KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/210
- Karar No
- 2024/253
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2021/102 Esas
- Karar no
- 2024/254
- Dava
- Markanın hükümsüzlüğü, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi& maddi ve manevi tazminat
- Dava tarihi
- 30/03/2021
Karar Metni
3.689 kelime·18 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın hükümsüzlüğü, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi&maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... merkezli, içecek başta olmak üzere çeşitli gıda ürünleri üreten, ihraç ve ithal eden, sektörün bölgede önde gelen firmalarından olduğunu, müvekkilinin ürettiği ve dünya çapında ihraç ettiği ... markasını içeren ... cinsi çayları ve diğer ürünleri nedeniyle faaliyet gösterdiği bölgelerde haklı bir tanınmışlık elde ettiğini,
müvekkilinin ... cinsi çaylarda kullanmış olduğu ... ibareli markasının... başvuru tarihinde ... tescil numarası ile ... şekil ibareli markasının ... başvuru tarihinde ... tescil numarası ile ... sınıflarda yer alan emtialar için TPMK nezdinde tescilli ve kayıtlı olduğunu, davalı tarafın ... cinsi çaylarda kullanmış olduğu, kharita alzahbiya ibareli markasının 08.12.2017 başvuru tarihinde ... tescil numarası ile, kharita alzahbiya yerba ... ibareli markasının 10.07.2018 başvuru tarihinde ... tescil numarası ile 30.sınıfta yer alan emtialar için tescil ettirdiğini, ...
2.FSHHM ...
D.İş sayılı dosyası nda alınan bilirkişi raporunda ‘’markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı olduğu, markaların okunuş ve işitsel açıdan benzer olduğu, ürünlere ait ambalajlar üzerindeki marka ve ürün içeriklerinin birbiri ile benzer olduğu’’ tespitlerinin yapıldığını, dilekçelerinde açıkladıkları üzere, davalı adına ..., ...nolu markaların hükümsüzlüğü, davacı markası aleyhine davalılarca yaratılan marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, TTK 56/1-e-2 kapsamında davalının elde ettiği kar'ın tespiti, makul payın eklenmesi,
şimdilik 1000 TL maddi 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ve ihtiyadi tedbire hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
... olan ‘’...’’ ve başvuru no’su ...olan “...’’ markasının gerçek hak sahibinin davalı olduğunu, iki markanın benzer olarak kabul edilebilmesi için birçok unsurun bir arada değerlendirilmesi gerektiğini, Arapçanın, Türkçe veya Latince gibi bir dil olmadığını, sadece kelime ve harfler ile kombine edilmiş isimlerin benzer görülmüş olsa dahi harekeler ve kelime üstüne gelen şekiller ile isim ve anlam değişikliği olduğunu, dolayısı ile mevcut davada telaffuzu benzese dahi ne anlamı ne de manasının benzemediğini, bunun yanında zaten ilgili telaffuzun birçok çekimi ve değişiminin mevcut olduğunu,
bunları okurken dahi gırtlaktan mı dilden mi okunduğunun dahi önemli olduğunu, davacının iddiasının aksine markaların Arapça dilinde bile benzemediğini, itiraz sahibinin itirazına temel olan “...’’ ibaresinin Arapça' da “çizim’’ anlamına geldiğini, müvekkilinin markasındaki “...’’ ibaresinin ise Arapçadaki karşılığının “çizilmiş’’ anlamında olduğunu, Arap coğrafyasında jenerikleşmiş genel bir kullanımı bulunduğunu, “...’’ ibaresinin “...’’ anlamına geldiğini, davacı tarafın ise ‘...’’ markasının “...’’ anlamına geldiğini, davacının, müvekkilinin markalarına yayında iken itirazda bulunmadığını,
davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; ..., ... nolu markanın hükümsüzlüğü, davacı markası aleyhine davalılarca yaratılan marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, TTK 56/1-e-2 kapsamında davalının elde ettiği kar'ın tespiti , makul payın eklenmesi, şimdilik 1000 TL maddi 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ve tedbir kapmasında açılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı markalarının tescil tarihi öncelik taşıyan davacı markalarıyla TK m. 54, TK m. 55/1/a/4 anlamında karıştırmaya yol açacağını, SMK m. 25/1 uyarınca davalılar markalarının hükümsüzlüğü şartlarının gerçekleştiğini, maddi ve manevi tazminat tutarlarının belirlenmesinin mahkemenin taktirinde bulunduğunu tespit etmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ..., ... tarafından düzenlenen 13.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
SMK m.29/1,a ve m. 7 hükmü uyarınca davacıya ait ... ibareli markaya karşı davalı eyleminin tecavüz ve haksız rekabet Hükümlerini oluşturduğunu, SMK m.25/1, m.6/1 uyarınca davalıya ait ...tescil numaralı ...markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu,ancak davalıya ait ...tescil numaralı ... markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, davalıya ait olan tutulması zorunlu yasal defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği dolayısı ile TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davalının satış kayıtlarında hangi üründen ne kadar sattığına dair ayrıntı bulunmadığından,
dava konusu markaya ait satış tutarının toplam satışlar içerisindeki payı tespit edilemediği, bilirkişi raporu ile tespiti yapılan ürün adetlerinden yola çıkılarak yapılan hesaplamaya göre davalının dava konusu ürün satışından en az 12.960,00-TL kar elde edebileceği, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Hükümsüzlük Talebi yönünden 1 ve 2. Raporlar arasında çelişki olduğundan 3.kez heyet oluşturulması gerekmiştir.
Bilirkişiler..., ..., ..., ... tarafından düzenlenen 17.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalılara ait ...tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” markalarının tescilli olduğu sınıflar yönünden, davacıya ait ... tescil numaralı “...” ile ... tescil numaralı “...” markalarına benzer olduğu, davacı ... davalıların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davacı ... davalının her ikisinin de markalarını “...” ürünlerinde kullandığı,
bu nedenle davalılara ait ... tescil numaralı “kharita alzahbiya” ve ... tescil numaralı “...” markalarının davacıya ait ... tescil numaralı “...” ile ... tescil numaralı “...” markalarıyla karıştırılma ihtimalinin olduğu, Davalılara ait ... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” markaları için SMK m. 25/1 ve m. 6/1 uyarınca tescilli olduğu sınıflar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalıların markalarını tescil edildiği gibi değil davacı markalarına benzerlik oluşturacak şekilde ticari alanda, markasal şekilde kullanmaları nedeniyle SMK m. 29/1-a uyarınca marka hakkına tecavüz eyleminin gerçekleştiği,
aynı zamanda TTK m. 55/1-a-4 uyarınca haksız rekabetin meydana geldiği, davalıların davacı markasındaki ibareler yönünden gerçek hak sahibi olduğu tespitinin yapılamadığı, davanın açılış tarihi göz önüne alındığında davalıların markalarının tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçmediği için sessiz kalma yoluyla hak kaybından bahsedilemeyeceği, yerinde incelemede alış, satış faturaları ve defter kayıtları incelenmiş ,satış faturalarında inceleme döneminde ... açıklamalı bir satış faturası ve yevmiye kaydına rastlanılmamış ancak 2019 ve 2020 yıllarında birer adet ... alış faturasına rastlanılmış, bu alımlar ve ...
2. FSHHM...D. İş dosyası tespit tutanağında tespit edilen paketler üzerinden dava konusu ürün satışları ile yapılan hesaplamalarla ilgili en az 97.387,87 TL (4.711,39 TL +22.714,08 TL +69.962,40 TL) kar elde edebileceği..." şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ..., ... tarafından düzenlenen 18.04.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapordan farklı bir sonuca ulaşmalarının mümkün olmadığını, Kök Rapor sürecinde, mal alış faturaları ve Değişik İş Dosyasında ki tespitler esas alınarak yapılan hesaplamalar üzerine farklı bir hesaplama yapılamadığını, Kök rapor sürecinde 2019-2020-2021 yılları için toplamda 97.387,87 TL (4.711,39 TL +22.714,08 TL +69.962,40 TL) kar elde edebileceğinin hesaplandığını bildirmişlerdir.
... 2.FSHHM’ nin ... D.İş E-K sayılı 08.07.2020 tarihli değişik iş dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalıların ..., ..., ... olduğu, dava konusunun tespite yönelik olduğu, alınan kök raporda “Tespite konu işyerinin, ...
ŞTİ. olduğu, tespite konu yeşil ambalajlı 180 adet, beyaz ambalajlı 140 adet ürüne rastlandığı, ürünlerin nereden temin edildiği, satış fiyatı ve faturaların ibrazı istenmesine karşın, karşı tarafça herhangi bir bilgi veya evrak verilmediği, tespit talep edene ait markada asli ve baskın unsuru oluşturan ... ibaresi ile aleyhine tespit talep edilene ait markada asli ve baskın unsuru oluşturan ... ibresinin okunuş ve işitsel olarak benzer olduğu,
tespit talep eden ve aleyhine tespit istenen ürünlerine ait ambalajlar üzerindeki marka, ürün içeriklerine ilişkin bilgiler ve figüratif unsurların konumlandırmaları, kısaca ticari sunumlarının birbirine benzer olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti yönündeki taleplerinin mahkemece esas üzerinden değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişiler..., ..., ...,... tarafından düzenlenen kök ve ek raporda hükümsüzlük talebi yönünden çelişki giderildiğinden, HMK 266 madde kapsamında bu bilirkişilerce düzenlenen kök ve ek raporlar dosyadaki deliller ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme dayanak olarak alınmıştır. Toplanan deliller, bilirkişiler ..., ..., ..., ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar, ... 2.FSHHM’ nin ... D.İş E-K sayılı 08.07.2020 tarihli değişik iş dosyası , marka tescil belgesi, davacı ... davalı ürünlerine ilişkin ticari takdime ilişkin renkli görseller, mali kayıtlar, ticari sicil kayıtları bir bütün olarak incelendiğinde;
Davacının markalarında ve tespitte bulunan ürünlerin ambalajlarında kullandığı Kharta kelimesinin Arapça dilinde anlamsız bir kelime olduğu, heyette yer alan Arapça bilirkişi ve sektör bilirkişiler aracılığıyla yapılan inceleme de davalıların kullandıkları ... kelimesinin ise Arapça dilinde Harita anlamına geldiği , davalıların markalarında ve ambalajlarında Arapça harfleriyle kullandıkları yazı ve davacının kullandığı Kharta kelimesinin Arapça olarak aynı fonetiğe sahip olduğu,
... kelimesinin Arapça harfleriyle yazılı olması gereken arapça yazının raporda belirtildiği şekilde olması gerekirken davalılar markalarında ve ürün ambalajlarda bu yazılışı kullanmadığı, ... ve ... kelimelerinin Türkçe ve Latincede yazılışı ve okunuşunun birbirinden farklı olduğu,bilirkişilerin raporlarında her iki tarafın kullanıma esas olan görselleri de sundukları ve Ürünlerin üzerinde Arapça harfleriyle marka yazılışının ilk kelimesi değerlendirilirse,
davalıların marka ve ürün ambalajı üzerinde ... kelimesinin Arapça harflerle yazılışı yerine davacının markası olan ... kelimesinin Arapça harflerle yazılışını kullandıkları ,yani davalılar Arap alfabesiyle yazdığı ... kelimesini Latin alfabesiyle aynı şekilde yazmamış, Arapçasında davacının kullanımını kullanarak davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemini gerçekleştirmişlerdir.
Görsel olarak markalar bir bütün olarak incelendiğinde; davalıların ... tescil numaralı markasının görsel unsuruna bakıldığında markanın genel olarak “ambalaj paketi” şeklinde olduğu , Altta yeşil ve kırmızı şekilde bitki yaprakları, yeşil arka plan ve çayın hazırlandığı bardak şekli bulunduğu, Ortada ve sağ tarafta iki tane yukarı yükselir şekilde bitki yaprakları, sadece sağ tarafta ise kahverengi yonca şeklinde dörtlü halka bulunduğu, davacının ... ve ... tescil numaralı markalarıyla davalıların işbu markası görsel yönden incelendiğinde tüm markalarda yeşil ve kırmızı çay yapraklarının altta olacak şekilde yer aldığı,
ortada ve sağ tarafta iki tane yukarı yükselir şekilde yeşil çay yapraklarının tüm markalarda olduğu, bununla birlikte davacının markalarındaki kırmızı yonca şeklinde dörtlü halkanın davalıların işbu markasında kahverengi olarak köşeli şekilde yer aldığı görülmektedir.
Davacının ...ve ... tescil numaralı markalarıyla davalıların markası kelimelerin benzerliği yönünden incelendiğinde Davalıların markasındaki “...” ibaresi “...” anlamına geldiğinden ve markanın tescilli olduğu emtiayı belirten, cins bildiren bir ibare olduğu için markada ayırt ediciliği yoktur, davalıların markasının kelime kısmının esas unsuru Latin alfabesiyle “...”, Arap alfabesiyle ise “... kelimesidir.
Davalıların markası Arap alfabesiyle yazılışında doğrudan davacının ... markasını içermekte, buna ek olarak “...” anlamına gelen ... ibaresine de yer vermektedir. Bu anlamda davacının anlamsız ve bu nedenle ayırt ediciliği yüksek ... kelimesine ek olarak getirilen ... ibaresinin benzerliği ortadan kaldırmadığı, aksine davacı markasının altın serisi şeklinde bir anlam kattığı bilirkişi heyetinde belirlenmiştir. Bu anlamda kelime olarak markalar arasında benzerlik bulunduğu hususu da tespit edilmiştir.
Davalıların markasındaki Latin alfabesiyle yazılan “...” ibaresiyle davacının “...” ibaresi karşılaştırıldığında ise her ne kadar davalıların markası bu kez “...”anlamına gelse de kelimeler Türkçe olmadığı için salt Türkçe anlamına göre değerlendirilmeyecektir. Nitekim ... kelimesi ile ... kelimesi anlamsal olarak hiçbir şekilde benzemese de aralarında tek harf fark bulunmaktadır. İki işaret de neredeyse aynı şekilde yazılmakta, kelimeler görünüş olarak da okunuş olarak da birbirine çok benzemektedir. Nitekim markada davacının markasındaki Kharta ibaresinin özellikle anlam ifade etmeyen bir kelime olduğu da düşünüldüğünde ... ibaresiyle benzer oldukları anlaşılmıştır.
Davalılara ait ... tescil numaralı ... markasına bakıldığında ise; hem Arap hem de Latin alfabesiyle marka ve şekil unsurlu bir marka seçildiği ,davalılar .. alfabesiyle... yazmasına rağmen Arapça yazılışta davacıya ait ... markasını birebir içerecek şekilde ... ibaresini kullandığı, markada şekil unsuru olarak ayrıca ...'nın bayrağı şekil olarak kullanıldığı, davacının markaları benzerlik yönünden değerlendirildiğinde kelime olarak önceki markada bilirkişilerce yapılan tespitlerin aynı şekilde geçerli olduğu, hem Latin hem de Arap alfabesiyle yazılışta davalılara ait markanın davacıya ait markalara benzediğinin tespit edildiği,
ambalaj görselinde davalıların kullandığı olimpiyat bayrağı ile davacıların markalarındaki ... arasında ilişki kurulamadığı ancak, marka hukukunda egemen olan incelemede bütünsel olarak inceleme yapılmasının gerektiği, davalıların kullandığı marka karma nitelikte bir marka olsa da kelime unsurlarının daha öne çıktığı, kelime unsurunun ise Arapça yazılış olarak birebir davacıya ait ... markasını içerdiği, Latin alfabesiyle yazımda davacının ... markasına benzer Kharita ibaresinin kullanıldığı, bu nedenle bütüncül olarak davalıların ... tescil numaralı ... markasının davacı markalarıyla benzer olduğu,
her iki markayı gören tüketicinin davacının seri markasının bulunduğu düşüncesine kapılmasının kaçınılmaz olduğu, öte yandan şekil unsurlarının her zaman hatırda kalmadığı, tüketicinin daha çok yazı unsuru olan markaları bildiği ve hatırladığı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin bulunduğu ,toplanan delillere göre; bütünsel olarak yapılan incelemede her ne kadar davalıların kullandığı marka karma nitelikte bir marka olsa da kelime unsurlarının daha öne çıktığı, kelime unsurunun ise Arapça yazılış olarak birebir davacıya ait ... markasını içerdiği, Latin alfabesiyle yazımda davacının Kharta markasına benzer ... ibaresinin kullanıldığı,
bu nedenle bütüncül olarak davalıların ... tescil numaralı ... markasının davacı markalarıyla benzer olduğu bu nedenle her iki marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Sunulu deliller incelendiğinde; davalıların gerçek hak sahipliğini ispatlar şekilde önceye dayalı kullanımına ilişkin bir fatura, belge, satış fişi ya da başkaca belge sunmadığı ,markaların tescil tarihleri incelendiğinde davacıya ait ... tescil numaralı ... ibareli markanın 14.05.2015, ... tescil numaralı ... ibareli markanın 31.07.2017 başvuru tarihli oldukları, Davalılara ait her iki markanın da başvuru tarihinin davacının marka başvurularından sonraya( 08.12.2017 ve 10.07.2018 tarihlerine) ait olduğu,
dolayısıyla davacının marka üzerinde gerçek hak sahibi olarak huzurdaki davada gerçek hak sahipliği ve karıştırma sebebine dayalı olarak hükümsüzlük talep etme hakkı olduğu, davalıların markalarının tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçmediği için sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı ve davalıların tescilli olduğu emtia sınıfına göre karıştırma ihtimalinin varlığı gözetilerek davacının açtığı hükümsüzlük davasının kabülü gerektiği anlaşılmıştır.
TECAVÜZ İDDİASININ VE TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ
... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında davalılara ait işyerine gidildiği ve davalıların marka ve ambalaj kullanımlarının fotoğraflandığı görülmektedir. İlgili deliller incelendiğinde öncelikle davalıların ... tescil numaralı markasını kullanmadığı ,davalıların ...tescil numaralı markasını ise tescil edildiği şekilden daha farklı şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır.
İlgili kullanımda davalılar markalarındaki gibi kahverengi arka plan üzerine siyah renklerle Arapça ve Latin alfabesiyle yazı yazmak yerine davacının markasındaki gibi arka plan olmadan, davacının markasındaki gibi kenarları beyaz gölgelendirilmiş harflerle, davacının markasıyla aynı fontta, aynı düzende yazım şekline gitmiştir. Yine bazı ürünlerinde yeşil arka plan yerine davacının markasıyla aynı şekilde beyaz arka plan kullanıldığı, kendi markasından farklı bir kullanım seçtiği, İşyerinde yapılan tespitte davalıların ilgili markaları taşıyan ürünlerden 320 adedinin satışa hazır halde bulundurduğu, fatura ve benzeri belge sunamadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda da görseller üzerinde karşılaştırmalı olarak açıklandığı üzere markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalıların markalarını tescil edildiği gibi değil de davacı markalarına daha çok benzerlik oluşturacak şekilde ticari alanda, markasal şekilde kullandığı eylemin SMK 29/1-a maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz eylemini oluşturduğu, olduğu, davalı eyleminin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-4 kapsamında “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” fiillerine aykırılık teşkil ettiği ve eylemin haksız rekabete de neden olduğu anlaşılmıştır.
Davacı yan davalının elde ettiği kar kapsamında tazminat talep etmiş olup, davalının mali kayıtları ve ele geçen ürün miktarı mali bilirkişi tarafından incelenmiştir.
Buna göre, ... 2. FSHHM ... D. İş Dosyası Tespit tutanağındaki ürün adetleri hesaplamaya esas alınmıştır.
... tarihli ... nolu fatura ile ...Şti. nden 25 KG ...alımı ile ilgili olarak, ... çayından 100 adet 250 gram ... paketi olacağı ,bir kolide 80 paket ürün olacağı varsayımı ile 160 paket X (121+125/2) 123 TL = 19.680,00 TL; 19.680,00 TL X % 23,94(2019 YILI KAR MARJI)= 4.711,39 TL kar elde edileceği hesaplanmıştır.
16.07.2020 tarihinde ise ... 2. ESHHM ... D. Iş Dosyasına hazırlanan Tespit tutanağında inceleme günü işyeri adresinde yeşil ambalajlı 180 adet, beyaz ambalajlı 140 adet ürüne rastlandığı Yeşil ambalajlı ürünlerden 180 adet ürün tespit edildiği, ancak 1 kolide 80 paket ürün olduğu, bilgisinden hareketle davalının yeşil ambalajlı ürünlerin satışından 240 x 125 TL =30.000,00 TL satış geliri bu gelirden den ise; 30.000.00 TL X % 47.40 = 14.220.00 TL kar elde edebileceğinin hesaplandığı görülmüştür.
Yapılan tespitte yine Beyaz ambalajlı ürünlerden 140 adet ürün tespit edildiği ancak kolide 80 paket ürün olduğu , en az beyaz ambaljlı üründen 160 adet satılacağı bilgisinden hareketle;
Bu ürünlerin satışından 160 x 112 TL = 17.920,00 TL satış geliri bu gelirden den 17.920,00 TL X % 47,40(2020 YILI KAR MARJI) = 8.494,08 TL kar elde edebileceğini;
Toplamda beyaz ve yeşil ambalajlı ürünlerden : 14.220,00 TL+ 8.494,08 TL = 22.714,08 TL kar elde edebileceğinin hesaplandığını bildirmişlerdir.
13.08.2020 Tarih ... nolu E Arşiv Fatura ile ...ve alınan 300 KG ... alımı ile ilgili olarak;
300 KG=300.000 GRAM (250 şer GRAM paketlere bölününce 1.200 Adet paket olacağı bu ürünlerin Paket fiyatının da beyaz ve yeşil paketlerin ortalaması olabileceği dikkate alınarak 1200 paket X (121+125/2) 123 TL = 147.600,00 TL olacağı; bu bedele 2020 yılı kar marjı %47.40 olarak uygulandığında ise;
147.600,00 TL X % 47,40(2020 YILI KAR MARJI)= 69.962,40 TL kar elde edebileceğinin hesaplandığı anlaşılmıştır.
Davalıların gerçek kişi olması nedeniyle davacıdan her bir davalıdan ne kadar maddi ve manevi tazminat talep ettiğini açıklaması için beyan sunması talep edilmiş davacı vekili 13.2.2024 tarihli beyan dilekçesinde ;
-Davalı ...’tan 400 TL maddi 20.000 TL manevi
-Davalı ...’tan 300 TL maddi 15.000 TL manevi
-Davalı ...’tan 300 TL maddi 15.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını beyan etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29.maddesinde hangi fiillerin marka hakkına tecavüz oluşturacağı sayılmış olup, bunlar;
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Somut olay bu açıklamalar ışığında ele alındığında; davalıların kullanımının, davacı adına tescilli marka ile benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı hizmetle, hizmeti kapsayan bir şekilde kullanıldığı, bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, belirtilen hususun markaya tecavüz halleri içerisinde sayıldığı, bu eylemin gerek tarafların iddia ve savunmaları, gerek tespit dosyası içeriği ve gerekse alınan tüm bilirkişi raporları sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, Arapçada kullanılan ibarelerin zayıf marka olduğunu ispat edememiştir.
Davacı haksız rekabete davalı olarak karşı yanın elde ettiği geliri talep etmiştir. Mütecavizin malvarlığında davacının markalarının haksız kullanımı sonucunda elde ettiği kazancın tespit edilmesi gereklidir.
Bilirkişi raporunda net kazanca göre hesaplama yapmış, Toplamda beyaz ve yeşil ambalajlı ürünlerden yıllara göre ve ele geçen ürün miktarına göre ve davalının kar marjına göre bir inceleme yaparak denetime uygun şekilde kar marjını belirlemiştir.
Belirlenen bedel ticari kayıtlar incelenerek oluşturulduğundan ve ele geçen ürün miktarı ve ürünün çok tüketilen bir gıda ürüne yönelik olması , ihlalin süresi, niteliği, boyutu ve yapılış şekli dikkate alındığında bilirkişilerce belirlenen 69.962.40-TL maddi tazminat hakkaniyete uygun, makul bir miktar olarak belirlenmiştir. Ancak davacı davasını ıslah etmediğinden toplanan delillere ve son rapor dikkate alınarak.
İhlal nedeniyle davacının talep edebileceği maddi tazminat 69.962.40 - TL olarak tespit edilmekle birlikte talep ile bağlı kalınarak 1000 TL maddi tazminatın(davacının 13.2.2024 tarihli beyan dilekçesi nazara alınarak 400-TL nın ...’dan, 300-TL nın ...’dan, 300 TL nın ...’den tahsiline) davalılara isabet eden kısımlarına dava tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesi suretiyle davalılardan tahsili ile davacı yana verilmesine,
makul pay eklenmesi isteminin reddine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi , paranın satın alma gücü karşısında her bir davalıdan ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplamda 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faiz ile davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalıların davacı markaları ile marka ihlali yaratan ve haksız rekabete neden olan kullanımların tedbiren önlenmesine ve HMK 389 vd maddelerine göre; ihlal yaratan tüm basılı tanıtım materyali, reklam vasıtaları, dergi gibi tanıtım amaçlı materyale tedbirin el konulmasına, ticari evrakların ve 3.kişiler ile yapılan faturaların ticari hayatta güven ilkesi gereği el koyma işlemi dışında tutulmasına, Üretimde kullanılan vasıtaların salt bu ürün için davalının ticari faaliyette bulunduğu hususunda bir delil bulunmadığından el koyma işlemi dışında tutulmasına,
6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince iş bu tedbirin İstanbul İcra Dairesini aracılığıyla infazına, hükmün infazında bilirkişi raporlarının dikkate alınmasına, Davacı yanca 5.4.2021 tarihli tensip zaptı uyarınca yatırılan teminatın karar kesiştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,hükmün ilanında davacının hukuki yararı olduğundan ve tecavüz eylemi sabit görüldüğünden karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, Davalıların adına tescilli ... tescil nolu ve... tescil nolu markaların karıştırma ihtimali gözetilerek hükümsüzlüğüne,
karar kesinleştiğinde kararın Türk Patent ve Marka Kurumana gönderilmesine, Davalıların eyleminin davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/210, K. 2024/253, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama