KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/49 Esas
- Karar no
- 2025/52
- Dava
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
- Dava tarihi
- 14/02/2023
Karar Metni
2.995 kelime·15 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı yanın işbu davaya konu albümler ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğunu, işbu davaya konu albümler ve müzik eseri icraları davalı tarafından hukuka aykırı olarak dijital mecralarda kullanılmakta olduğunu, dava dilekçesinde isimleri yazılı albümler ve içerdiği icraların davalı tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK'e aykırı şekilde ... vb.dijital müzik mecralarında umuma iletildiğini, fonogram yapımcılarının ''ESER SAHİBİ VE İCRACI SANATÇIDAN MALİ HAKLARI KULLANMA YETKİSİNİ DEVRALDIKTAN SONRA'' kanunun tanıdığı hakları kullanabildiğini, davalı yanın kötü niyetli olduğunu,
söz konusu albümler, içerdiği müzik eseri icraları (video klipler, görüntüler) üzerinde davalının hiçbir hakkı bulunmadığını, davalının haksız ve hukuka aykırı eyleminin davacının haklarına ağır ve telafisi imkansız zararlar verdiğini, davalının eyleminin FSEK'in açık ihlali teşkil ettiğini belirterek davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalının haksız eylemlerinin davacı yanın hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine(durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref'ine (kaldırılmasına,
dava konusu albümlerin ve icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı yan ile işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının, işbu davaya konu müzik eserleri üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında manevi ve bazı mali hakların sahibi olduğunun tartışmasız olduğunu, ancak davacı taraf ile davalı şirket arasında ...
19.Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile ''mukavele'' başlığı ile imzalanmış olan sözleşmenin tarihi olan 05/03/1980 tarihi dava konusu hak sahipliği açısından önemli olduğunu, davaya karşı cevaplarının bu tarih dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davalı şirketin 21/02/2001 tarihli 4630 sayılı kanun öncesinde yasada yer almayan dijital kullanım hakkını, icracı sanatçıdan izin almaksızın kullanamayacağının iddia edildiğini,
ancak davacı icracı sanatçının davaya konu eserlerin yayınlandığı tarihlerde veya daha sonrası tarihlerde davalı şirket tarafından tespiti yapılarak yayınlanan eserler üzerinde devri kabil bir dijital iletim hakkının zaten bulunmadığını, davalı şirketin kötü niyetli olmadığını belirterek işbu davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişiler 09/08/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle. Davaya konu ... adlı albümde yer alan ... eserlerinin olduğu toplam 11 adet şarkının melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları ve eser işletim belgelerinin mevcut olduğu. Bu eser işletim belgelerinin de davalı ... üzerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, Mahkemeye sunulan "...?" ve "..." isimli albümler ile ilgili yapılan incelemelerde T.C.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünde ve mahkemeye sunulan belgelerde rastlanılamamıştır.
Bu sebeple bu albümler ve eserler üzerinde heyetimiz teknik uzmanlarınca herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılamadığı, Dijital platformlarda yapılan incelemelerde, .... ve ... üzerindeki linklerin kaldırıldığı, ... üzerindeki linklerin çalıştığının görüldüğü, Taraflar arasında FSEK md.25 umuma iletim hakkı bağlamında (dijital) hak devrini konu alan bir sözleşmenin bulunmadığından bahisle, davalının kullanımının izin olmadan gerçekleşen kullanım kapsamında değerlendirilmesinin nihai takdirinin mahkemede olduğu kanaatleri bildirilmiştir.
Bilirkişiler 02/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle. Kök raporda da tespit edildiği üzere, davaya konu .. adlı albümde yer alan ... eserlerinin olduğu toplam 11 adet şarkının melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları ve eser işletim belgelerinin mevcut olduğu.
Bu eser işletim belgelerinin de davalı ... üzerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, Mahkemeye sunulan "...?" ve "..." isimli albümler ile ilgili yapılan incelemelerde T.C.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünde ve mahkemeye sunulan belgelerde rastlanılamamıştır, bu sebeple bu albümler ve eserler üzerinde heyetimiz teknik uzmanlarınca herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılamadığı, bu konuda heyetimiz teknik bilirkişilerine göre, ek raporda da, mevcut dosya kapsamında kesin bir kanaatin bildirilemeyeceğinin ifade edilmiş olduğu, Dijital platformlarda yapılan incelemelerde, ... üzerindeki linklerin kaldırıldığı, ... üzerindeki linklerin çalıştığının görüldüğü,
Kök raporda da ifade edildiği üzere, Taraflar arasında FSEK md.25 umuma iletim hakkı bağlamında (dijital) hak devrini konu alan bir sözleşmenin bulunmadığından bahisle, davalının kullanımının izin olmadan gerçekleşen kullanım kapsamında değerlendirilebilmekle birlikte, bu hususta dosyaya sunulan mütalaadaki görüşler dikkate alınarak farklı/aksi bir sonuca varılması hususunun nihai takdirinin mahkemede olduğu kanaatleri bildirilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlığın; Davacının hak sahibi olduğu iddia edilen, ... - ...? ... - ..., ...isimli albümler ile albüm içerisinde yer alan icralara (şarkılara) yönelik olarak davalının haksız eylemlerinin Davacının hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men’ine (durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref’ine (kaldırılmasına) karar verilmesini, dava konusu albümlerin ve icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi kapsamında açıldığı tespit edildi.
Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; Davacı yanın davaya konu albümler ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğu alınan bilirkişi raporları ile sabit olup, davalı yan da davaya konu albüm ve içerisinde yer alan eserler yönünden davacı yanın icracı sanatçı sıfatına haiz olduğunu, bu yönde mali ve manevi hakkının olduğunu ikrar etmiştir.
Davalı yan her ne kadar davacının huzurdaki davayı açmaya dair aktif dava ehliyetinin olmadığını iddia etmişse de, davalı yanın iddia ettiği Taraflar arasındaki sözleşme tarihi olan 05.03.1980 tarihi itibarıyla dijital hakların olmadığı ve davalıya bu hakların devredilmediği davalının da kabulünde olup, bu hususta çekişme bulunmamaktadır.
Davalının iddiası icracı sanatçı davacının da davaya konu dijital haklara sahip olmadığı, eser sahibinden bu hakları devralmış olamayacağından, huzurdaki davayı açamayacağı yönündedir. Davalının iddiası yerinde olmayıp,
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 1/B Maddesinde işleme eser tanımlanmıştır. Buna göre işleme eser; diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsulleridir.
İşleme eser; tanımdan da anlaşılacağı üzere, sıfırdan oluşturulmayıp, belli bir eserin işlenmesi, yenilenmesi yahut o eserin ana özellikleri kullanılması suretiyle meydana getirilen eserdir.
Bir icracı sanatçının kendi yaratıcılığına göre çalması ya da seslendirmesi de işlenme eser olarak korunmaktadır. İşleyenin hususiyetiyle; işlenen eserden istifade suretiyle meydana getirilmesiyle oluşan, o eserden bağımsız olan eser, işleme eserdir.
Eser sahibinin izni ile icra edilen eser üzerinde icracı sanatçının işleme eserden kaynaklı ve eser sahibinden bağımsız bir hakka kavuştuğu, icraların korunması noktasında münhasıran yetkili olduğu hukuken izaha muhtaç değildir.
İşleme bir eserin hak sahibi, asıl eser sahibinin hakları baki kalmak kaydıyla işleyendir. Yani işleme eser asıl eserden bağımsız bir eser statüsündedir. Hukuksal koruması da asıl eserden bağımsızdır.
İşleme eser sahibi de eseri üzerinde her türlü hukuki, kişisel, maddi ve manevi haklara sahiptir. Bunlar eserle arasında ilişki kurmak, değişiklikleri menetmek, eseri satmak, değiştirmek vb haklardır. Bu haklar bir sözleşmeyle devredilmediği sürece, yaşamı boyunca eser sahibine aittir. Ölümden itibaren yasal mirasçılara geçen maddi haklar 70 yıl boyunca korunmaya devam eder.
İşleme eser sahibi, izinsiz olarak meydana getirmiş olsa dahi böyle bir eser üzerindeki hakkını üçüncü kişilere karşı ileri sürebilecektir. Üçüncü kişiler, işlenmenin izinsiz meydana getirildiği savunmasında bulunamazlar. İşlenmenin izinli veya izinsiz meydana getirilip getirilmediği, işlenme eser sahibi ile orijinal eser sahibini ilgilendiren bir husustur.
Ancak, işleme eser sahibi, izinsiz olarak meydana getirmiş de olsa, böyle bir eser üzerindeki hakkını üçüncü kişilere karşı ileri sürebilecektir. Üçüncü kişiler, işlenmenin izinsiz meydana getirildiği savunmasında bulunamazlar. İşlenmenin izinli veya izinsiz meydana getirilip getirilmediği, işlenme eser sahibi ile orijinal eser sahibini ilgilendiren bir husustur.
Dolayısıyla davalı bu savunmada bulunamayacağı gibi bu savunmasının mevcut yargılama açısından ehemmiyetinin bulunmadığı varittir. Hülasa davalı vekilinin aktif husumet yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir.
FSEK, tespit hakkını icracı sanatçıya bağımsız bir hak olarak tanınmış olup, eserin icrası noktasında gerekli izinlerin alınmadığı varsayımında dahi icracı sanatçı sıfatına haiz olan davacının iş bu davayı açmasında engel olmadığı, davanın açılmasında hukuki yararın var olduğu anlaşılmış, davalı yanın husumet itirazı yerinde bulunmamıştır.
FSEK.m.80/B bendinde fonogram yapımcısının mali hakları ancak icracı sanatçı ve eser sahibinden devraldıktan sonra kullanabileceği düzenlenmiştir:
Fonogram yapımcıları "eser sahibi ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra" kanunun tanıdığı hakları kullanabilir.
Somut olay yukarıda belirtili mevzuat hükümleri muvacehesinde değerlendirildiğinde; davalı yana dijital platformlar üzerinden umuma iletimine ilişkin olarak herhangi bir izin verilmemiş olup dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin davalının her hangi bir hak ve yetkisi bulunmamaktadır.
Ve yine FSEK.m.20 hükmü de mali hakların birbirinden bağımsız olduğunu, bir hakkın devredilmiş olmasının diğerlerinin de devredildiği sonucunu çıkarmayacağını düzenlemiş olup, anılan hüküm aynen şu şekildedir:
Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.
Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir."
Hülasa dava konusu albüm ve içerdiği müzik eserleri icraları yönünden davalının sözleşme ile devraldığı bu yönde bir hakkı bulunmamaktadır.
FSEK.m.80/B bendinde fonogram yapımcısının mali hakları ancak icracı sanatçı ve eser sahibinden devraldıktan sonra kullanabileceği açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda davaya konu albüm ve müzik eseri icralarının dijital haklarına ilişkin davalının sözleşme ile devraldığı bir hakkı bulunmamaktadır.
5846 sayılı FSEK m 51. de yer alan emredici hüküm uyarınca doğmamış hakların devrine veya kullanılmasına yönelik sözleşmeler geçersizdir, davalı ancak icracı sanatçı ile karşılıklı olarak yapmış olduğu ve dijital umuma iletim haklarını icracı sanatçıdan devir aldığına ilişkin sözleşmeler ile hak sahipliğini kanıtlayabilir, bu noktada davalının değişen teknolojik koşullar savunmasının hukuken dinlenilebilirliği bulunmamaktadır.
2001 yasa değişikliği öncesi dönemde umuma sunulan eserlere ilişkin olarak, 2001 yasa değişikliğinden önce yapılan sözleşmeler ile muvafakat beyanları ve eser işletme belgeleri dijital hakları kullanma yetkisi vermez. Zira FSEK m.51 uyarınca, ileride çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı hakların devrine dair sözleşmeler geçersizdir.
FSEK. m.52 hükmü uyarınca da, usulüne uygun bir mali hak devri sözleşmesi olabilmesi için, devredilen hakların neler olduğu tek tek gösterilerek, yazılı bir sözleşme yapılması bir sıhhat şartı olup, bu durumda davalının dijital hakların kullanımının yasaya uygun olabilmesi için, FSEK.m.51 uyarınca anılan 2001 yasa değişikliğinden sonra usulüne uygun olarak dijital hakların devrini içeren mali hak devir sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Somut olay incelendiğinde davacı ile davalı arasında akdedilen herhangi bir dijital hak devir sözleşmesi yoktur.
Fonogram yapımcısının hak sahipliği, kendiliğinden değil, eser sahibi ve icracı sanatçıyla yaptığı eser sahibi ve icracı sanatçıdan aldığı haklarla sınırlı olarak sözleşmeden doğar. Yapımcının faliyetinde hususiyet unsuru olmayıp yapımcının eser ve icrayı tespit etmesi, hakların yapımcının olacağı anlamına gelmediği, yapımcı eser sahibi-icracı sanatçıdan hakları almadıkça, tespit üzerinde ilk tespiti dahi yapsa yapımcının kendiliğinden hakkı oluşmayacağı tartışmasızdır.
Davalı her ne kadar rapora itiraz dilekçelerinde davacı sanatçının ... meslek birliğine dijital umuma iletim haklarına ilişkin münhasıran yetki verdiği ve gelirlerinin meslek birlikleri tarafından tahsil edildiği savunmasında bulunmuş ise de, davalı tarafın dilekçeler teatisi aşamasında bahsi geçen hususlar yönünden bir savunmasının bulunmadığı, bir an için savunmanın süresinde olduğu varsayımında dahi ilgili savunma yönünde değerlendirme yapıldığında; "meslek birliklerinin kurulması" kenar başlıklı FSEK.m.42 aynen şu şekilde düzenlenmiştir.
"Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri, (Ek ibare: 3/3/2004-5101/12 md.) ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden malî hakları kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu maddesine göre ilim-edebiyat eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli olmayan yayınları çoğaltan ve yayanlar üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda birden fazla meslek birliği kurabilirler."
Meslek birliklerinin kurulma amacı ve fonksiyonları üyesi sanatçıların mali haklarını takibine yönelik olup, sanatçıların mali haklarını devir noktasında meslek birliğine ne kanunda ne de mevzuatta herhangi bir yetkilendirme düzenlenmemiştir.
FSEK.m.80/B kapsamında hak iddia eden davalının, icracı sanatçıyla mali hak devrine ilişkin herhangi bir sözleşme yapmaksızın meslek birliğiyle üyesi arasındaki ilişkiyi FSEK.m.52 kapsamında mali hak devri niteliğinde olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmayacağı açıktır.
İcracı sanatçının Fsek’e uygun yazılı izni olmaksızın yapılan kullanımlar geçerli olmayıp, icracı sanatçı ile geçerli ve Fsek’e uygun bir sözleşmeyle dijital umuma iletim hakkını doğrudan ve öncelikle icracı sanatçıdan devir almayan yapımcının, meslek birlikleri üzerinden kendine yetki devşirmesi hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacının meslek birliğine yetki verdiği varsayımında dahi( bu yönde yapılmış dilekçeler teatisi aşamasında savunma olmayıp, açıkça bu hususa ilişkin dilekçeler teatisinde delil bildirilmediği gibi 14/08/2023 tarihli ön inceleme tensip tutanağında "Taraflara çıkartılacak tebligata HMK'nun 150/1 maddesi gereğince "belirlenen günde ve saatte duruşmaya gelmediğiniz, veya gelip de davayı takip etmediğiniz takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği ve 139.
Maddesi gereğince "Belirlenen gün ve saatte duruşmaya gelmediğiniz veya gelip de davayı takip etmediğiniz takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağı, HMK'nın 139 ve 140.maddeleri gereği sulh için gerekli hazırlığı yapmanız duruşmaya gelmediğiniz takdirde diğer tarafın yargılamaya devam etmek istemesi durumunda yokluğunuzda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceğiniz, tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içinde dilekçede gösterilen ancak henüz sunulmayan delillerinizi sunmanız veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmanız,
verilen kesin süre içinde işlemlerin yapılmaması halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız" ihtaratına rağmen davalı yanın süresi içinde ... meslek birliğine verilen yetki belgesine ilişkin olarak mahkememizden Müyorbir meslek birliğinden delil celbine yönelik bir talebinin bulunmadığı, esasen dilekçeler teatisi aşamasında bu yönde savunmada da bulunmadığı anlaşılmıştır) verilen yetkinin, davalı yanın, davacıdan izin almaksızın yahut sözleşme yapmaksızın yapacağı kullanımları yasal hale getirmeyecektir.
Ve yine davacı yana dijital kullanımlar neticesinde ödeme yapılıp yapılmadığı hususu iş bu davanın konusu olmayıp tazminat istemli ikame edilebilecek davanın konusunu oluşturacaktır,
Davalı vekili tarafından her ne kadar ... tarafından hazırlanan uzman raporu sunulmuş ise de; sunulu uzman raporunun mahkememizce emsal mahiyet taşıyan dava dosyalarının ekseriyetinde ilgili dava dosyaları davalıları tarafından da sunulduğu, dosyaya sunulan mütalaadaki değerlendirmeler dikkate alındığında; uzman raporun somut olaya yönelik bağımsız değerlendirme içermediği, uzman raporunun genel bir değerlendirmeye yönelik olduğu, iş bu davaya özel hazırlanmadığı,
iş bu dosyaya özel hazırlanmış, somut olayı değerlendiren bir rapor olmaması hasebiyle uzman raporu ile dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu arasında çelişki olduğu varsayımı ile yeni bir rapor alınmasına da gerek bulunmadığı, alınan uzman raporunun soyut içerikli ve konuya ilişkin genel değerlendirmeleri ihtiva ettiği ancak mahkememizin yukarıda belirttiği tespitlerin somut olaya, yüksek mahkeme kararlarına ve mevzuata dayandığı ve yine emsal mahiyet teşkil eden mahkememizde ve diğer mahkemeler nezdinde açılan davalarda da davanın kabulü yönünde değerlendirmelerin yapıldığı,
hülasa mahkememizin yapmış olduğu tespitlerin emsal dava dosyalarda verilen kararlar ile de uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı vekili her ne kadar bilirkişi raporunda delillerin ve beyanlarının tamamının değerlendirilmediği yönünde savunmada bulunmuş ise de; alınan raporun alanında uzman bilirkişilerce hazırlandığı, davalı yanın ileri sürdüğü delil ve beyanların hukuki mahiyet taşıdığı, mahkememizce de resen ele alınabileceği, nitekim davalının dayandığı her savunmaya vurgu yapacak şekilde gerekli değerlendirmelerin de mahkememizce yapıldığı anlaşılmakla davalı yanın bu yöndeki itirazları yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında dava konusu albüm ve eserler üzerinde, davalı yanın da ikrar ettiği üzere davacının icracı sanatçı sıfatına haiz olduğu, bu hususta niza bulunmadığı, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğu gibi dava açma noktasında da hakkının olduğu, dava konusu albümlerin davacının izni olmaksızın dijital platformlarda kullanılması ve umuma iletilmesinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil edeceği;
bu açıklamalar ışığında dava konusu albümler incelendiğinde ... - ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icralara yönelik olarak alınan raporlar ile de sabit olduğu üzere, davalı tarafın dava konusu albüm ve albüm içerisinde yer alan eserleri dijital platformlarda kullanıldığı ve umuma ilettiği anlaşılmakla bahsi geçen icralara yönelik olarak davalı eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, bahsi geçen müzik eserlerinin davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına,
durdurulmasına ve önlenmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Diğer iki albüm yönünden ise; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında dava konusu bahsi geçen albümler ve albümlerde yer alan eserlerin davalı tarafça dijital platformda kullanıldığını gösterir bir delile rastlanılmadığı gibi davacı tarafça bahsi geçen albümler yönünden tecavüzü tespit edecek mahiyette sunulmuş bir noter tespiti yahut alınmış bir delil tespiti raporu da bulunmadığı anlaşılmakla bahsi geçen albümler ve içerisinde yer alan eserlere ilişkin tecavüzün tespiti ve refi istemlerinin REDDİNE karar verilmiş,
bahsi geçen albümler ile albümlerde yer alan icraların bilahare dijital müzik platformlarında kullanılması yönündeki mevcut tehlike durumu nazara alınarak( davalı yanın dijital platformlar üzerinde davacıdan izin almadan kullanma hakkına sahip olduğunu beyan etmesi ve yine davalının, davacının izinsiz bu eserleri dijital platformlarda kullanamayacağı yönündeki savunması ve dosya kapsamına yansıyan tüm deliller nazara alındığında dava konusu bahsi geçen albümler ve eserlerin davalı tarafça dijital platformlarda davacıdan izinsiz kullanılacağı yönünde tehlike durumu oluştuğundan) tecavüzün menine,
bu cümleden olarak bahsi geçen albümlerin ve albümlerde yer alan icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına ve önlenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/49, K. 2025/52, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama