KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/22 Esas
- Karar no
- 2024/69
- Dava
- Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi
- Dava tarihi
- 23/01/2023
Karar Metni
2.134 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait “...” markalarının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uzun yıllardır tescilli olduğunu ve 6769 sayılı SMK koruması altında olduğunu, “...” markalı kakaolu fındık kreması ürününün son derece orijinal ve ayırt edici bir kavanoz şeklinden ve etiket üzerinde yer alan özgün ambalaj kompozisyonundan oluştuğunu, hem kavanoz şekli hem etiket kompozisyonu ile piyasadaki diğer ürün ambalajlarından ayrıldığını ve tüketiciler nezdinde yüksek bir tanınmışlığa sahip olduğunu, ...
Gümrük Müdürlüğü’nün ... sayılı durdurma kararı ile, ... LTD.
ŞTİ. adına işlem gören 24 kap 2808 adet “...” marka kakaolu fındık kreması cinsi eşyanın müvekkiline ait “...” markasına tecavüz teşkil edebileceğinden şüphelenilip üç iş günü boyunca durdurulduğu bilgisinin kendilerine 29.12.2022 tarihinde ulaştığını, Gümrük beyannamesinde üretici olarak...ŞİRKETİ’nin yer aldığını, “...” markalı ürünün “...” markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, ticari sunum, ambalaj kompozisyonu ve renk kompozisyonunun da tamamen kopyalandığı ve müvekkili aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratıldığını,
Müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan “...” markaları ile ayniyet derecesinde benzer olan “...” markasına ilişkin her türlü kullanımın önlenmesini, “...” markasının kullanıldığı tüm ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, ithalat ve ihracatının, yurt içinde veya yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesini, “...” markasının kullanımı yoluyla müvekkili aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan her türlü Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi,
basılı kağıt, internet siteleri, tüm sosyal medya hesapları, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde kullanım da dahil olmak üzere Türkiye’de ve yurtdışında her türlü kullanımının önlenmesini ve bütün tanıtım malzemelerinin bulundukları yerden toplatılarak muhafaza altına alınmasını, “...” markasının kullanımı nedeniyle müvekkilinin aleyhine meydana gelen haksız rekabet ve marka tecavüzünün tespitini, ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin... tarih ve ...
D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesini, Dava sonucu verilecek hükmün kesinleşmesini müteakip masrafları davalılara ait olmak üzere Türkiye çapında tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde yayınlanmasını, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin büyük satıcılara toptan mal yapan bir firma olduğunu, Alıcı firma ve mağazaların müvekkilinden aldıkları mamulleri kendi etiketleri altında sattığını, imal ve teslim edilen mallarda herhangi bir marka, unvan veya amblem bulunmadığını, Müvekkilinin işbu uyuşmazlıkta taraf sıfatı bulunmadığını, davanın müvekkiline ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, Diğer davalının müvekkilinden toptan ürün aldığını ve kendi etiketleri altında sattığını, müvekkilinin haksız rekabet veya marka hakkına tecavüzden sorumlu tutulamayacağını, Aralık 2022 tarihinde ...
ŞTİ. olarak yüklenen siparişlerine müşterinin talebi ve kendi hazırladığı dizayn etiketinin ...
ŞTİ. tarafından yapıştırıldığını, Konu ile ilgili savcılık dosyasında da müvekkilinin sorumluluk taşımadığından müvekkiline kusur ve sorumluluk atfedilmediğini, Diğer davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen e-mailde tüm kusur ve sorumluluğun diğer davalı tarafından kabul edildiğine ilişkin beyanlar yer aldığını, Kaldı ki dava konusu mallar rafa çıkmadığından davacı tarafın herhangi bir zararı olmadığını, davanın reddine karar verilmesine talep etmişlerdir.
Diğer davalı açılan davaya süresi içinde cevap vermemiş ancak yargılama sırasında sundukları beyan dilekçelerinde sorumlulukları bulunmadığını, raporu kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; Davacı yanın tescilli markasına davalılarca gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi , ihtiyat-i tedbir, ürünlerin imhası iddiaları istemine ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne husumet itirazında bulunulmuş ise de bu itirazlar yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi marka vekili ... 02.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalıların ayrı ayrı sorumlu oldukları dava konusu markasal kullanımların davacı yana ait tescilli markalara tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunu bildirmişlerdir.
Marka Hakkına Tecavüz ve İlkeler
Bir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması;
işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.
Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır.
Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır.
6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir.
TTK MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Somut olayda ise alınan ve hükme dayanak yapılan denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu kapsamına göre marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin gerçekleştiği hususu mahkememizce de sabit kabul edilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesi; "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." hükmü amirdir.
