KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2021/16
- Karar No
- 2024/60
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas no
- 2020/28 Esas
- Karar no
- 2024/77
- Dava
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
- Dava tarihi
- 20/01/2020
- Karar tarihi
- 28/02/2024
Karar Metni
2.018 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... albümünde yer alan ... isimli eserlerin eser sahibi olduğunu, bu eserlerin internet üzerinden yayınlanmasına ilişkin olarak kimseye izin vermediğini, ancak davalı yanın bu eserlerini ..., ... gibi sosyal meralarda yayınlaması sebebiyle tecavüzün refine rayiç bedelin 3 katı maddi tazminata hükmedilmesine ve 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... isimli albümün 1987 yılında eser işletme belgesi ile ... A.Ş. tarafından çıkarıldığını, bu albümün mali haklarının 23.5.1989 tarihinde devraldığını, bu albüm üzerinde kendisinin yasal hak sahibi olduğunu davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve ... 21/12/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; “...” ve “...“ isimli yaratımın şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı bu çerçevede FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğu, davacının FSEK 11’deki karine çerçevesinde davaya konu müzik eserinin eser sahibi olduğu,
dava konusu olaydaki vaki kullanımın mali haklardan FSEK 25’te düzenlenen iletim hakkının, manevi haklarından FSEK 14’te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı, davacının dosyaya sunduğu belgelerden izinsiz yayınlanan eserler “...” ve “...” isimli eserler olup dosyada herhangi bir rayiç bedel yazısı ile emsal sözleşme bulunmadığından Heyetimiz müzik bilirkişisinin sektörel bilgi ve uygulamaları dikkate alarak,
eserin türü, kullanımın şekli, ihlal edilen mali hak türleri, eserin tanınıp tanınmışlığı, ihlalin yapıldığı mecra, ihlalin süresi de dikkate alındığında her bir eser için 10.000 TL olabileceği 2 eser için 20.000 TL olan bedelin FSEK 68 çerçevesinde 3 katına hükmedilmesi hususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı davacıdan izin alınmaksızın eserlerin farklı mecrada kamuya sunulması FSEK 14’te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı ve FSEK 70’te yer alan manevi tazminat talebinin takdirinin Mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ...ve ... 25/10/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; dosya içerisinde yer alan sözleşmeler ve meslek birlikleri yazıları dikkate alındığında davalının FSEK m.11 karinesi uyarınca ... isimli eserler bakımından FSEK m.25 kapsamında internet üzerinden umuma iletim hakkına sahip olduğu, dosyada mevcut eser işletme belgelerinin incelenmesinden dava konusu eserlerin 2001 yılından önce alenileşen eserler kapsamında yer aldığının anlaşıldığı, 2001 yılından önce
alenileşen eserler yönünden internet yoluyla umuma iletim hakkının söz konusu olmaması sebebiyle FSEK m.51/1 uyarınca bu hakkın kullanımı için eser sahibinden ayrıca izin alınması gerektiği, dosyada mevcut muvafakatname incelendiğinde dava konusu eserlerin plak ve kaset şeklinde çoğaltılması hakkını içerdiği, internet yoluyla umuma iletim hakkını içermediği, dolayısıyla davalının dava konusu eserleri internet yoluyla umuma iletmesi için davacının
iznini alması gerekeceği, dava konusu eserin popülaritesi, sanatçının tanınırlığı ve üretim kapasitesi gibi sübjektif unsurlar nazara alındığında dava konusu eserlerin internette yayınlanması hususunda eser sahibinden izin alınmış olsaydı talep edilecek telif ücretinin her iki eser için 1.000-TL olabileceği değerlendirilmiştir.
Davacının FSEK m.68 uyarınca bu bedelin 3 katını talep etme hakkı bulunduğu, bununla birlikte söz konusu bedelin belirlenmesi için youtube sosyal medya platformuna yazı yazılarak dava konusu eserler için davalı tarafa kaç lira ödeme yapıldığını sorulup sorulmaması hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, ayrıca davalının eylemi davacı eser sahibinin manevi haklarından umuma arz yetkisinin ihlali niteliğinde olduğundan davacının manevi tazminat talebi yönündeki takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili 06.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemli davasının değerini 60.000 TL'ye yükseltmek suretiyle ıslah dilekçesi sunmuş, buna ilişkin ıslah harcını da yatırmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık; Dava konusu uyuşmazlığın; davacının kendi seslendirdiği müzik eserlerinin sadece plak ve kaset olarak sayı ile sınırlandırılmamış biçimde çoğaltma, yayınlama, dağıtma ve devir haklarını 11/06/1987 tarihinde ... AŞ'ye devrettiği, ... AŞ'nin kapanması üzerine bu hakların davalı ... devredildiği, davalının devir haklarının kapsamı dışına çıkarak digital platformda izinsiz yayınlar yaptığı bu kapsamda eserlerin tüm haklarının davacıya ait olduğunun tespiti ile tecavüzün refine, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mali hak ihlali nedeniyle fsek 68.madde kapsamında 3 kat bedelin tespit edilerek davacıya verilmesine, manevi hak ihlali nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline yönelik olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davaya konu olan yaratımın “...” ve “...“ isimli eserlere ilişkin olduğu, yaratımın şekillendirme, seslerin birbirini izlemesindeki uslup, birbirine bağlanış ve ritminin hususiyet taşıdığı bu çerçevede FSEK 3 anlamında musiki eseri olduğu anlaşılmakla; davacının FSEK 11’deki karine çerçevesinde davaya konu müzik eserinin eser sahibi olduğu, dosya kapsamına alınan iki ayrı bilirkişi raporu ile de bu hususun net bir şekilde tespit edildiği, dosyada mevcut eser işletme belgelerinin incelenmesinden dava konusu eserlerin 2001 yılından önce alenileşen eserler kapsamında yer aldığının anlaşıldığı,
2001 yılından önce alenileşen eserler yönünden internet yoluyla umuma iletim hakkının söz konusu olmaması sebebiyle FSEK m.51/1 uyarınca bu hakkın kullanımı için eser sahibinden ayrıca izin alınması gerektiği, dosyada mevcut muvafakatname incelendiğinde dava konusu eserlerin plak ve kaset şeklinde çoğaltılması hakkını içerdiği, internet yoluyla umuma iletim hakkını içermediği,
dolayısıyla davalının dava konusu eserleri internet yoluyla umuma iletmesi için davacının iznini alması gerekeceği, dosya kapsamı incelendiğinde bu yönde bir izne rastlanılmadığı anılı sebeplerle dava konusu olaydaki vaki kullanımın mali haklardan FSEK 25’te düzenlenen iletim hakkının , manevi haklarından FSEK 14’te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı, davacının dosyaya sunduğu belgelerden izinsiz yayınlanan eserler “...” ve “...” isimli eserler olup; her bir eserin yukarıda da bahsedildiği gibi davalı yanca izinsiz olarak internet üzerinden umuma iletildiğinin tespitine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar tecavüzün refi ve bu kapsamda ihtiyati tedbir talep etmiş ise de;Mevcut dosya kapsamına göre.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ..., 13.10.2009 tarih ..., 13.09.2011 tarih ...ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunduğu ve mahkemece de tazminatına hükmedildiği takdirde taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceği, bu durumda davalının eylemi de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden;
davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve men'ini isteyemeyeceği gerekçesiyle tecavüzün refi ve ref kapsamındaki tedbir isteminin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Dava konusu olan iki adet eser yönünden dava konusu eserin popülaritesi, sanatçının tanınırlığı ve üretim kapasitesi gibi sübjektif unsurlar nazara alındığında dava konusu eserlerin internette yayınlanması hususunda eser
sahibinden izin alınmış olsaydı talep edilecek telif ücretinin belirlenmesi amacı ile iki ayrı bilirkişi raporu aldırılmış, dosya kapsamına ilk alınan bilirkişi raporunda dava konusu her bir eserin 10.000 TL değere haiz olacağı, ikinci alınan bilirkişi raporunda da her bir eserin 1.000'er TL değere haiz olacağı yönünde tespitler yapılmıştır.
Dosya kapsamına alınan iki ayrı bilirkişi raporunda telif bedellerinin belirlenmesi hususunda çelişki husule gelmiş ancak 2. Bilirkişi raporundaki 1.000'er TL değerin olduğu yönündeki tespite davalı tarafın açık bir itirazının bulunmadığı görülmüş, davacı vekiline yeni bilirkişi incelmesi yapılması amacı ile 14/03/2023 tarihinde 2 haftalık kesin süre verilmiş ancak bilirkişi incelmesi için gereken ücret davacı tarafça yatırılmamış olup, bu defa 26/09/2023 tarihli duruşmada her iki tarafa de ihtaratlı kesin süreler verilmiş ancak iki taraf da bilirkişi ücretini yatırmamıştır. Bu durumda iki tarafta bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasından vazgeçmiş olup, ihtaratta belirtildiği gibi mahkememizce dosya kapsamına göre değerlendirme yapılmıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere ilk alınan bilirkişi raporunda her bir eser için belirlenen 10.000'er TL'nin fahiş olduğu, şöyle ki davaya konu her iki musiki eserinin davalı tarafından ...'a yüklendiği, 6 yıllık süreçte işbu iki eserin izlenme sayısının 742 ve 758 adet olduğu; bir başka ifadeyle izlenme sayısının 1.000'e ulaşmadığı ve bu itibarla diğer müzik eserleri ile mukayese edildiğinde işbu rakamın çok düşük kaldığı ve yine dava konusu eserin popülaritesi, sanatçının tanınırlığı ve üretim kapasitesi gibi sübjektif unsurlar nazara alındığında 10.000 TL değer tespitinin fahiş olduğu,
ikinci alınan bilirkişi raporunda belirlenen tespitin yerinde olduğu, dava konusu eserin popülaritesi, sanatçının tanınırlığı ve üretim kapasitesi gibi sübjektif Unsurlar, şarkıların dinlenme sayıları nazara alındığında 1.000'er TL tespitin yerinde olduğu, ikinci alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya davalı yanın itirazının bulunmadığı, davacı yanın itirazı mevcut ise de; tarafına verilen kesin süreye rağmen yeni bilirkişi incelemesi için gereken delil avansını yatırmadığı,
bu durumda her bir eser için tespit edilen 1.000 TL olmak üzere 2.000 TL'nin FSEK 68. Madde uyarınca 3 katı olan 6.000 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 06.02.2024 tarihinden( davacı taraf dava dilekçesi ile faiz talep etmemiş ancak ıslah ile faiz talep ettiğinden, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde hüküm tesis edilmiştir.) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar maddi tazminat istemi davası yönünden evvelce dava değeri belirtmeyip, maddi tazminat istemi yönünden harç ikmal etmemiş ise de; sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemli davasının değerini 60.000 TL belirlemiş, 60.000 TL üzerinden de 1.025,00 TL ıslah harcı yatırmış olup, (60.000x68,31/4000= 1.024,65 ), bu durumda maddi tazminat istemli davanın değeri üzerinden harç ikmali sağlanmıştır.
Davacıdan izin alınmaksızın eserlerin internet üzerinden kamuya sunulması FSEK 14’te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı ve FSEK 70’te yer alan manevi tazminat talebinin yerinde olması sebebiyle; dava konusu eserin popülaritesi, sanatçının tanınırlığı ve üretim kapasitesi gibi sübjektif unsurlar, şarkıların dinlenme sayıları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, dava konusu eserlere ilişkin tespiti yapılan rayiç bedeller gibi manevi zarar miktarının belirlenmesine esas teşkil eden tüm kriterlerin incelenmesi ve nazara alınması neticesinde takdiren 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
manevi tazminat istemi yönünden faiz istemi olmadığından, manevi tazminat istemi yönünden faiz hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/16, K. 2024/60, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama