KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/110 Esas
- Karar no
- 2025/58
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/06/2024
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin sektörde 2004 yılından beri aktif olduğunu Türkiye‟de ve özellikle Amerika‟da önemli bir tanınmış seviyesine ulaşmış bir firma olduğunu, Müvekkilinin 2011 yılından itibaren markasını aktif olarak kullandığını, davalının ecza depolarına ihtarname göndererek ... markasının kendi adına tescil edildiğinden dolayı ecza depolarının davacıyla aralarındaki anlaşmaya son vermeleri markalı ürünlerin dağıtımının yapılmamasına ilişkin bildirimde bulunduğunu, müvekkilinin logosunun ...
A.Ş. firması tarafından 2011 yılında tasarlandığı, bunlara ilişkin tasarımların e-posta kayıtlarının var olduğunu, logosuna sahip ürün ambalajları için 29.12.2011 tarihinde... kod numaralı tasarım tescil başvurusunda bulunduklarını, müvekkili olan şirketin kurucu ortaklarından ...‟ın Facebook sayfasında “...” açıklamasıyla logosunu yayınladığıın ve ilgili markayı ihtiva eden pekçok paylaşımın yapıldığını,
... markalı ürünlerin 2011 yılından itibaren satışına ilişkin faturaların bulunduğunu, müvekkilinin markasını, davalının markasından önce kullanmasına rağmen davalının ecza depolarına ihtarname göndererek müvekkilinin markasının kullanımının engellenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu aynı zamanda kötüniyetli olduğunu, ...kelimelerinin tanımlayıcı, sektörde yaygın kullanılan unsurlar olduğunu, Bildirilen gerekçeler ile Davalı adına tescilli 2015 28285 tescil numaralı ibareli markanın SMK 6/3, 6/6, 6/9, 5/1-B, 5/1-C, 5/1-E hükümleri uyarınca sicilden terkini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı tarafın markasının tanınmış bir marka olmadığını, buna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir delilin var olmadığını, dava konusunun ...markası olmadığını, davanın ...
markasına ilişkin olduğunu, davacı tarafın 2011 yılında Türkiye‟ de tescil başvurusunun dahi görülmediğini, müvekkilinin ilgili yerlere ihtarname göndermesinin var olan marka korumasından kaynaklandığını, Bu durumun davacı tarafından ileri sürülmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markasının ülke içinde güvenilir ve tanınır hale geldiğini, Müvekkilinin 10 yılı aşkın süredir markasının aktif kullanıma devam ettiğini, müvekkilinin markasını koruma altına aldığı tarihin davacının belirttiğinden çok daha önce olduğunu, müvekkilinin kendi markasına yapılan tecavüzler nedeniyle gerekli yerlere başvurduğunu, bu durumu kendi markasını korumak amacıyla yaptığını, davacının kötüniyet iddialarının
gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın 2018 yılında yapmış olduğu marka başvurusundan bu yana müvekkilinin markasının varlığından haberdar olduğunu, işbu sebeple bu davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini,... ibaresinin ortalama tüketicilerle anlamının bilinme ihtimalinin yüksek olmasına rağmen nurture (beslemek,yetiştirmek) ibaresinin ortalama tüketicinin anlamını bilme ihtimalinin düşük olduğu bu sebeple marka olarak algılanmasının mümkün olduğunu, ihtiyati tedbir için ihtiyati tedbir sebeplerinin yaklaşık olarak ispatlanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına ... tescil nolu '' ...'' İbareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişiler ..., ... ve ...'ın 26/02/2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; " ...Yukarıda açıklanan ve re‟sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda dosya münderecatında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelenip değerlendirildiğinde;
Davalı yana ait dava konusu markanın SMK 6/3, 6/6, 5/1-b, 5/1-c, 5/1-e hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, SMK 6/9 kapsamındaki talepler bakımından nihai takdirin mahkememize ait olduğu..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davacı vekilinin 18/02/2025 tarihli dilekçesi ve davalı vekilinin 21/02/2025 tarihli dilekçesi ile sulh olduklarını ve sulh protokolü kapsamında karar verilmesini talep etmişlerdir. Tarafların vekaletnamelerinde sulh'e yetkileri olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 315. Maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini, ayrıca taraf vekillerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiş olduğu görülmekle, dosya ele alındı incelendi;
Katip ¸ Hakim · ¸
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/110, K. 2025/58, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama