KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas no
- 2023/121 Esas
- Karar no
- 2024/83
- Dava
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 08/05/2023
Karar Metni
1.752 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin herkes tarafından bilinen, sektörün ünlü grup şirketlerinden olduğunu, müvekkiline ait ... ve ...'nun...
Sınıfta tescilli markaları olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin airfryer ürünlerinde kullandığı tescilli markasının aynı ürün grubunda birebir kullanılarak marka hakkına tecavüzde bulunulduğunu ve haksız rekabet eyleminin gerçekleştirildiğini ileri sürerek 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre müvekkile ait tescilli markalara tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi zararların dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüzün tespitine, durdurulmasına,
men’i ve ref’i kararı verilmesi ile davanın kabulüne, tecavüze ilişkin karar hükme bağlanıp kesinleştikten sonra günlük yayın yapan tirajı en yüksek gazetede yayımlanmasına, vekâlet ücreti, tespit giderleri ve diğer tüm yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tanınmış marka olduğunu, marka hukuku bakımından davacının ve müvekkilinin marka itibarını ve bilinirliğini belirleyen hususların "..." ve "..." ibareleri olup "..." ibaresinin bu noktada marka ile bütünleşmiş bir ibare olmadığından marka değeri bakımından bir belirleyicilik teşkil etmeyeceğini, davaya konu olayda iki firmanın da alanında tanınmış, öncü konumunda olduğunu, müvekkil şirketin reklam yapabilmek için davalı şirketin ''...'' markasını ve bu markaya ilişkin metatag teknolojisini kullanmasına ihtiyacının olmadığını,
bu nedenle ... gibi ibareler yazıldığında davacı ... markası ile beraber müvekkil markaya ait ürünlerin de çıkması tamamen markanın tanınırlığından kaynaklanmakta oluduğunu ve ilgili reklam sitelerindeki metatag kullanımlarında bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek öncelikle davacı tarafın talep etmiş olduğu ihtiyati tedbirin reddine, neticeten haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın külliyen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere müzekkere yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişiler 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporlarında. Dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen ....com alan adı kontrol edilmiş olup alan adının 05.12.1997 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ...A.Ş. olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin gizli/maskeli olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ...
A.Ş. firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, Davacı tarafça dosyada belirtilen ...linki kontrol edildiğinde ... ibareli ürünler olduğu, Davacı tarafça dosya belirtilen ... linki kontrol edildiğinde ... ibareli ürün olduğu, .... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 13.01.2017 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ...A.Ş. yazdığı, Dosyada davalının kullanımına ilişkin ... linkinin verildiği görülmüş olup, link kontrol edildiğinde mevcut durumda... linkinin açıldığı, linkin web archive kaydının bulunmadığı görülmüş olup dava dilekçesinde sunulan ekran görüntüsünde ... içerisinde ... ibaresinin olduğu,
mevcut durumda
... linkinde bulunan ürünlere ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğunu, davacının dosyaya sunduğu ... linki kontrol edildiğinde link içerisinde bulunan ürün bilgilerinde ... ibaresinin olduğunu, satıcı bilgilerinde satıcının ..., satıcı ünvanının ... Şirketi olduğunu, Şehir: ...Adresi: ... Vergi Kimlik Numarası: ... yazdığını, Davacının dosyaya sunduğu ... linki kontrol edildiğinde link içerisinde bulunan ürün bilgilerinde ... ibaresinin olduğu, satıcı bilgilerinde; Ticaret Ünvanı : ...
Kayıtlı E-posta Adresi : ... Merkez Adresi : ... yazdığını, Davacının dosyaya sunduğu ... linki kontrol edildiğinde ... pazaryerinde ... ibaresi ile arama yapıldığı ve bu arama sonucunda 23 sonuç çıktığı, bu sonuçlar arasında 1 adet ... ibareli ürün olduğu, 19-20 Ağustos 2023 tarihinde Google arama motorunda ... şeklinde arama yapıldığında ücretli reklamlar arasında ... reklamının çıkmadığı,
... airfryer şeklinde arama yapıldığında 1. Sayfanın alt kısmında korkmazstore.com.tr reklamının çıktığı, ... şeklinde arama yapıldığında 2.sayfanın alt kısmında ... reklamının çıktığı görülmüş olup, dava dilekçesinde ekran görüntüsünde bulunan ve Google Arama Motorunda yapılmış lduğu görülen ... ile arama yapıldığında dosyaya sunulan ekran görüntüsünde bulunan ve reklam verildiği görülen ... alan adı için aynı reklamın 19-20 Ağustos 2023 tarihinde olmadığı görülmüştür.
Bu daha önceki tarihlerde reklam verilmediği anlamına gelmemektedir. Google Adwords (Google Ads) reklamlarında Reklamların hangi saatlerde veya haftanın hangi günlerinde gösterilmesini istendiği belirtilebildiği ve bölgesel reklam verilebildiği için daha önceki tarihlerde ... air fryer şeklinde ... alan adı için reklam verilmiş olabilir.
Dava konusu anahtar kelimesi ile ... alan adı için reklam verilip verilmediği, verildiyse hangi eşleme türüyle reklam verildiği, ya google firmasından talep edilerek ya da karşı taraf ilgili gmail hesabından Google Adwords (Google Ads) sistemi kontrol edilerek sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceği, Davacı yanın “...” ve davalı yanın “...” markasal kullanımlarının ayırt edici ve asli unsurlarının “...” ve “...” unsurları olduğu, İlgili kullanımlarda “...” unsurunun ayırt edicilik teşkil etmeyen bir tali unsur olduğu,
Markasal kullanımların asli unsurları “...” ve “...” unsurlarının nihai tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzerlik yaratmadığı ve bu yönüyle iltibas riski oluşturmadığı gerekçesiyle davalı yanın kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin değerlendirilebileceğini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık; Dava konusu uyuşmazlığın; 6769 sayılı smk ya göre davacı adına tescilli markaya tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi zararların tazmini ve tecavüzün tespiti tecavüzün durdurulması meni ref-i davalının "..." ibareli ürünlerin online platformlar dahil olmak üzere tüm satışların durdurulması ürünlere el konulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dosya kapsamına alınan 23.10.2023 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu ile davalı yanca sunulan ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ... tarafından hazırlanan 03.10.2023 tarihli Uzman Mütalaası ayrı ayrı incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu ve sunulan uzman raporları ile marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı, tecavüz olmaması sebebiyle haksız rekabetin de vuku bulmadığı, maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde olmadığı tespit edilmiş olup, alınan bilirkişi raporu ve sunulu uzman raporu uyumlu olup, her iki raporda denetime elverişli bulunmuş, hüküm için esas alınmıştır.
Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; hem ... markası hem de ... markası tanınmış marka olduğu, bu markaların ilgili tüketici kesiminde yoğun reklam ve tanıtımlar nedeniyle yüksek oranda bilinir markalar olmaları dolayısıyla ayırt etme güçleri en yüksek seviyede olduğu, marka Hukuku bakımından davacının ve davalının marka itibarını ve bilinirliğini belirleyen hususlar kök markalar olan ''...'' ve ''...'' ibareleri olup kök markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı, bu hususlar yönünden niza bulunmadığı, uyuşmazlığın... ibaresine ilişkin olduğu,
"..." kelimesi günümüz teknolojisinde sıklıkla profesyonel-uzman kelimesinin kısaltılması olarak ... sınıftaki elektronik ürünlerin nitelendirilmesi için kullanıldığı, nitekim ... ürünlerinin neredeyse tamamında "..., ..., ..., ..., ..., ..." vb kelimelerin tali unsur olarak uzmanlığa, üstünlüğe kaliteye, ürün özelliğine vurgu yapacak şekilde kullanıldığı görüldüğü,
benzer şekilde "..." kelimesi de ürünün kendi ismi olan "..." ibaresi içerisinde kullanıldığı bu durumda "..." ibaresi marka ile bütünleşmiş bir ibare olmayıp, bugün için neredeyse beynelmilel olmuş ve pek çok ürün segmentinde sıcak hava fritözü ürünleri bakımından nitelik tanımlayıcı bir ad gibi dürüst kullanım kapsamında kullanılan bir ibare olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimali ve benzerlik değerlendirmesi yapılırken markaların ayırt edici nitelik sağlayan asli unsurların değerlendirmeye alınması gerektiği diğer yandan ürün üzerinde "..." markasının yer aldığı "..." ibaresine yalnızca açıklamada yer verildiği,
hal böyle iken "..." ibaresinin tüketici için marka değeri bakımından hiçbir ayırt edici vasfı bulunmadığından değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, Karıştırılma ihtimalinin varlığını, her somut olayın özelliğine göre, malın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi, malın cinsi, niteliği, fiyatı vb. unsurları nazara alarak değerlendirmek gerektiği somut olay bakımından ortalama tüketicinin elektronik ev aleti satın alacak düzeyde makul seviyede bilgiye sahip, bu alanda faaliyet göstermekte olan ve tanınmış marka olarak tescilli bulunan "..." ve "..." markalarına hakim olması bekleneceği,
hal böyle iken her iki markanın da ortalama bir tüketici nezdinde bilinirliği yüksek markalar olması sebebiyle, ortalama tüketicinin bahsi geçen ürünler karşısında aklında kalacak unsur, tanınmış markayı ihtiva eden ve ayırt edicilik kazandıran "..." ve "..." ibareleri olacağı ayrıca dava konusu ürünlerin fiyatlarının görece pahalı olması, bu nedenle hızlı tüketim ürünleri olmaması, bir başka deyişle enine boyuna araştırılıp uzun yıllar kullanma maksadıyla satın alınıyor olması nedeniyle de karıştırma ihtimalinin varlığından söz etmek mümkün olmadığı,
"..." ibaresinin kullanımları incelenirken markalar açısından bütünsel bir yaklaşım sergilenmesi ve markaların bir bütün olarak tüketici nezdinde bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiği, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "..." ve "..." markalarında asli unsur, dava konusu ürünler hakkında makul bilgiye sahip olan ortalama tüketici nezdinde tanınırlığı ve bilinirliği ile "..." ve "..." ibareleri olduğu ayrıca ilgili kullanımlar bütünsel olarak incelendiğinde asli unsurların kullanımların bütünsel yapısında ayırt ediciliğe yol açtığı değerlendirilebilir.
Markaların "..." unsurlarının tali unsurları oluşturduğu ve ayırt edici unsurların "..." ve "..." unsurlarının olduğu, markaların asli unsurları arasında iltibas riski bulunmaması sebebiyle ilgili kullanımların Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/3-d kapsamında anahtar kelime reklamcılığında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden bahsetmek mümkün olmadığı, söz konusu markasal kullanımlarda ayırt edici ve asli unsurlar olan "..." ve "..." unsurlarının iltibasa yol açacak benzerlik teşkil etmemesi nedeniyle bahsi geçen kullanımın haksız rekabet teşkil ettiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı yan her ne kadar sunmuş olduğu itiraz dilekçesi çatı markalarına ilişkin içtihatların dikkate alınmadığını beyan etmiş ise de; çatı markalara ilişkin davacı tarafın sunmuş olduğu içtihatların somut olay yönünden benzerliği ve bağlayıcılığının bulunmadığı,
davacı vekili örnek olması adına bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin “...” ve “...” markalarına ilişkin vermiş olduğu 2023 tarihli kararını itiraz dilekçesine dercetmiş olup ilgili kararda" davalının başvurusunun "..." ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "..." asıl unsurundan oluştuğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarih, 2018/4202 E. ve 2019/5804 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarih, 2019/3833 E. ve 2020/2305 K. sayılı ilamlarında işaret edilen hususlar değerlendirildiğinde, davalının markasında,
Sek markasının çatı marka olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, aktif ibaresinin marka başvurusuna ayırt edicilik katmadığı, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, taraf markaları arasında ibareler yönünden de 556 Sayılı KHK'nın 8. maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu hususunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.” ifade edilmiş olup, davacı vekili her ne kadar çatı markanın iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını ifade etmiş ise de;
mahkememizce sadece "..." ve "..." ibareleri üzerinden inceleme yapılmamış olup, ... ibaresi yönünden de ayrıca inceleme yapılmış, ve alınan bilirkişi raporunda ve sunulu uzman raporunda da açıkça tespit edildiği üzere "..." ibaresinin tüketici için marka değeri bakımından hiçbir ayırt edici vasfı bulunmadığı, bu hususun yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı, davacı yanın sunduğu emsal kararda çatı marka yanında yer alan ibarelerin somut olaydaki gibi ayırt edici vasfı olmayan ibareler olmadığı, sunulu emsal kararların somut olay yönünden tatbikinin mümkün olmadığı,
zira markaların "..." unsurlarının tali unsurları oluşturduğu ve söz konusu tali unsurların da ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ayırt edici unsurların "..." ve "..." unsurlarının olduğu anlaşıldığından davacı yanın itirazları yerinde görülmemiş, haklı görülmeyen davanın ve tedbir isteminin reddi yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/121, K. 2024/83, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama