KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/72 Esas
- Karar no
- 2025/32
- Dava
- Patent (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 04/04/2024
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Patent (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı firmaya ait ürünlerin, davalı yana ait söz konusu patente tecavüz etmediğinin tespitinin talep edilmiş olduğu, söz konusu patent işlem dosyasının, başvurunun en başından itibaren geçirdiği tüm aşamaları içerecek şekilde, tarifname, istem ve şekillerin tümü ile celbi talep edildiğini, ... sayılı Avrupa Patentinin, Avrupa Patent Ofisi nezdinde yürütülen tüm patentlenme sürecine ilişkin bilgi ve doküman, söz konusu bilgi ve doküman kamunun bilgisine açık olup, mahkemece yapılacak inceleme sırasında söz konusu dokümanın da dikkate alınmasının talep edildiği,
davacıya ait “...” ticari isimli ürüne ilişkin, davalı patentinin koruma kapsamında olan bilgilerin karşılaştırılabilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin, davacıya ait dava konusu ürüne ilişkin bilgi ve belgelerin ticari sır niteliğinde olup, gizlilik niteliğine haiz olduğunu, ayrıca söz konusu bilgilerin ...
Yönetmeliği'nin 40. Madde gereğince de gizli nitelikteki belgeler olduğunu, davacıya ait dava konusu ürünün, davalı yana ait ... sayılı patent belgesi ile korunan unsurlardan farklı olduğu hususunu ispatlayan bilimsel rapor, bu rapor içeriği ve ekinde yer alan bilgi ve belgelerin davacıya ait ruhsat dosyasına ilişkin verileri içermekte olduğunu, bu hali ile davacının ticari sır niteliğindeki bilgilerini içermekte olduğunu, rapor incelendiğinde görüleceği üzere davacıya ait ürünle davalı yana ait patent belgelerine konu buluşların farklı olduğunu,
davacı firmanın dava konusu ürünü ile davalı yana ait patent belgelerine tecavüz edilmediğinin kesin olarak ortaya çıktığını, ancak söz konusu dokümanın davacıya ait ticari sır niteliğinde bilgileri içerdiğinden Mahkemece gizli kayıtlı olarak kasaya alınması yolunda karar verilmesini, bu nedenle söz konusu rapor ve eklerin gizlilik kararı sonrasında dosyaya sunulabileceğini, mahkemece uygun görülmesi halinde bilirkişi incelemesi sırasında ibraz edileceğini, bilirkişi incelemesi, eldeki davada davalı yana ait patent belgesinin koruma kapsamı incelendiğinde, davada bilirkişi olarak görev yapması gereken teknik uzmanların,...
Dallarında görev yapan akademisyenler arasından seçilmelerini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle ve delilleri ile ispatlayacakları davalarının kabulü ile her türlü dava ve maddi manevi tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya ait ruhsat başvuru dosyasına ilişkin belgeleri içeren teknik mütalaanın taraflarından dosyaya ibrazı öncesinde gizlilik kararı ile söz konusu belgelerin kasaya alınmasına ya da bilirkişi incelemesi sırasında sunulmasına karar verilmesine,
davacıya ait ve dava konusu edilen “...” ticari isimli ürünün, davalı yan adına koruma altına alınmış olan ... sayılı patent belgesi ile korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespitine, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı ...'un İsviçre merkezli bir ilaç şirketi olduğunu, ...' un yüksek kalitede ve uygun maliyetli ilaçlar geliştirmeye, üretmeye ve pazarlamaya odaklanmış olan itibarlı bir şirket olduğunu, stratejik ve müşteri odaklı yaklaşımıyla ...' un dünya çapında jenerik ilaç endüstrisindeki en büyük ve en saygın iki şirketten biri haline geldiğini ve üstün kalitesiyle dünya çapında bir ün kazandığını, davacı ...
A.Ş. tarafından davalı aleyhine, davacıya ait “...” ticari ismi ile geliştirdikleri ürünün, davalıya ait ... sayılı patente (“...”) tecavüz teşkil etmediğinin tespiti ile Mahkeme huzurundaki davanın ikame edildiğini, dava dilekçesinin İsviçre'de mukim olan davalıya 15.07.2024 tarihinde yurt dışı tebligat vasıtasıyla tebliğ edildiğini, cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde sunulduğunu, davacının yalnızca Patent'in ana koruma kapsamı olan 1, 5 ve 7 numaralı bağımsız istemlerde kullanılan dapagliflezin amorf formda iken, kendi ürün formülasyonunda kullanılan dapagliflezinin amorf formda olmadığını,
dolayısıyla davaya konu ürününün Patent'i ihlal etmediğini belirtmekle yetindiğini, dava dilekçesinde davalının patentine ilişkin yalnızca bir kısım bilgilere yer verilmişse de patent korumasının kapsamının belirlenmesinin son derece teknik bir değerlendirme gerektirmekte olduğunu, bir uzman tarafından incelenmesinin gerektiğini, davacının geliştirdiğini iddia ettiği dava konusu ürün ile ilgili hiçbir bilgi vermeden, davalının patentine ilişkin açıklamalarda bulunmasının davanın esasına dair hiçbir nitelik taşımadığını,
bir patentin koruma kapsamının ne olduğu ve nasıl belirleneceğinin 6769 sayılı SMK m. 89'da ayrıntılı bir şekilde düzenlendiğini, ilgili hükme göre patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenmekte olduğunu, ancak tek başına istemlerin yeterli olmayıp istemlerin yorumlanmasında tarifname ve varsa resimlerin kullanılmasının da gerektiğini, korumanın kapsamının belirlenmesinde eşdeğerler doktrini gibi bir takım ilkelerin de açıkça sayılmakta olduğunu, dolayısıyla patentin koruma kapsamının belirlenmesinin oldukça teknik bir değerlendirme gerektirmekte olduğunu,
davacıya ait geliştirildiği iddia edilen farmasötik ürünlerle ilgili somut veriler konulmasından sonra bilirkişi marifetiyle incelenmesinin gerektiğini, teknik incelemeye ilişkin esasa dair bir cevap verilmesinin ancak söz konusu bilgi ve belgelerin davacı yan tarafından sunulmasının ve bunların taraflarınca incelenmesi sonrasında mümkün olabileceğini, davacı tarafından dava konusu ürüne ilişkin herhangi bir bilgi veya belge sunulmamış olması nedeniyle, davacının iddialarının değerlendirilmesi ve esasa ilişkin beyanlarının ortaya konulmasının mümkün olmadığını,
davanın esasına ilişkin teknik cevapları sunabilmeleri için ilgili bilgi ve belgelerin davacı tarafından sunulması ve taraflarınca incelenmesi gerektiğini, ayrıca bu davada ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının, davalının patentine tecavüzün somut olgularla ortaya koyması gerektiğini, davacının ürününe dayalı herhangi bir ruhsat veya ruhsat başvurusu olup olmadığının bile belli olmadığını, davacının bu konuda da Mahkemeyi bilgilendirmesi gerektiğini, hukuki dinlenilme hakkı kapsamında,
davacı tarafından geliştirildiği iddia edilen ürünü güvenilir bir kaynaktan bütün detaylarıyla inceleme hakkına sahip olan davalının hakkını kullanabilmesi için, bir ara karar oluşturulması gerektiğini, öncelikle dava dilekçesinde bahsi geçen davaya konu formülasyon ve ürün ile ilgili bilgi ve belgelerin taraflarınca incelenebilmesi için davacı tarafından dosyaya veya Mahkeme kasasına sunulması için davacıya süre verilmesine, anılan bilgi ve belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulması akabinde taraflarınca incelenebilmesine,
davacı tarafa ait dava konusuna ilişkin, mevcut davanın çözüme kavuşturulması açısından güvenilir ve detaylı bir kaynak teşkil edebilecek bir ruhsat veya ruhsat başvurusu var ise, ruhsat dosyası üzerinde inceleme yapabilmeleri için yetki verilmesine, davacı tarafından geliştirildiği iddia edilen dava konusu ürünün davalı patentine olası tecavüz ihtimali göz önünde bulundurularak, dava konusu ürün ile ilgili bilgi ve belgeler paylaşıldıktan sonra sunulacak esasa ilişkin cevapları doğrultusunda, davanın esastan reddine, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; Davacıya ait “...” ürününün, davalı adına tescilli ... sayılı patente tecavüz etmediğinin tespiti talepli olarak açıldığına ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada taraflar sulh olduklarını beyan etmişlerdir. HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
Mahkememizin 04.02.2025 tarihli duruşmasında; davalı vekilince sunulan 04.02.2025 havale tarihli Sulh Protokolünün Tasdikine, Sulh olunmakla Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/72, K. 2025/32, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama