KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/211 Esas
- Karar no
- 2024/725
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2023
Karar Metni
1.328 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ... ile davalı ... arasında ... nolu kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlu adına düzenlenen Ekim Kasım Aralık 2021 ve Ocak 2022 tarihli faturaların ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamda 29.752,82-TL olan borca ilişkin merkezi takip sistemi üzerinden yasal takip yoluna başvurulduğunu, ... tarafından başlatılan yasal takibi muhtevasında barındıran Merkezi Takip Sistemi ...
MTS numaralı merkezi takip sisteminden açılan takibe borçlunun 16/03/2022 tarihinde itirazda bulunulduğu görüldüğünü, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durdurulduğunu, haklı davalarının kabulüne, merkezi takip sistemi ...
MTS numaralı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin devamına davalı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu icra takibine dayanak olan Ekim 2021 dönem faturasını 09/11/2021 tarihinde gecikme bedeli dahil 8.813,30-TL olarak ödediklerini, bu ödemeye ilişkin dekontu cevap dilekçesi ekinde sunduklarını, davacı şirketin müvekkili şirketten devamlı ödeme talep ettiğini, hizmetten yararlanmayan şirketin de sözleşmeyi iptal etmek istediğini, bu talebine karşı cayma bedeli adı altında yüksek meblağda ödeme talep edildiğini, önceki fatura dönemlerinde fazla tahsil ettiğini ikrar eden davacı şirketin iade edeceğini belirttiği meblağları ise hiçbir zaman iade etmediğini,
ödeme yapılan dönem borcunu da dayanak göstererek sebebini açıklamadan başka fatura borçlarını da ileri sürerek müvekkili şirkete karşı haksız ve mesnetsiz işbu itirazın iptali davasını ikame edildiğini, tüm bu veriler ışığında dosyaya yapılmış olan itirazın haklı bir itiraz olduğunu, gerek dosyaya dayanak teşkil eden icra takibi gerekse huzurdaki itirazın iptalinin ise haksız ve mesnetsiz olduğunu, haksız ve hukuken mesnetsiz olarak ikame edilmiş davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
...'nden ... vergi numaralı abonelik sözleşmesi dosyası ve fatura suretleri,
Gelir Dairesi Başkanlığı'ndan 2021-2022 yıllarına ait BA/BS formaları,
... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nden ... MTS dosyasının tüm UYAP kayıtları,
Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 16/11/2023 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ayrı ayrı dosya arasında alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, Merkezi Takip Sistemi'nin ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 03/03/2022 tarihinde, 26.943,10-TL asıl alacak, 13,20-TL masraf ve 2.796,52-TL işlemiş faiz toplamı olan 29.752,82-TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, takip dayanağının ... numaralı abonelik sözleşmesinden kaynaklanan faturalar olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 09/03/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 16/03/2022 tarihli itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği,
itirazın MTS dosyasına yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yani 21/03/2023 günü sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılacağı (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelik m.11/4), davacı tarafından 13/02/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, sürenin burada durduğu, arabuluculuk sürecinin sonlandığı 10/03/2023 tarihinden sonra kalan hak düşürücü süre içinde 23/03/2023 tarihinde davanın açıldığı, hal böyle olunca eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davalı ... adına düzenlenmiş 29/04/2021 ve 28/05/2021 tarihli ... A.Ş. Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmelerinin bulunduğu, ...
Bilgi Formuna göre, davalı şirket adına açılan hat bilgilerinin bulunduğu, dava konusu olan 08/11/2021, 08/12/2021, 07/01/2022, 07/02/2022 son ödeme tarihli faturaların davalı adına düzenlendiği, 08/11/2021 son ödeme tarihli 8.321,30-TL bedelli fatura içeriğinde, tarife ücreti haricinde 1.471,99-TL hat açma kapama bedeli olduğu, 08/12/2021 son ödeme tarihli 8.506,80-TL bedelli fatura içeriğinde, tarife ücreti haricinde 1.597,45-TL hat açma kapama bedeli olduğu,
sunulan faturalar ve dekontlar incelendiğinde, davalı tarafından 09/11/2021 tarihinde ödemesi yapılan ... numaralı ... adına düzenlenmiş faturanın 08/10/2021 son ödeme tarihli fatura olduğu, ancak uyuşmazlık konusu olan faturaların bu tarihten sonraya ait olduğu anlaşılmıştır.
Tanzim edilen bilirkişi raporları ile, dava konusu 08/11/2021, 08/12/2021, 07/01/2022, 07/02/2022 son ödeme tarihli faturaların davalı şirket adına düzenlendiği, yapılan incelemelerde faturalarda hata tespit edilmediği, 09/11/2021 tarihinde ödemesi yapılan ... numaralı davalı adına düzenlenmiş faturanın 08/10/2021 son ödeme tarihli fatura olduğu, icra takibine dayanak olan faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği, dava konusu icra takibinde ve faturaların tanziminde herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmaları, ödeme belgeleri, tanzim edilen fatura içerikleri, bilirkişi raporları dikkate alındığında, davacı tarafından 08/11/2021, 08/12/2021, 07/01/2022, 07/02/2022 son ödeme tarihli faturalardan kaynaklanan alacağa istinaden davalı aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, bu durumda takibin asıl alacak ve Mahkememizce re'sen yapılan hesaplama doğrultusunda taleple bağlı kalınarak ferileri yönünden de devamının gerektiği, alacağın faturalardan kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas,... Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/211, K. 2024/725, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama