KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/213 Esas
- Karar no
- 2025/164
- Dava
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/11/2024
Karar Metni
1.974 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin ... yazılımının tüm Dünya’da ve Türkiye’de de eser ve lisans hakkı sahibi olup ekte mahkemeye sunulan Hak Sahipliği Belgesinden de anlaşılacağı üzere tüm dünyada hukuki olarak ... yazılımının eser ve lisans hakkı sahibi olduğunu, bu kapsamda da başta Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu olmak üzere diğer tüm kanunlar çerçevesinde ürünün lisans hakkının korunması için dava, ihtiyati tedbir kararı alınması talebinde bulunma ve takip etme, tespit, baskın ve ürün toplaması yapma, şikayet ve her türlü yasal işlemi başlatmaya yetkili olduğunu,
davalı şirketin şubesi olan ... şubesinde davacıya ait ... yazılımının lisanssız olarak kullanıldığı mahkeme kanalı ile tespit edildiğini, merkezi ...'da bulunan davalı şirketin şubesi (... TİC. A.Ş. ... ŞUBESİ) tarafından, bilgisayarlara izinsiz ve yasal olmayan şekilde ... yazılımlarının yüklendiği ve bu bağlamda lisanssız yazılım kullanımının söz konusu olduğunun tespiti, ...
3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ...D.İş sayılı dosyasından tarafımızca talep edilmiş olup bu talebimiz doğrultusunda davalı Şirketin belirtilen şube adresinde ("..."'de) 21.06.2016 tarihinde delil tespiti işlemi gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen delil tespiti nihayetinde Davalı Şirketin iş yerlerinde bulunan bilgisayarlarda; davacı şirketin 5846 Sayılı FSEK anlamında mali hak sahibi olduğu yazılımların, haksız ve lisanssız olarak çoğaltıldığı ve kullanıldığının ...
3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ...
D.İş dosyasından düzenlenen bilirkişi raporundan anlaşıldığını, davacının dava sonunda herhangi bir hak kaybına uğramaması adına, davalı firmada lisanssız yazılım kullanıldığının tespit edildiğinin mahkeme kararı ile sabit olması nedeni ile davalı adına kayıtlı taşınmaz mal ve taşınır araçlara söz konusu dava değeri miktarında ön inceleme duruşması beklenmeksizin hüküm kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına, FSEK m.22 ve m. 68 vd. uyarınca lisanssız çoğaltıldığı ve kullanıldığı tespit edilen tüm yazılımların FSEK m.68 uyarınca toplam bedellerinin üç (3) katının tazminat tutarı olarak;
bilirkişi incelemesi sonucunda hesaplanarak belirlenecek fazlaya ilişkin bedeli talep ve ıslah etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla HMK m.109 uyarınca açtığımız işbu kısmi davada (şimdilik) 1.000 USD'nin (zararın meydana geldiği tarih olan delil tespitinin gerçekleştirildiği 21.06.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan yıllık en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte) fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde FSEK m.22 ve m. 68 vd. uyarınca lisanssız çoğaltıldığı ve kullanıldığı tespit edilen tüm yazılımların FSEK m.68 uyarınca toplam bedellerinin üç (3) katının tazminat tutarı olarak (HMK madde 109 hükmü uyarınca kısmi dava şeklinde) talep ettiğimiz 1.000 USD'yi (zararın meydana geldiği tarih olan delil tespitinin gerçekleştirildiği 21.06.2016 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere ıslahla artırdığımız toplam tazminat talebimiz üzerinden işleyecek devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan yıllık en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte) 96.000 USD'ye artırarak,
fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı üzerinden davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle.
Somut olayda huzurdaki davaya konu edilen lisanssız yazılım işlemlerinin gerçekleştirildiği tarih olarak davacı tarafından ileri sürülen tarihin 2016 olduğunu dolayısıyla BK’nın zamanaşımı süresine ilişkin olan md.146 uyarınca, söz konusu süreler sadece TBK 49. madde 1. fıkrasında yer alan haksız fiillerden doğan borç ilişkileri için değil, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda (FSEK) öngörülmüş olan tazminat davaları için de geçerli olacağı sabit olduğundan.
TBK M.72 kapsamında haksız fiil sebebiyle tazminat davası açma süresi haksız fiil sorumluluğu isnat edilebilecek kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl olduğunu, huzurdaki davanın ise 15/11/2024 tarihinde ikame edildiğini, açıklanan nedenler kapsamında huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler 19/04/2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle. Dosyada bulunan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ...D.İş sayılı dosyasına sunulan 28.06.2016 tarihli bilirkişi raporu ile davalının adresinde bilirkişi marifetiyle yerinde yapılan inceleme sonucunda.
2 adet bilgisayarda bahsi geçen “...” yazılımın kurulu ve çalışır durumda olduğu, ancak davalının bilgisayarlarında tespit edilen “...” yazılımları ile ilgili davalı tarafça dosyaya sunulan herhangi bir fatura / belge görülmediği, tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davalıya ait 2 adet bilgisayarda tespit edilmiş olan davacının hak sahibi olduğu “...” yazılıma ait İki (2) Adet “...” versiyonlu yazılım programların davalı tarafından belgelendirilemediği, bu nedenle lisanssız yani izinsiz kullanıldığı, mahkemece dava tarihi itibari ile telif bedelinin tespiti talep edilmiş olduğu anlaşıldığından,
delil tespiti tarihi olan 21.06.2016 günü TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) USD/Dolar kurunun “2,90 TL” olduğu, davaya konu yazılımların rayiç bedelinin tespiti yönünde yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından dosyaya sunulan fatura örneklerinde bahsi geçen “...” versiyonlu yazılım programının ek ürün/modül olmaksızın rayiç bedeli kontrol edilmiş ve geçmiş yıllara ait ilgili programın versiyonu için davacı tarafından dava dışı firmalara kesilen faturaların genelinin KDV dahil fiyatının “18.880-Dolar” ile “19.263-Dolar” arası lisans bedeli olarak fatura edildiği görülmektedir.
Davacı da dava dilekçesinde ek ürün/modül olmaksızın lisans bedeli olarak hesaplama yapmış olduğu anlaşıldığından ve ek ürün/modüllere ait dosyaya örnek faturalar sunulmadığından, dava konusu bahsi geçen “...” versiyonlu yazılım programının ek ürün/modül olmaksızın 1 adet rayiç bedelinin en düşük fatura edilmiş tutarı baz alınarak (KDV Dahil) 18.880 USD/Dolar olduğu kanaati oluştuğu, delil tespiti tarihindeki kur nazara alınarak 1 adet rayiç bedelinin (KDV Dahil) 18.880 USD x 2,90 TL = 54.752 TL (Türk Lirası) olduğu, 2 adet rayiç bedeli ise (KDV Dahil) 54.752 TL x 2 = 109.504 TL (Türk Lirası) olduğu,
davaya konu “...” adlı bilgisayar programlarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) anlamında “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, davacının ilgili bilgisayar programı üzerinde mali hak sahibi olduğu, davalının kontrolünde olan bilgisayarda davacıya ait eser niteliğindeki yazılımların izinsiz olarak çoğaltıldığının tespit olunduğu ve bu kapsamda davacının mali haklarına tecavüz edildiği,
takdir mahkemeye ait olmak üzere, FSEK 68. madde uyarınca rayiç bedelin en çok üç kat fazlası talep edilebileceğinden yukarıda tespit olunan rayiç bedelin 3 katı bedelin 1 adet yazılım için (KDV Dahil) 18.880 $ X 2,90 = 164.256 TL (Türk Lirası) olduğu görüşlerini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalığın; davacı şirketin eser ve lisans hakkı sahibi olduğu ... yazılımlarının FSEK m.22 ve m.68’e aykırı olarak lisanssız olarak çoğaltılması ve kullanımı nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile (HMK m.109 kapsamında kısmi dava olarak) FSEK m.68 uyarınca tazminat istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Her ne kadar davalı tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de işbu davadaki taleplerin esasını teşkil eden FSEK madde 68 hakkındaki Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, hak sahibinin bedel talebinin mahkemece kabulü halinde, taraflar arasında farazi sözleşme kurulmuş sayılacağından, hükmedilen bedelin ödenmesi sonucu farazi sözleşme gerçek sözleşmeye dönüşecek olup FSEK m. 68 kapsamında eser sahibi TBK’nın 147. maddesindeki sözleşmeye ilişkin 10 yıllık zamanaşımı süresini ileri sürebilecektir.
Haksız fiilin meydana geldiği tarih ve ıslah tarihi nazara alındığında gerek dava gerekse ıslah tarihi süresinde olup, davalı yanın bu yöndeki itirazları yerinde bulunmamıştır.
Davalının merkez adresi mahkememizce yapılan sicil kayıt sorgulamasında mahkememiz sınırları içerisinde olup HMK madde 6'da "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" yolunda sevk edilen genel yetki kuralı uyarınca; davalının Ticaret Sicil gazetesinde ilan olunan merkez adresindeki yetkili olan mahkememiz nezdinde HMK hükümlerine uygun bir şekilde açılmış olduğu anlaşıldığından yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde. Dosyada bulunan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ...D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile davalının adresinde bilirkişi marifetiyle yerinde yapılan inceleme sonucunda.
2 adet bilgisayarda bahsi geçen “...” yazılımın kurulu ve çalışır durumda olduğu, ancak davalının bilgisayarlarında tespit edilen “...” yazılımları ile ilgili davalı tarafça dosyaya sunulan herhangi bir fatura / belge görülmediği, tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davalıya ait 2 adet bilgisayarda tespit edilmiş olan davacının hak sahibi olduğu “...” yazılıma ait İki (2) Adet “...” versiyonlu yazılım programların davalı tarafından belgelendirilemediği, bu nedenle lisanssız yani izinsiz kullanıldığı,
izinsiz kullanımın dava öncesi ikame edilen tespit ve ceza dosyası ile de usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği, izinsiz kullanımın tartışmasız şekilde saptandığı, davacının FSEK 68. Madde kapsamındaki talebinin yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik uygulamasında da kabul gördüğü üzere: İzinsiz olarak kullanılan eserin, FSEK'nın 68. maddesi uyarınca belirlenecek rayiç değerinin üç katına hükmedilmesi gerekmektedir :
"...mahkemece izinsiz olarak kullanıldığı kabul edilen eserin, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca belirlenecek rayiç değerinin üç katına hükmedilmesi gerekirken...". (YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ, E...., K. ..., T. 10.12.2014)
Davalı, davanın TBK madde 99 hükmüne göre açılamayacağını iddia etmiş ise de iş bu iddia yerinde olmayıp;
TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARA İLİŞKİN TEBLİĞ madde 8/11 hükmüne göre, "Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür".
Dava konusu ... yazılımı da "bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılım" olduğundan satış sözleşmelerinin döviz cinsinden kararlaştırılmasına da hukuken cevaz verilmiştir.
Yargıtay’ın, FSEK madde 68 hükmü uyarınca açılan davalarda; “taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerektiğinden, fiili ödeme günündeki TL karşılığı veya yabancı para üzerinden karar verilmesinde de bir usulsüzlük bulunmadığı” yolunda birçok emsal kararı mevcuttur. (YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ, E. ..., K. ..., T. 27.11.2006)
O halde Yargıtay uygulamasında da kabul edildiği gibi; davacı tarafından usul ve yasaya uygun bir şekilde TBK madde 99/3 hükmü uyarınca talepte bulunulduğu üzere fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan usul ve yasaya uygun bilirkişi incelemesi neticesinde; delil tespiti tarihi olan 21.06.2016 günü davaya konu yazılımların rayiç bedelinin tespiti yönünde yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından dosyaya sunulan fatura örneklerinde bahsi geçen “...” versiyonlu yazılım programının ek ürün/modül olmaksızın rayiç bedeli kontrol edilmiş ve geçmiş yıllara ait ilgili programın versiyonu için davacı tarafından dava dışı firmalara kesilen faturaların genelinin KDV dahil fiyatının “18.880-Dolar” ile “19.263-Dolar” arası lisans bedeli olarak fatura edildiği görülmektedir.
Davacı da dava dilekçesinde ek ürün/modül olmaksızın lisans bedeli olarak hesaplama yapmış olduğu anlaşıldığından ve ek ürün/modüllere ait dosyaya örnek faturalar sunulmadığından, dava konusu bahsi geçen “...” versiyonlu yazılım programının ek ürün/modül olmaksızın 1 adet rayiç bedelinin en düşük fatura edilmiş tutarı baz alınarak (KDV Dahil) 18.880 USD/Dolar olduğu, KDV hariç ise 16.000 USD olduğu,
bu durumda 2 yazılım için rayicin 32.000 USD olduğu anlaşılmakla FSEK 68. Maddesi gereği 3 katı nazara alınarak 96.000 USD alacağın 1.000 USD olan kısmına 21/06/2016(delil tespiti tarihi), 95.000 USD olan kısmına ise ıslah tarihi olan 13/05/2025 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD mevzuatına uygulanan yılık en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin REDDİNE dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/213, K. 2025/164, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama