KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/212
- Karar no
- 2024/252
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/10/2023
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacının bir dönem iş ortağı olduğunu, “...” markasını kullandıklarını, ancak, bu markanın müvekkili ...'ın eski iş ortağı ...'ın gizli ortağı olduğu şirket adına tescilli olduğunu, bunu da 27.05.2022 tarihli ihtarname ile öğrendiğini, kötü niyetli bu tescille ilgili SMK m.25 uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, markanın müvekkili tarafından kullanıldığını ancak davalı tarafından kullanılmadığını bu nedenle SMK m.9 ve m.26 uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, mümkün olmaması halinde markanın iptaline karar verilmesini terditli olarak talep ettiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, gıda sektöründe ciddi yatırımları olan, tanınmış işletme konumunda olan, turizm işletme belgesine sahip olan, .. “...”, ... “...” ve ... nolu “...” markaları olan bir şirket olduğunu, davacının berber, müvekkilinin ise gıda firması olduğunu, davacının markayı kötü ve izinsiz kullandığını, bu nedenle 27/05/2022 tarihinde Noterden davacıya ihtarname gönderilerek markanın izinsiz kullanımına son verilmesinin talep edildiğini, davacının açtığı markanın hükümsüzlük ve iptal davasının koşullarının bulunmadığını,
beş yıl içinde kullanmama kullanmama nedeni ile iptal davasının marka tescil başvurusundan değil tescil belgesinin düzenlenip başvurucuya verildiği tarihten itibaren işlediğini, buna ilişkin çok sayıda Yargıtay kararı olduğunu, iş fikrinin ve markanın sahibinin müvekkili olduğunu, davacının da kabul ettiğini beyan ederek, maddi ve manevi tazminat davası açma hakkının saklı tutularak davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba cevap: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla müvekkilinin bahse konu işletmeyi ... isimli şahısla ortak olarak kurduğunu ve devamında ortaklıktan ayrılarak işletmedeki hissesini tüm haklarıyla müvekkiline devrettiğini, davalının bahse konu işletmenin kuruluşu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davalının, her ne kadar bahse konu lokasyonda faaliyette bulunmak için müvekkili ile görüştüğünü ve anlaştığını beyan etmişse de müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ile arasında bir telefon görüşmesi bile olmadığını,
müvekkilinin berber olarak çalışırken sektör değişikliği ile farklı bir sektörde faaliyet gösterebileceğini, tarafınca da hükümsüzlük ve iptal taleplerinin terditli olarak ileri sürüldüğünü, bunun çelişki anlamına gelmediğini beyan ederek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... başvuru ve tescil numaralı "..." isimli markanın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne, mümkün olmaması halinde, terditli olarak,
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 9. ve 26. Maddesi uyarınca markanın tescil edildiği tarihten, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise iptal koşullarının gerçekleştiği tarihten itibaren iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davacı tarafın bu işletme için nasıl bir harcama yaptığını, ne yapmış diye hiçbir bulgu sunamazken, müvekkilinin marka sahibi olarak yaptıklarının ortada olduğunu, daha da ötesi müvekkiline ait olan izmir işi adlı instagram hesabının yönetiminin de müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, hatta işletmede yer alan tüm görseller ve çizimlerin de leolunatic tarafından yapıldığını, ayrıca müvekkili şirket bünyesinde olup ve bu işletmede çalışan bazı personel isimlerini sunduklarını, davacının,
lisans sözleşmesi kurmaktan kaçındığı için hakkında ceza davası açıldığını, haksız ve hukuka aykırı dava ile, büyük yatırımları olan müvekkili mağdur etmekten başka bir durum ortaya çıkarmadığını, marka hukukuna hakim olan tescil ilkesi, teklik ilkesi ve gerçek hak sahipliği ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde müvekkiline karşı açılmış davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
Tanıklar: Davacı tanıkları duruşma sırasında dinlenmiş dinlenmeyen tanıklar yönünden tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmiştir.
... Kaymakamlığı İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü Yazısı: Mahkememizce istenen işletme kayıt belgeleri sunulmuş olup, dosya arasına alınmıştır.
TPMK kayıtları: ... tescil numaralı markanın marka tescil kayıtları celp edilmiş, dosya arasına alınmıştır.
... Belediye Başkanlığı Ruhsat Ve Denetim Müdürlüğü Yazısı: "İşletmenin, ... tabela ünvanıyla ...LTD.ŞTİ adına düzenlenmiş olan ...tarih ve ... sayılı İçkisiz Kafe ruhsatıyla faaliyet gösterdiği ve ... tarih ve ... sayılı Turizm İşletme Belgesi'nin olduğu" tespit edilmiştir" şekilde cevabi yazısını sunmuş, dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporu: 10/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda. "Marka hükümsüzlüğüne ilişkin değerlendirmeler: Her ne kadar, Davacı taraf, dava dilekçesinde “ tanıklarımızla da ispatlayacağımız üzere” demiş ise de, Davalı şirketin marka başvurusundan (08.08.2018) önce Davacının markayı tek başına oluşturduğuna dair tanık anlatımlarında bir bilgi mevcut değildir; aksine her iki Davacı tanığı da bu konuda bilgi sahibi olmadıklarını beyan etmişlerdir.
SMK m.25/6' ya göre, Davalı şirketin marka tescil başvurusunu kötü niyetli olarak yatığına ilişkin dosyadaki belgelerden, TPMK web sayfasında yer alan bilgilerden herhangi bir sonuç çıkmamaktadır. Marka tescilinde mutlak red nedenleri (SMK m.5) ve nispi red nedenleri( SMK m.6) bakımından da markanın hükümsüzlüğü sonucunu doğuracak herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
SMK m.6/3' e göre marka başvurusundan ( 08.08.2018) gerçek/öncelikli/üstün hak sahi kazanıldığını kanıtlamaya yetecek de dosya içerisinde bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. b. Markanın iptaline ilişkin değerlendirmeler: Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.
(SMK m.9/1). Her ne kadar "...” ibareli marka için tescil başvurusu ve koruması 08.08.2018 ise de markanın tescil tarihi 15.02.2019; dava tarihi ise 10.10.2023 dür. Haliyle 5 yıllık süre dolmadan dava açılmıştır. Bu noktada Davalının markasını kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa ne şekilde kullandığını araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.
Teknik ve özel bilgiden yararlanılmasının gerektiği durumlarda, işi sıfatıyla yaptığımız değerlendirme ve kanaatimiz mahkemenin görüşüne katkıda bulunuyor ise de markanın iptali ile ilgili beyan ve talepler bakımından tüm dosya kapsamında hukuki ve nihai değerlendirme ve karar mahkemeye aittir." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; davalı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." isimli markanın iptali ve hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Davacı taraf; davacı ile dava dışı ...'ın "..." isimli dükkana ortak işletmeye başladıklarını, daha sonra davacının iş yerinden ayrıldığını, ...'ın şirketin gizli ortağı olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olarak kullanılan markayı kendi adına tescil ettiğini belirterek markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, dava konusu edilen markanın tescilden önce müvekkili tarafından kullanıldığını, davalının dava konusu markayı hiç kullanmadığını belirterek markanın iptalini talep etmiştir.
Davalı ise markanın hükümsüzlük ve iptal koşullarının oluşmadığını, marka hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; taraflar arasındaki davanın markanın hükümsüzlüğü ile markanın iptaline ilişkin olduğunu, TPMK kayıtları incelendiğinde... tescil numaralı "..." ibareli markanın davalı adına kayıtlı bulunduğu, dava konusu markanın 15/09/2019 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Markanın iptali bakımından yapılan incelemede markanın tescil edildiği tarih ile dava tarihi göz önüne alındığında SMK 9 maddesi gereğince iptal talebinin tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markalar yönünden değerlendirilebileceği, dava konusu markanın tescil tarihi ile dava tarihi baz alındığında SMK 9 maddesinde belirtilen sürenin dolmadığı anlaşılmakla iptal talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Hükümsüzlük talebi bakımından yapılan incelemede ise davalının marka tescil başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispatlanmadığı, davacının üstün hak sahipliğini gösterir herhangi bir delilin sunulmadığı, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında da davacının üstün hak sahipliğini gösterir herhangi bir beyanda bulunulmadığı SMK gereğince markanın hükümsüzlüğünü gerektirir herhangi bir delilin bulunmadığı dosya içerisine alınan ... 2.FSHCM'nin ...
Esas sayılı dosyasında da davacının markaya ilişkin işletmenin işlerinin davalı şirket tarafından yapıldığının kabul edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da hükümsüzlüğe ilişkin hususların ayrıntılı irdelendiği, alınan raporun yeterli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla raporun hükme esas alınmasına karar verilerek hükümsüzlük talebi yönünden de davanın reddi gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davacının iptal ve hükümsüzlük taleplerine ilişkin davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/212, K. 2024/252, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama