haklarının ihlal edildiği bu eser için gerçekleşen 1 ihlal kapsamında raiç 1200- TL olarak hesaplandığından 1200- TL nin FSEK 68. maddeye göre hesaplanan 3 katı olan 3600- TL nin bu eser için ihlal tarihi yayın tarihi olarak kabul edilerek 11.2.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Manevi tazminatın şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine,

4-Davalı kullanımlarının davacının mali haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine,ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine,

5- 860,71 TL ilam harcının peşin ve ıslah harçtan mahsubu ile artan 1.462,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,

6-Davacı tarafından yatırılan ve ilam harcından tahsil edilen 860,71 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

VEKALET ÜCRETLERİ YÖNÜNDEN SOMUT OLAYDA DAVA YIĞILMASI OLDUĞU GÖZETİLEREK HER BİR TALEP YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEYE GÖRE

7-Kabul edilen tecavüzün tespiti talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 12.600- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Red edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Reddedilen ref ve men talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 54,40 TL başvuru harcı 504 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 6.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.558,40TL yargılama giderinin ½ sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine

Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 28/03/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/392, K. 2024/102, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2020/392
Karar No
2024/102
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/397 K.2024/279
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/400 K.2024/44
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/400 K.2024/276
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/407 K.2024/296
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/409 K.2024/224
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/413 K.2024/57

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.