Toplanan deliller, davacı adına tescilli ... tescil nolu ...sınıfta tescilli ... ve ... tescil nolu ...sınıfta tescilli kavunoz şekil markası,...tescil nolu kavanoz şekil markası, keza kurumdan celp edilen ... esas unsurlu seri markalar ve şekil markaları bir arada incelendiğinde; davacı yana ait bilirkişi raporunda görseline yer verilen markanın asli unsurunun ... unsuru olduğu, ilgili kelimenin beyaz zemin üzerine ilk harfinin siyah ve geri kalan harflerinin kırmızı harfler ile yazılarak oluşturulduğu, ilgili unsurun yer aldığı zemin üzerinde bir ekmek dilimi üzerine sürülmüş çikolata, süt, fındık ve yaprak vs. resimlerinin yer aldığı,
dava konusu davalı kullanımlarda ... asli unsurlu markasal kullanımların da davacının markasal kullanımları gibi ilk harfinin siyah ve geri kalan harflerinin kırmızı harfler ile yazılarak oluşturulduğu, markasal kullanımda davacının markasında yer alan zemin ile birebir mahiyette bir zemin üzerinde kullanımların gerçekleştirildiği, bu kullanımların davacı markalarıyla ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak derecede benzer olduğu , davalılar tarafından piyasaya sürülen ürünler ile davacı tarafından piyasaya sürülen ürünlerde;
ürün kavanozlarının ayniyet derecesinde benzer oldukları, ürünlerde kullarılan kavanoz kapaklarının yine ayniyet derecesinde benzer oldukları, marka ve markasal kullanımda yer alan ... ve ... unsurlarının işitsel, görsel, fonetik açılardan benzerliklerinin yanı sıra, ilgili kelimelerin benzer şekilde beyaz zemin üzerine ilk harfler siyah ve devam eden harfler kırmızı olacak şekilde oluşturuldukları, ilgili unsurun yer aldığı zemin üzerinde bir ekmek dilimi üzerine sürülmüş çikolata, süt, fındık ve yaprak vs. resimlerinin yer aldığı,
davalı yanın ... asli unsurlu markasal kullanımları davacının markasal kullanımlarında yer alan zemin ile birebir mahiyette bir zemin üzerinde kullanım söz konusu olduğu, ürün etiketlerinin iltibas yaratacak derecede benzer olduğu, ürün ambalajlarında bulunan kompozisyonların renk tonlaması ve fonetik açıdan bire bir aynı olduğu ve ürün ambalajı üzerinde bulunan marka isimlerinin işitsel açıdan benzer olduğu ve yine ... ve ... isimleri arasında sadece iki harfin farklı olduğu, marka isimlerinin işitsel açıdan çok benzer olduğu,
her iki marka bütünsel olarak incelendiğinde ilk bakışta ortalama tüketici nezdinde kolayca iltibasa sebebiyet vereceğinin kaçınılmaz olduğu, her iki davalının tacir olduğu, basiretli tacir ilkesine göre hareket etmekle yükümlü oldukları, bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde; davaya konu ürünler üzerinde bulunan ... işletme kayıt numarasının davalılardan ...ŞİRKETİ’ne ait olduğunun anlaşıldığını,davalı ... vekili yazılı beyanlarında firmanın dava konusu ürünlerin üreticisi olduğunu ikrar ettiğini, Davalı ...ŞİRKETİ dosya kapsamında yaptığı savunmalarda;
firmanın sadece toptan üretim ve satış yaptığını, ürün üzerine etiketlerin sonradan yapıştırıldığını, kendilerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edebilecek eylemlerden sorumlu olmadıklarını, ileri sürdüğü ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesinin atfıyla 7. Maddesindeki düzenlemeler göz önüne alındığında, davalı ...
SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ’inin sadece üretici olduğunu beyan ederek sorumluluktan kurtulmasının mümkün olamayacağı zira üretimi gerçekleştirilen ürünlerin ambalajları olmadığında dahi ürünlerin davacı yana ait ve markalarında yer alan kavanoz ve kapaklar ile ayniyet derecesinde benzer olduğunun anlaşılabileceği, Yine ürünlerin sahibi olan diğer davalı firmanın da basiretli tacir ilkesine göre hareket etmediğinden her iki davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğu,
TTK Md. 55/4 “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hükmünü ihtiva ettiği, her iki davalının kullanımda da ağırlıklı olarak beyaz rengin kullanıldığı, marka ibarelerinin konumlandırılması,
ürün ambalajında bulunan görseller ve görsellerin konumları, ambalajda bulunan yazı tipleri, ambalaj üzerinde kelime, görsellerin ve renklerin kullanılması hususlarında ambalajların ayniyet derecesinde benzerliğin ilk bakışta dahi göze çarptığı, bahse konu ambalajlar ile karşı karşıya kalacak olan tüketicinin aldanma ihtimalinin bulunduğu davalıların eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabete neden olduğu gözetilerek HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu, marka tescil belgesi, Gümrük Müdürlüğünden gelen örnek ürün, 3.FSHHM’nin ... diş sayılı dosyası,
Gümrük Müdürlüğünden celp edilen belgeler bir arada incelendiğinde ; davanın kabulü ile Davalıların eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ... 3.fshhm’nin ... diş sayılı dosyası ile verilen 2.1.2023 ihtiyadi tedbir kararının ve mahkememizin 20.2.2023 tarihli ek tedbir ara kararının karar kesinleşene kadar devamına,Ürünler SMK 163.
Madde kapsamında ceza yargılamasında hızlı imha prosedürüne göre imha edildiğinden bu yöndeki talep hakkında mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına masrafın davalılardan eşit olarak tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/22, K. 2024/69, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama