İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/99 K.2024/264

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/99Karar2024/264Tarih4 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.475 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Esas No
2023/99
Karar No
2024/264
Karar tarihi
4 Aralık 2024
Esas no
2023/25 Esas
Karar no
2024/262
Dava
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Dava tarihi
30/01/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.475 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket ... A.Ş.

Tekstil sektöründe olduğu gibi ayakkabıcılık alanında da pek çok markanın ve bu arada ... tescil numaralı Divarese markası ile seri markalarının ve ... tescil numaralı ... markasının kullanıcısı ve sahibi olduğu, Markalar davacı şirket adına ayak ürünleri sınıfı da dahil ....sınıflarda kayıtlı ve tescilli olduğu, söz konusu markalar davacı tarafından uzun yıllardır kullanılagelmiş ve davacının ... unvan ve işletme adı altında işlettiği satış mağazaları ile ... internet sitesindeki ürün satışlarında, bu ad-markalar altında verdiği hizmet ve ürünleri ile ülke çapında haklı bir şöhretin ve itibarın sahibi olduğu,

Davacı hem satış mağazalarında hem de ... internet sitesinde ... markasını ayakkabı, terlik ve genelde tüm ürün gruplarında kullanmakta ve satmakta olduğu, Markanın tescilinin alındığı 2020 yılından bu yana ...markası ile üretilen ayakkabı, terlik gibi ürünler, davacı mağazalarında ve internet üzerinde giderek yoğunluğu artan şekilde satılmakta olduğu, Ayrıca davacı satış ve sevk tarihlerini gösteren sistem kayıtlarını ve görsellerini sunduklarını, davacı tarafından aktif bir şekilde kullanıldığı, gelecek sezonlarda markanın çok daha fazla kolleksiyonda kullanılması da ayrıca planlandığı,

Davalı yan, davacının müseccel markası olan "..." markasının bir unsuru olan "..." ibaresini, kendisine ait ... markası ile birleştirerek "..." adı altında ayakkabı üretimi yapmaya başlayarak bu ürünleri kendisine ait perakende satış mağazaları ile ... internet sitesinde pazarlamakta ve satmakta olduğu, Davalı, davacıya ait tescilli markanın bir parçası ve tescil kapsamına giren bir unsur olan "..." ibaresini, davacı ile birebir aynı model erkek ayakkabılarında aynı konumlandırma ile kullanmakta olduğu,

davalının “...” olarak ihlalli kullanımına ilişkin ayakkabı görselden bir örnekleri dava dilekçelerinde mevcut olduğu ve ayrıca diğer örneklerin de eklerde yer aldığı, Bu durumlar karşısında.

SMK ve TTK hükümleri çerçevesinde, davacının müseccel markalarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, yasaklanmasına ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, bu çerçevede, davalının müseccel markamızın bir unsuru olan “...” ibaresini kullanmaktan yasaklanmasına, bu nitelikteki reklam ve tanıtım işaretlerini kaldırması ve bundan böyle hiçbir şekilde ve surette kullanmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Söz konusu ayakkabıların üreticisi veya tasarımcısı olmayıp davacının hiçbir şekilde iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu ayakkabıların sadece davacıya özgü koleksiyon hazırlayan bağlı bir tedarikçi tarafından ...baskılı bir şekilde üretildiğini iddia ettiğini, davacının işbu iddialarından dahi dava konusu ayakkabı tasarımlarının kendilerine ait olmadığı,

yalnızca kendi markalarının basıldığı açıkça anlaşılmakta olup dava konusu ayakkabıların tasarımlarının kendilerine ait olmadığını, dava konusu ayakkabı modelleri dünyada ve ülkemizde uzun yıllardır satılan harcıalem bir ürün olup yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olmadığını, dolayısıyla pek çok ayakkabı markası tarafından satılan dava konusu ayakkabıların davalı şirket tarafından da satışa sunulması konusunda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamadığını,

davacı her ne kadar müseccel markaları ile davalı davalı şirketin eşya sınıfları göz önünde bulundurularak kıyaslandığında her iki tarafın işgal konusunun aynı olduğu ve bu grup hizmetler açısından iltibas ve haksız rekabet ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu iddia etmişse de davacının iddialarının somut herhangi bir dayanağı bulunmadığını, her iki tarafa ait markaların tüketici nezdinde iltibasa sebep olması mümkün olmayıp ayrıca dava konusu ayakkabıların tasarımları da davacı tarafa ait olmadığı,

dolayısıyla ortada ne haksız rekabete sebep olacak ne de marka tecavüzü oluşturan herhangi bir eylem bulunmadığını, davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bilirkişiler ..., ..., ...ve... 04/05/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; davalı tarafın dava konusu ürünlerinde ... ibaresini tek başına markasal nitelikte ya da ön plana çıkararak kullanmadığı, ... öne çıkarılarak kullandığı, davacının iş ürünleriyle karışıklık, aldatıcılık yaratılmaya çalışıldığını gösterir bir emare olmadığı ayrıca tüketicinin ayakkabı markalarına ilişkin daha yüksek farkındalığa sahip olduğu, davacının tescilsiz marka niteliğinde kullandığı .../asli unsuru ... olan markası ile karıştırılma ihtimali taşımadığı, Görüş ve kanaatine varmışlardır.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmalığın; Davalının davacının müseccel markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tesbiti ile men'i ve ref'ine, markalara tecavüzün ve haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesi kapsamında açıldığı tespit edildi.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davalı tarafından ... markasının ayakkabılarda tescilsiz marka olarak kullanıldığı, dolayısıyla tescilli marka kapsamında yer alan AYNI MALLAR üzerinde kullanım olduğu, her iki davaya dayanak markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, düşük düzeyde benzerlik olduğu, dava konusu markaların asli unsuru olan ... ve ... ibarelerinin, tarafların tüketici nezdinde tanındıkları ticaret ve hizmet Markaları olmasının kattığı güçlü ayırt edicilik nedeniyle, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı,

davacının işletme adı olarak ..., davalının hem işletme adı hem de ticaret unvanı olarak ... ibarelerini kullandığı, dolayısıyla davalı ...

Markasının asli unsuru olan ... ibaresinin güçlü kaynak belirtme işlevi de görmesi nedeniyle; tescilli marka ile ilişkilendirilim ihtimalinin de mevcut olmadığı, Davacının seri markalarının da asli unsuru ... olup, ... markasının, davacının seri Markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin de bulunmadığı, .. ibaresinin sağ altta yer almasının, ortalama tüketici algısında anlamlı bir farklılık yaratacak güçte olmadığı, bu kullanımın dürüstlük kurallarına aykırı şekilde, davacı ürünleriyle karıştırma maksadıyla yapıldığı sonucuna varılmasına yetecek bilgi/belge olmadığı,

ayrıca davalının ... ibaresini sağ altta yer alacak şekilde davacıdan önceki tarihte kullanma niyet, iradesini ortaya koyduğunun anlaşıldığı, tasarımlar açısından ihlal olduğu neticesine varılması durumunda dahi; marka ve tasarım haklarının koruduğu unsurların, koruma kapsamının farklı olduğu ve ... markalı ürünlerde, ... öne çıkarılarak, ... işletmesine ait mal ve hizmetlerden ayırt edilmesini sağlayan bir kullanım söz konusu olduğu,

ayrıca davacının tasarımları üzerinde hak iddia ettiği ve dosya kapsamına sunulan rapor içeriğinde TASARIM Tespit ve Değerlendirme kısmında “resim ...'de benzer olarak algılandıkları” kanaatine varılan ürünlerde kullandığı markanın, ... değil ... markası olduğu, kaldı ki davanın tasarım hakkına ilişkin açılmış bir dava da olmadığı, davacı tarafından,... markalı ayakkabıların ... mağazalarında satıldığı belirtilmişse de, “...” markası ile “...” ve “...” Markaları arasında düşük düzeyde dahi benzerlik bulunmadığı,

DAVACININ bazı modellerinde ... sözcüğünü tek başına, ayakkabının farklı yerlerinde markasal nitelikte kullandığı ancak tescilli markanın aynen veya asli unsuru değiştirilmeden ilave unsurlarla kullanılması gerektiği, davalı tarafın dava konusu ürünlerinde ... ibaresini tek başına markasal nitelikte ya da ön plana çıkararak kullanmadığı, ... öne çıkarılarak kullandığı, davacının iş ürünleriyle karışıklık, aldatıcılık yaratılmaya çalışıldığını gösterir bir emare olmadığı ayrıca tüketicinin ayakkabı markalarına ilişkin daha yüksek farkındalığa sahip olduğu,

markalar arasında karıştırılma ihtimali taşımadığı mahkememizce değerlendirilmiş, hülasa marka hakkına tecavüz teşkil edecek mahiyette bir kullanım olmadığı aynı gerekçeler ile haksız rekabetin de somut olayda oluşmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davacı taraf iş bu davayı açmadan önce ... 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...

D.iş dosyası ile delil tespiti talebinde bulunmuş ve bu dosyada yer alan bilirkişi raporunda; "... mağazasında yapılan inceleme neticesinde bir kısım ayakkabıların iç kısmında “...” yazısının yer aldığı; her ne kadar talep eden yan adına ibareli marka tescilli ise ve aleyhine tespit talep olunan yan ...şeklindeki kullanımında yer alan ... unsurunu talep eden yanın marka tescilinde yer aldığı üzere ilk kelimenin sağ alt kısmında kullanıyor ise de;

... ve ... unsurlarının ortalama tüketici nezdinde asli unsur olarak algılanacak olmaları, her iki kullanımda yer alan asli unsurlarının tüketici nezdinde maruf unsurlar olmaları nedenleri ile markasal kullanımların ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vermeyecekleri" şeklinde tespitte bulunularak davacının iddialarının yerinde olmadığı ortaya konulmuştur.

Yine iş bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da; "(...) dava konusu markaların asli unsuru olan ... ve ... ibarelerinin, tarafların tüketici nezdinde tanındıkları ticaret ve hizmet markaları olmasının kattığı güçlü ayırt edicilik nedeniyle, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davacının işletme adı olarak ..., davalının hem işletme adı hem de ticaret unvanı olarak ... ibarelerini kullandığı, dolayısıyla davalının ... markasının asli unsuru olan ... ibaresinin güçlü kaynak belirtme işlevi de görmesi nedeniyle; tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimalinin de mevcut olmadığı,

Davacının seri markalarının da asli unsuru ... olup, ... markasının, davacının seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin de bulunmadığı" şeklinde tespitte bulunarak, davacının davasının bu yönüyle de bir kez daha yerinde olmadığı tevsik edilmiştir.

Yukarıda alıntılanan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere “...” ve “...” ibareleri birbiri ile iltibas oluşturur nitelikte değildir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında markalar arasında iltibas teşkil eder nitelikte benzerlik bulunduğunun kabul edilebilmesi için, markaların esaslı unsurlar da dikkate alınarak yapılacak olan incelemede genel izlenimlerin aynı ya da ayırt edilmeyecek derecede benzer olması aranmaktadır.

Yukarıda ilgili kısımlarına yer verilen bilirkişi raporlarında da bu kapsamda detaylı bir inceleme yapılmış, markaların asli unsurlarının birbirlerinden tamamen farklı olan divarese ve derimod ibareleri olduğu, bir an için davacı markasının asli unsurunun ... olduğu varsayımında dahi davalı taraf dava konusu ürünlerinde ... ibaresini tek başına markasal nitelikte ya da ön plana çıkararak kullanmadığı, ... öne çıkarılarak kullandığı, davacının iş ürünleriyle karışıklık, aldatıcılık yaratılmaya çalışıldığını gösterir bir emare olmadığı ayrıca tüketicinin ayakkabı markalarına ilişkin daha yüksek farkındalığa sahip olduğu,

markalar arasında karıştırılma ihtimali taşımadığı dolayısıyla iltibas ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.

Davacı vekili bilirkişi raporuna yönelik sunmuş olduğu itiraz dilekçesini aşağıda belirti olacak şekilde başlık halinde sıralanmış olup, her bir itiraz mahkememizce ayrı ayrı incelenmiş olup, itiraz dilekçesinin 1. Maddesinde

" Müvekkil’in müseccel ... markasına benzerlik ve karıştırılma ihtimali olan... ibaresi kullanılmakta ve ayrıca İstinyepark AVM.içindeki müvekkil mağazası ile yanyana konumdaki davalı işyerinde müvekkilin ayakkabı kolleksiyonuna dahil ürünlerin birebir aynıları vitrinde öne çıkarılarak haksız rekabete yol açacak şekilde satılmakta olduğundan; Müseccel markaya tecavüz ve Haksız rekabet etmek niteliğindeki eylemleri sebebiyle, tarafımızdan açılacak hukuk ve ceza davaları için gerek internet sitesi ve gerekse mahallinde bilirkişi marifetiyle delil tesbiti yaptırılıp bilahare eldeki dava dosyası açılmıştır.

Delil tesbiti Bilirkişi raporunda, 4.sayfasında “Karşı Yan’a ait “...” internet sitesindeki görsellerde yer alan erkek ayakkabı görselinde, müvekkil şirket adına ... tescil numaralı ... markasına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil eder şekilde, ... marka ibaresi/logosunu "..." ile birarada, müvekkil ile aynı erkek ayakkabı modellerinde ve aynı konumlandırma ile kullanmakta olduğu tesbit edilmiştir. Aynı tesbit, esas dosyasından verilen bilirkişi heyet raporunun 3.1. maddesinde de belirtilmiştir.

Aynı tesbit mahallinde yapılan incelemede de yer almaktadır. Karşı yan, müvekkile ait tescilli markanın bir parçası ve tescil kapsamına giren bir unsur olan "..." ibaresini, müvekkil ile birebir aynı model erkek ayakkabılarında aynı konumlandırma ile kullanmaktadır. Bu durum hem markaya tecavüz ve hem de haksız rekabet teşkil etmektedir." şeklinde itirazda bulunmuş olup;

Yapılan tetkik ve incelemede davacının atıf yaptığı tespit dosyasında marka hakkına tecavüzün oluşmadığı yönünde tespit yapılmış olup, bizatihi davacının dayandığı delil tespiti dosyasının davacının aleyhinde olduğu ve yine ... ibaresinin davalı tarafça asli unsur olarak kullanılmaması ve davalı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet kapsamında olmaması sebebi ile davacının iddia ettiği gibi aynı erkek modellerinde bahsi geçen ... ibaresinin ... ibaresi ile birlikte kullanılmasının marka hakkına tecavüze sebebiyet vermeyeceği nitekim bu hususta yukarıda da ayrıntılı açıklamaların mevcut olduğu görülmekle bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz dilekçesinin 2. Maddesinde

" Bilirkişi raporunda “...” ibaresinin markanın ayırd edici özelliği olmadığı ve yan unsur olarak değerlendirildiği açıklanmış ise de müvekkil adına tescili bulunan markamız “...” olarak birlikte tescil edilmiştir. Ayrıca Karşı Yan’ın erkek ayakkabı modellerinin de müvekkil ile birebir aynı olduğu tesbit edilmiştir. Tarafların birbirine rakip işletmeler olduğu, ... AVM. Ve başka AVM.lerdeki mağazaşarın birbirine yakın konumlarda olduğu, kullanılan modellerin benzer olduğu, müvekkilin tescilli markasının bir unsuru olan ... ibaresinin davalı tarafça kullanıldığı dikkate alınmalıdır.

Davalının haksız eylemi bütün olarak değerlendirildiğinde ortada marka hakkına tecavüz eyleminin yanısıra haksız rekabetin varlığından da sözedilebilir. Karşı taraf, iyiniyetli ve basiretli bir tacir gibi davranmamaktadır. Aynı piyasada birbirine rakip iki firmanın varlığı gözetildiğinde ve rapordaki tesbitler de dikkate alındığında, Karşı Yan’ın eylemlerinin hem haksız rekabet ve hem de marka hakkına tecavüz oluşturduğu açıktır. Raporda Haksız rekabet yönünden bir tesbit yapılmamış olması da ayrıca bir eksikliktir."şeklinde itirazda bulunmuş olup;

Yapılan tetkik ve incelemede; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ve değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; markalar yönünden karşılıklı ayrıntılı olacak şekilde gerekli incelemeler yapılmış olup, bu hususa ilişkin ayrıntılı açıklamalar yukarıda mevcut olmakla birlikte AVM içerisinde mağazaların aynı yerde olması yahut komşu olmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet için yeterli bir sebep olmadığı ve yine haksız rekabet yönünden bir inceleme yapılmadığı beyan edilmiş ise de;

bu hususun hukuki mesele olması sebebi ile mahkememizce de değerlendirilebileceği, “...” ve “...” ibareleri birbiri ile iltibas oluşturur nitelikte olmadığı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında markalar arasında iltibas teşkil eder nitelikte benzerlik bulunduğunun kabul edilebilmesi için, markaların esaslı unsurlar da dikkate alınarak yapılacak olan incelemede genel izlenimlerin aynı ya da ayırt edilmeyecek derecede benzer olması arandığı yukarıda ilgili kısımlarına yer verilen bilirkişi raporlarında da bu kapsamda detaylı bir inceleme yapıldığı,

markaların asli unsurlarının birbirlerinden tamamen farklı olan divarese ve derimod ibareleri olduğu, dolayısıyla iltibas ihtimali bulunmadığı ve haksız rekabete sebebiyet verecek eylemin de bulunmadığı ayrıca dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunun 28. Sayfasında haksız rekabet yönünden de değerlendirmenin yapıldığı anlaşılmakta olup, davacı tarafın itirazları yerinde bulunmamıştır.

İtiraz dilekçesinin 3. Maddesinde;

" Kullanım konusunda tamamen yanılgılı ve esasen mahkemenin takdirinde olan bir hususta görüş belirtmişlerdir. Öncelikle gözönüne alınması gereken konu; müvekkilin “...” markası tescilli, davalının kullandığı “...” ibaresi ise tescilsizdir. Bu durumda önceki tarihli kullanım davalıya öncelik sağlamaz yada markaya tecavüz eylemlerinden davalıyı ber’i kılmaz.

Ayrıca davalının kullanıma ilişkin kanıtlar olarak dosyaya sunduğu yazışmalar şirket içi maillerdir. Dış dünyada fiilen kullanıldığını göstermez. Davalının defterlerinde yapılan incelemede “...” satışlarını gösteren bir kayıt yada faturaya rastlanılmamıştır. Kullanımla ilgili davalının sunduğu kanıtlar, TPMK. Kullanım isbatı kılavuzunda belirtilen kriterlere uygun düşmemektedir.

Kılavuzda “Ciddi kullanım” kavramına özellikle vurgu yapılmıştır. Ciddi kullanım, hem özel hem de genel kriterler içermekte olduğundan her somut olay için ayrı ayrı ele alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmenin yapılabilmesi için özellikle markanın tescilli olduğu mal veya hizmetin türü, satış miktarı, markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, ilgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadığı, hitap ettiği müşteri çevresi, işletme büyüklüğü gibi kriterler bakımından ayrı ayrı değerlendirilmeli ve bütün bu kriterler ışığında ciddi kullanımın oluşup oluşmadığı incelenmelidir.

“Davalının resmi defter ve belgelerinde yapılan incelemede dava konusu ... adı altında satış yapıldığına ve kullanıldığına dair belgeye rastlanmadığı” bilirkişi raporunun 22. Sayfasında açıkça belirtilmiştir.

Müvekkilin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede “Dava konusu ...marka ürünlerini tedarikini yaptığı firmaların faturalarında kullandığı” açıklanmıştır. Ayrıca internet satışlarında kullanıldığı da dosyada kanıtlanmıştır. Bu nedenle rapordaki aleyhe tesbitleri kabul etmemekteyiz."şeklinde itirazda bulunmuş olup;

Yapılan tetkik ve incelemede; “...” ve “...” ibareleri birbiri ile iltibas oluşturur nitelikte olmadığı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında markalar arasında iltibas teşkil eder nitelikte benzerlik bulunduğunun kabul edilebilmesi için, markaların esaslı unsurlar da dikkate alınarak yapılacak olan incelemede genel izlenimlerin aynı ya da ayırt edilmeyecek derecede benzer olması arandığı yukarıda ilgili kısımlarına yer verilen bilirkişi raporlarında da bu kapsamda detaylı bir inceleme yapıldığı, markaların asli unsurlarının birbirlerinden tamamen farklı olan ... ve ... ibareleri olduğu,

dolayısıyla iltibas ihtimali bulunmadığı ve haksız rekabete sebebiyet verecek eylemin de bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin itirazlarının bir ehemmiyetinin bulunmadığı, zira davacı dayandığı marka yönünden önceye dayalı hak sahibi dahi olsa bu husus sonuca tesir etmeyecek olup zira iltibas teşkil edecek mahiyette bir kullanım söz konusu değildir. Anılı sebeplerle davacı yanın itirazının reddine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Açılan davanın tüm istemler yönünden REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/12/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/99, K. 2024/264, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/99
Karar No
2024/264
Tarih
4 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/99 K.2024/796
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/100 K.2024/1032
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/100 K.2024/196
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/101 K.2024/240
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/102 K.2024/950
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/103 K.2024/963

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.