KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/189
- Karar no
- 2026/100
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan),
- Dava tarihi
- 23/09/2022
Karar Metni
4.463 kelime·22 dk okuma·9 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketin ...
Şirketinin, 02.08.2021 tarihinde ... adresinde mobil uygulama geliştirmek üzere kurulmuş olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu ilk günden bu yana ... ismini verdiği tanışmak ve sosyalleşmek isteyen kişileri önce dijital ortamda bir araya getiren ve ardından güvenilir ortamda, zamanda ve uygun araçları sağlayarak kişilerin yüz yüze tanışmasını sağlayan bir sosyalleşme uygulaması üzerine çalışmakta olduğunu, müvekkili şirketin bu kapsamda ilk önce iş planını oluşturarak devamında uygulamanın tasarımlarını yaptırdığını ve ardından da yazılım sürecine başlamış olduğunu,
Türk Patent ve Marka Kurumu'na 08.10.2021 tarihinde başvurarak logosunu ve ... ismi ile "..." sloganını ...
Nace kodu ile "Sosyal ağ oluşturma hizmetleri" kapsamında tescil ettirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bu başvuru ilgili prosedür izlendikten sonra 17.05.2022 tarihinde ... tescil numarası ile tescil edildiğini, yine bununla birlikte müvekkili şirketin ... ile ... sitelerinin domain adreslerini, @... mail uzantısını ve "..." ... adreslerini açmış olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri, ...uygulamasının çıkış süreçlerine hazırlık yaparken henüz yeni kurulduğunu belirtilen ... isimli internet sitesine denk gelmiştir ve ayrıca "... "isminde ..., .... ve ... sosyal medya hesapları açıldığını,
ilgili hesaplar incelendiğinde ise müvekkil şirket ile aynı işi yapmaya çalıştıkları görülen ... isimli bir platforma denk gelinmiş olduğunu, yapılan bu tespitlerin üzerine ... isimli internet sitesinde adres olarak belirtilen ...adresine ve ...'ın sosyal medya hesaplarının mesajlaşma bölümünden müvekkil şirketin isminin ... olduğu, ... markasının müvekkil şirket adına tescil edildiği ve müvekkil şirketin sosyal medya ağı oluşturma hizmeti sunduğu,
... ismiyle kurulan internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlara göre tamamen müvekkil şirket ile aynı şekilde hizmet vermeye çalıştığı ve bu durumun açıkça iltibas yarattığı ve dolayısıyla ... markasının bu alanda izinsiz kullanılamayacağı ve bu duruma son verilmesi gerektiği aksi takdirde ise yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiği, ihtarnamelerin gönderilmesinden kısa bir süre sonra ise ...isimli Instagram hesabından yasal yollardan iletişime geçilmesinin mesaj olarak gönderildiği, dolayısıyla işbu davanın açılması zarureti doğmuş olduğunu, Müvekkil şirket adına TPE nezdinde tescilli olan ''...'' markası ile,
davalı tarafça tescilsiz marka olarak kullanılan ''...'' ibaresinin asli unsurları aynı olduğunu, tüm bu nedenlerle ... isimli internet sitesine ve ...isimli ..., ... ve ... sosyal medya hesaplarına erişimin tedbiren engellenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı yana ait ... isimli şirketin 02.08.2021 tarihinde kurulduğu, davacı yana ait markanın Türk Patent ve Marka kurumuna ... başvuru numarası ile ... ismi ve “...” sloganıyla ...
Nice sınıfında 17.05.2022 tarihinde tescil edildiği, davalıya ihtarname gönderildiği ve sosyal medya üzerinden davalı ile iletişime Geçildiği, davalının, davacı yana ait şirketin itibarını zedeler nitelikte paylaşımlarda bulunduğu, davalı şirket ile davacı şirketin aynı mal ve hizmet sınıfında olduklarından kullanımlarının iltibasa yol açabileceğini, davalı yan tarafından ... isminin kullanılarak davacı yana ait markaya tecavüzün öncelikle tedbiren durdurulmasını karar verilmesi ile tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile davacı yan şirketin maddi ve manevi zararlarının tazminini talep ve beyan ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Objektif dava yığılması içeren asıl davanın tüm talepler yönünden reddine karşı davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... başvuru numaralı "..." ve "..." ibareli marka haklarına tecavüzün tespitine, söz konusu tecavüzün dava süresince tedbiren dava neticesinde kesin olarak önlenmesine, durdurulmasına ve tecavüzün kaldırılmasına ("../" ".../" hesaplarına erişimin engellenmesine,
müvekkil şirket adına tescil edilen “...” ve "..." ibareli markalar ile ilgili metin, işaret, şekil gibi unsurların davacıya ait tüm sosyal medya hesapları ile maddi ve dijital ortamlardan kaldırılmasına,) haksız rekabete ilişkin maddi tazminat hakları ve manevi tazminata ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 150.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkili davalı karşı davacıya ödenmesine her bir dava ve talep yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı/ karşı davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
Asıl ve birleşen dava kapsamında ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. Asıl ve birleşen dava kapsamında bilirkişi incelemeleri yapılmış, alınan raporlar taraflara tebliği edilerek beyan ve itirazları dosya arasına alınmıştır. alınmıştır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık; Dava konusu uyuşmazlığın; asıl ve birleşen davadaki esas dava kapsamında dava dilekçesi kapsamına göre; davalı yanın davacının tescilli ... esas unsurlu markasına yönelik husule gelen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması ile davacı şirketin maddi ve manevi zararlarının tazmini istemi kapsamında açıldığı, birleşen davadaki karşı davanın ise karşı davacının ... esas unsurlu markalarına yönelik karşı davalının tecavüzde bulunulup bulunulmadığı manevi tazminatına ilişkin açıldığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Asıl ve birleşen davacı şirketin dava dilekçesi ekinde yer alan İTO kaydından da anlaşılacağı üzere 02.08.2021 tarihinde kurulduğu, kurulduğu tarihten sonra ise Türk Patent ve Marka Kurumu'na 08.10.2021 tarihinde başvurarak logosunu ve ... ismi ile "..." sloganını ... Sınıfta "Sosyal ağ oluşturma hizmetleri" kapsamında tescil ettirtiği ve yine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bu başvuru ilgili prosedür izlendikten sonra 17.05.2022 tarihinde ... tescil numarası ile tescil edildiği ve yine devamında ... ile ... sitelerinin domain adreslerini, ... mail uzantısını ve masaturkiye ... adreslerini açtığı anlaşılmıştır.
Birleşen dava dosyası davalı şirket ise; bizatihi asıl dava kapsamında sunulu cevap dilekçesinde aşağıda yer aldığı gibi geçtiği üzere
" Müvekkil şirket tarafından geliştirilen mobil uygulamanın tüm haklarını korumak amacıyla 29.12.2021 tarihinde Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapılmış,...tescil numaralı “...” ibareli marka 18.08.2022 tarihinde ... Nice kodu ile müvekkil şirket adına tescil edilmiştir."
Yukarıda geçen cevap dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere asıl ve birleşen davanın konusunu oluşturan mobil uygulama hizmeti kapsamında olan eylemlere ilişkin mobil uygulamanın tüm haklarını korumak amacıyla davalı ... şirketi tarafından 29.12.2021 tarihinde Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapılmış, ... tescil numaralı “...” ibareli marka 18.08.2022 tarihinde ... Nice kodu ile davalı şirket adına tescil edilmiştir.
Görüldüğü üzere davalı ... şirketin davanın konusunu teşkil eden sosyal ağ oluşturma hizmeti kasamında telakki edilen mobil uygulama hizmeti kapsamında ilk olarak 29.12.2021 tarihli TPMK başvurusu ile... tescil numaralı marka üzerinde tescil hakkını elde ettiği lakin yukarıda da belirtildiği üzere asıl ve birleşen dava kapsamındaki davacının ... ibareli markasının başvuru tarihi 08.10.2021 tarihi olup, davalının belirttiği başvuru tarihinden öncedir. Ve yine ... şirketinin ... ibaresini ihtiva eden başkaca markaları bulunmakta olup iş bu markalar aynı zamanda birleşen davadaki karşı davanın da dayanağını oluşturmakta olup, ilgili markaların ise( ... sayılı marka hariç) başvuru tarihlerinin asıl ve birleşen dava dosyası davacı şirketinin markasının başvuru tarihinden sonrasına ilişkindir.
... sayılı marka her ne kadar başvuru tarihi itibari ile davacı markasından önceye dayanmakta ise de, ilgili markanın yapılan incelemesinde markanın ... Sınıf kapsamında "Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç). Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.
Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetleri. Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. " tescilinin bulunduğu ve tescil olduğu mal ve hizmet sınıfının sosyal ağ oluşturma hizmetine ilişkin bir koruma sağlamadığı açıktır.
Nitekim asıl davaya karşı sunulan cevap dilekçesindeki " Müvekkil şirket tarafından geliştirilen mobil uygulamanın tüm haklarını korumak amacıyla 29.12.2021 tarihinde Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapılmış" iş bu beyanda esasen davalı ... şirketinin, eski tarihli ... markasının( 2008 tarihli) iş bu davanın konusunu teşkil eden sosyal ağ oluşturma hizmetleri kapsamında koruma sağlamadığı hususunun zimni ikrarı mahiyetinde olup zira davalı ... şirketi mobil uygulamanın haklarını koruma gayesi ile ilk olarak davacının markasının başvuru tarihinden sonraki tarih olan 29.12.2021 tarihinde marka başvurusu yapma girişiminde bulunmuştur.
Yukarıda da belirtildiği üzere davalı ... şirketinin ... sayılı markası iş bu davanın konusunu teşkil eden sosyal ağ oluşturma hizmetleri kapsamına ilişkin koruma sağlamadığı, iş bu markanın davalı ... şirketi yönünden şirkete önceye dayalı hak sağlamayacağı ayrıca dosya kapsamına alınan 30/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda da isabetle tespit edildiği üzere davalı ... şirketi adına kayıtlı 2008 tarihli yukarıda bahsi geçen markası siyah bold zemin üzerinde kelime markasıdır. Bu markanın ayırıcı yada hangi mal ve hizmette olduğunu tüketici nezdinde çağrışım yapacağı bir özelliği bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler kapsamında sosyal ağ oluşturma hizmetleri kapsamındaki hizmet sınıfı yönünden ... esas unsurlu marka üzerinden davacının TPMK nezdinde davalıdan önce yapmış olduğu başvuru ile önceye dayalı hak sahipliğini elde ettiği,
davalı ... şirketinin bahsi geçen " sosyal ağ oluşturma hizmetleri" hizmet sınıfı yönünden önceye dayalı hak sahipliğini elde etmesine imkan tanıyacak iş bu hizmet sınıfını koruma altına alan bir tescilli marka olmadığı gibi ... esas unsurlu markayı davacının markasının başvuru tarihinden önce " sosyal ağ oluşturma hizmetleri" yönünden kullanım sonucu ayırt edici hale getirmesine imkan sağlayacak bir kullanımı da olmadığı sabit olup bu hususun tevsiki mahiyetinde olan asıl davaya sunulan cevap dilekçesinin bir başka bölümünde "Müvekkil şirketçe geliştirilen mobil uygulama ile verilecek hizmetlerin kullanıcılara ulaştırılması amacıyla 2022
yılı haziran ayından itibaren internet sitesi ve sosyal medya hesapları oluşturulmuş, verilecek hizmetler ve gerçekleştirilen faaliyetler hakkında paylaşımlar yapılarak tanıtım ve reklam faaliyetleri yürütülmektedir." cümlesi yer almakta olup, iş bu cümle ile de davalı ... şirketinin sosyal ağ oluşturma hizmeti kapsamında kabul gören mobil uygulama hizmetine ilişkin kullanımlarının 2022 yılı haziran ayı sonrasında olduğu,
bu tarihin de davacı şirketin yapmış olduğu marka başvurusu tarihinden sonrasına ilişkin olduğu nitekim dosya kapsamına alınan 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda da davalı ... şirketinin ... isimli uygulamaya ilişkin harcamalarının 2022 yılı ve sonrasına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davacı şirketin tescilli markası olan ... tescil sayılı markanın .... Sınıfta " sosyal ağ oluşturma hizmetleri" kapsamında tescili olduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal ağ hizmetleri; kullanıcıların internet üzerinden profiller oluşturarak(metin, fotoğraf ve video) içerik paylaştığı, diğer kullanıcılarla etkileşime girdiği ve topluluklar kurduğu dijital platformlardır.
Davalı ... şirketi tarafından geliştirilen mobil uygulama bilirkişi incelemesi dahi yapılmasına gerek kalmadan bir sosyal ağ oluşturma hizmeti olduğunun anlaşıldığı sabit olup, somut durumu daha net gösterilebilmesi adına örnek olarak belirtmek gerekirse 14.08.2025 tarihli raporun .... Sayfasının üst kısmında davalıya ait hesapta " şehrin ilk sosyal sosyal etkinlik ağı ile tanış" ibaresi mevcut olup, esasında sunulu deliller ve alınan rapor ve davalı şirket kullanımlarının sosyal ağ oluşturma hizmeti kapsamında olduğu sabit hale gelmiştir.
Bizatihi davalı yanın asıl davaya sunduğu cevap dilekçesinden de anlaşılacağı üzere bu hizmetin korunması amacı ile marka başvurusu 29.12.2021 tarihinde yapılmış, bu uygulamanın tanıtılması ve maruf hale getirilmesi hizmetinin ise 2022 yılı haziran ayından sonra yapılmış olup, davacının tescilli markası olan ...tescilli ... esas unsurlu markası ile " sosyal ağ oluşturma hizmetleri" alanında davalı ... şirketinden önceye dayanan hak sahipliğini elde ettiği sabit olup, alınan bilirkişi raporları ile de bu husus tartışmaya açık olmayacak şekilde saptanmıştır.
Davacı markasını 08.10.2021 tarihinde logosunu ve ... ismi ile "..." sloganını ... Nace kodu ile "Sosyal ağ oluşturma hizmetleri" kapsamında tescil ettirmiştir. Davalı şirket her ne kadar cevap dilekçesiyle birlikte kendilerinin ... markasını daha önce kullandıklarını iddia etmiş ve bu kapsamda deliller ibraz etmiş ise de sunulu delillerin iş bu iddiayı ispata yarar mahiyette bulunmadığı görülmektedir.
Zira davalı şirket her ne kadar 2020 yılında fikri ortaya çıkardıklarını beyan etmişse de ... markasını " sosyal ağ oluşturma hizmetleri " kapsamında davacı şirketin tescilinden sonra kullanmaya başladıkları ortadadır. Davalı şirket tarafından Dosyaya sunulan faturaların tamamı 2022, 2023 ve 2024 yıllarına aittir. 2021 yılına ait olan faturalarda da ... markasının kullanımıyla ilgili hiçbir bilgi de bulunmamaktadır.
Davalı şirketin, davacı şirketin ... markasını tescil ettiği dönemde davalı şirketin piyasadaki bulunan bir uygulaması veya sosyal medya hesabı da yoktur. Dolayısıyla da davalı şirketin öncelikle kullanım hakkına sahip olduğunu iddiasını ispata yarar delil bulunmamaktadır. Nitekim alınan bilirkişi raporları ile de istikrar ve isabetle davacı şirketin ... ibareli marka üzerinde( sosyal ağ oluşturma hizmetleri) alanında önceye dayalı hak sahibi olduğunu ortaya koymuştur.
Davalı şirket cevap dilekçesinde kendilerinin ... markasına sahip olduğunu iddia etmişse de buradaki esas yargılama konusu 45 numaralı sosyal ağ oluşturma hizmetleri sınıfıyla ilgilidir. Davalı şirketin farklı sınıflarda ... markasını kullanmasına karşı bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dolayası ile davalı şirketin ... ibaresini farklı mal ve hizmetlerde kullanmasının iş bu dava ile ilgisi bulunmamaktadır.
Davalı şirket her ne kadar ... başvuru numarasıyla ... markasının ... numaralı sınıftan tescil ettiğini iddia etmişse de iş bu marka davacı şirketin tescilli markasından sonraya ilişkin olup iş bu tescilin davaya etkisi bulunmamaktadır.
Davacı şirket, ... markasını ve logosunu 45 numaralı sosyal ağ oluşturma hizmetleri kapsamında mobil uygulama geliştirme sürecinde kullanmakta olup ikame edilen dava ile bu sınıf içerisindeki marka hakkını koruma altına almaya çalışmakta olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı şirket her ne kadar davacı şirketin ... markasını kullanmadığını iddia etmişse de bu savunmanın somut dava nezdinde bir etkisi olmadığı, zira davacı şirketin söz konusu markayı kullanmadığı varsayımında da markanın kural olarak tescille doğacağı , sosyal ağ hizmetleri alanında ilk korumayı davacı şirketin tescille elde ettiği, davalı yanın bu alan kapsamında faaliyette bulunmak maksadı ile davacı şirketin marka başvurusunu yaptığı tarihten sonra marka başvurusunda bulunduğu,
davalı şirketin ... ibareli markalarının sosyal ağ hizmetleri kapsamında marufiyet kazandırma noktasındaki faaliyetlerin de davacının marka başvurusunda yaptığı tarihten sonra olması sebebi ile her halükarda davacı şirketin ...
Sınıf kapsamında ... ibareli marka üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu, davacının markasının kullanmadığı savunması için kullanmama define başvurulması gerektiği, bu defiye başvurulmasının da usulen mümkün olmadığı zira markanın iptali için son 5 yıl içinde ciddi ve kesintisiz kullanımın olmaması gerekmekte olup, davacının tescilli markanın 2021 yılına ait olduğu, açılan asıl ve birleşen davaların ise 2022 ve 2024 yıllarına ilişkin olup, bu durumda kullanmama defi durumunda dahi davacının tescilli markasını kullanmamasının somut olaya bir etkisinin bulunmayacağı sabittir.
Davacı yana ait markanın asli unsurunun şekil unsurunda büyük harflerle yer alan “...” ibaresi olduğu, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen kullanımlarının da ... unsurunun şekil unsurunda küçük harflerle “...” olduğu , Karşılaştırmaya tabi marka ve dava konusu kullanımların işitsel ve anlamsal yönlerden benzerlik arz ettiği, Dayanak marka ve davalı yana ait olduğu tespit edilen kullanımlarda yer alan şekil benzerlikleri ile asli unsur olarak bulunan unsurların aynılığı hususlarının marka ve dava konusu kullanımları birbirine yakınlaştırdığı,
Davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği tespit edilen kullanımların davacı yanın markasının tescilli olduğu sınıfta yer alan hizmetler ile örtüştüğü, Bu çerçevede yukarıda aktarılan gerekçeler ile davalı şirkete ait olduğu tespit edilen kullanımların davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, dosya kapsamına alınan üç ayrı heyetten alınan bilirkişi raporunda da istikrar ve isabetle marka hakkına tecavüz eyleminin oluştuğu tartışmasız hale gelmiştir.
Davalı şirket vekili her ne kadar yapay zeka aracılığı ile analiz raporu sunmuş ise de, sunulu yapay zeka analiz raporunun iş bu dava kapsamında lehe değerlendirilmesinin mümkün olmadığı zira aynı konuya ilişkin davacı şirketin yapay zeka yolu ile yaptırdığı analiz sonucunun da bu defa davacı şirket lehine olduğu, bu durumun da yapay zeka analizinin somut dava dosyası yönünden bir taraf lehine delil değeri oluşturmayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalı şirket vekili her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturma dosyasında alınan raporu ibraz ederek lehine değerlendirme yapılmasını talep etmiş ise de ilgili rapor incelendiğinde, ilgili raporun davacı şirketin davalı şirket aleyhine marka tecavüzü eylemi olup olmadığı kapsamında değerlendirme içermekte olup,
iş bu dava kapsamında davalının mütecaviz eylemlerinin davacının tescilli markasındaki hizmet sınıfı ile aynı olup olmadığı noktasında etkin bir değerlendirme içermediği gibi davalı şirketin atıf yaptığı CBS dosyasının da davacı şirket tarafından sunulu beyan dilekçesi ekinde de görüldüğü üzere davacı lehine sonuçlandığı ve takipsizlik kararı verildiğinin sabit olduğu dolayısı ile ilgili CBS dosyası ve alınan raporun iş bu dava kapsamında davalı lehine değerlendirilebilecek mahiyette olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalı şirketin birleşen davaya yönelik sunduğu cevap dilekçesi ile" Bu marka hakkı kapsamında ciddi ekonomik yatırım ve büyük bir çaba ile "..." isimli mobil uygulamayı geliştirmiş ve mobil marketlerde yayınlamıştır. "..." uzantılı web sayfası,
"..." isimli ... hesabı üzerinden ve diğer sosyal ağlarda tanıtım faaliyetlerini yürütmektedir" şeklindeki beyanı ve yine dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında tespiti yapılan davalı şirketin sosyal ağ oluşturma hizmeti kapsamındaki mütecaviz eylemleri nazara alındığında davacının tescilli markasının koruma sağladığı " sosyal ağ oluşturma hizmetleri" kapsamında mütecaviz şekilde ... esas unsurunu kullanmak suretiyle geliştirdiği, tanıtımını ve faaliyetini yürüttüğü mobil uygulamanın tecavüz kapsamında olduğu,
yukarıda ayrıntısı ile ele alındığı üzere davalı şirketin eğlence ve kültür hizmetleri yahut diğer alanlarda yapmış olduğu faaliyetin iş bu davanın konusu olmayıp, iş bu davanın konusunun " sosyal ağ oluşturma hizmeti" kapsamında olup, davalı şirketin geliştirmiş olduğu sosyal ağ hizmeti kapsamında telakki edilen ... ibaresini esas unsur olarak içeren mobil uygulamanın tecavüz kapsamında olduğu gerek yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler gerek dosya kapsamına alınan aynı görüş ve değerlendirmeyi ihtiva eden raporlar ile sabit hale gelmiştir.
Yukarıda anılı sebeplerle;
BİRLEŞEN DAVADAKİ ASIL DAVA YÖNÜNDEN
Birleşen davadaki asıl dava kapsamında davalı olan ... şirketi yönünden Davacı şirket aleyhine husule gelen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılmasına karar verilmiştir.
Birleşen dava kapsamındaki manevi tazminat istemi yönünden;
Yukarıda aktarılan marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemler sebebi ile davacı şirketin manevi zararı doğmuş ve zararın davalı şirketin kusurlu eylemleri ile oluştuğu sabit olduğundan, manevi tazminat için koşulların oluştuğu değerlendirilmiş, talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat somut olay kapsamında uygun olup, birleşen davadaki asıl dava yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, faiz istemi bulunmadığından faize hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında birleşen davadaki asıl dava yönünden davacı şirketin haklılığın sabit görülmesi sebebi ile tedbir istemi de yerinde bulunmuş lakin mahkememizce ölçülülük ilkesine riayet etmek amacı ile evvela şirkete mehil verilmiş olup, anılı sebeplerle Tedbir isteminin kabulü ile;
hükmün etkinliğinin sağlanması amacı ile...internet sitesi ile bu site ile bağlantılı 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilgileri yer alan davalı şirkete ait sosyal medya hesapları ile ...ve ... uygulamalarındaki ... ibaresini ihtiva eden hesap ve alan adı ismi ile ... ibaresini ihtiva eden yayın içeriklerinin kaldırılması yahut değiştirilmesi için davalı tarafa gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 6 aylık kesin mehil verilmesine, kaldırılmaması halinde 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda bahsi geçen davalı tarafa ait alan adı ve mütecaviz hesaplara tedbiren erişim engeli kararı verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında birleşen davadaki asıl dava yönünden davacı şirketin haklılığı sabit görülmüş olup husule gelen tecavüz eylemleri sebebi ile ilan isteminde hukuki yarar var olduğundan Masrafı davalı tarafa ait olmak üzere birleşen davadaki asıl dava kapsamında verilen kararın Türkiye genelinde faaliyet gösteren tirajı yüksek bir gazetede masrafı davalı ... şirketine ait olmak üzere ilanına karar verilmiştir. Birleşen davadaki asıl dava kapsamında davacı şirket tarafından maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de; 27/03/2025 tarihinde tesis edilen ara karar ile
"1-Asıl dava dosyasında davacı vekiline maddi tazminata ilişkin seçimlik yöntemi bildirmek üzere 2 haftalık süre verilmiş ise de, davacı vekili bu süre içerisinde sunduğu beyanda maddi zararın neler olduğu ve zararın meydana geliş şekline dair bilgiler verdiği, ancak maddi tazminat isteminin SMK kapsamında hangi yönteme göre belirlenmesi gerektiğine dair beyanda bulunmadığı, ve yine birleşen dava dosyasında da talep edilen maddi tazminata ilişkin olarak seçimlik yöntemi bildirilmediği anlaşılmakla asıl ve birleşen dava dosyası davacı vekiline, SMK 151/2.
Md kapsamında seçimlik yöntemini bildirmek üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde seçimlik yöntemi bildirilmemesi halinde maddi tazminat istemli taleplerin usulden reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarın işbu ara kararın tebliği tarihi itibari ile yapılmış sayılmasına)" karar verilmiş, iş bu ara karar davacı vekiline tebliğ edilmiş ise de, davacı şirket birleşen dava kapsamında birleşen davadaki maddi tazminatın dayanağını açıklamadığı gibi kesin sürede seçimlik yöntem de bildirmediği,
birleşen dava kapsamında sadece maddi zararın olduğu bilgisi verilmiş ancak dayanak hiçbir bilgi verilmediği gibi davacı yanca SMK kapsamında seçimlik yöntem de bildirilmemiştir. Bu durumda davacı şirketin maddi zararının neler olduğunu ve yine seçimlik yöntemini de bildirmemesi sebebi ile maddi tazminata ilişkin davasını somutlaştıramadığı ve hali ile ispat edemediği değerlendirilmiş, maddi tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
BİRLEŞEN DAVADAKİ KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, asıl ve birleşen davada davacı yanın tescil olduğu markası üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu, hak sahibi olduğu markasını kullanmasının tecavüz kapsamında değerlendirilemeyeceği, ortada tecavüz olmadığı için tazminat isteminin de yerinde olmadığı görülmekle birleşen davadaki karşı davanın tüm istemler yönünden reddine karar verilmiştir.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında birleşen dava dosyası davalı/karşı davacısı şirket tarafından geliştiren ve faaliyete geçirilen ... ibaresini ihtiva eden mobil uygulama hizmetinin tecavüz kapsamında olduğu, asıl dava kapsamında davalı olarak gösterilen davalı Merve'nin söz konusu uygulamanın fikir faslında rol oynadığı ve yine her ne kadar bahsi geçen uygulamaların ... şirketine ait olduğu sabit ise de davalı Merve'nin fikir faslında yer almasının yanında aynı zamanda söz konusu uygulamaya ilişkin sosyal mecralarda tanıtıcı mahiyette eylemlerde bulunduğu,
nitekim mahkememizce verilen ve kaldırma yapılan kaldırma ilamında " Somut olayda davacı tarafından dava dilekçesi ile davalının İnstagram ve Twitter hesapları yönünden markaya tecavüzün ref'i ve men'i talep edildiği mahkemece davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de,
davacının bu iddiaları yönünden davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğu," şeklinde ifade edildiği iş bu sebeple asıl dava kapsamında davalı yan eylemlerinin birleşen dava davalısı şirkete ait uygulamanın tanıtılması ve yayılması ve bu uygulamaya kullanıcı çekilmesi amacını ihtiva etmesi hasebi ile anılı eylemlerin birleşen davalı şirket eylemlerine iştirak kapsamında olduğu ve marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmiş anılı sebeplerle;
Asıl dava yönünden İkame edilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
Davacı şirket aleyhine husule gelen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılmasına, Tecavüz nedeniyle davacı şirketin uğradığı manevi zarar sebebi ile talep edilen 5.000,00 TL makul olup, davalının kusurlu eylemleri ile oluşan zararın tazmini için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı Merve'den tahsili ile davacıya ödenmesine
-Faiz istemi bulunmadığından faize hükmedilmesine yer olmadığına,
-Davalı yanın husumet itirazının yukarıda anılı açık bam ilamı gereği REDDİNE,
-Asıl dava kapsamında talep edilen tedbir istemindeki dayanak uygulamaların birleşen davalıya ait olması sebebi ile birleşen dava kapsamında tedbir istemi kabul edilmiş olup asıl davadaki Tedbir talebinin REDDİNE,
-Asıl dava kapsamında davalı tarafça Husule gelen tecavüz eylemleri sebebi ile ilan isteminde hukuki yarar var olduğundan Masrafı davalı ...'ye ait olmak üzere asıl dava kapsamında verilen kararın kesinleşmesi ile birlikte Türkiye genelinde faaliyet gösteren tirajı yüksek bir gazetede masrafı davalı yana ait olmak üzere kararın ilanına,
-Asıl dava kapsamındaki maddi tazminat isteminin 27/03/2025 tarihli ara karar ile davacı yanın seçimlik yöntemi bildirmemesi ve yine her davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerekliliği, davanın açıldığı tarihten sonra davalı yanın elde ettiği gelirin iş bu dava kapsamında ele alınmayacağı, dosya kapsamına alınan 14/08/2025 tarihli rapor ile davalı şirketin 2022 yılı ocak ayı sonrası ... uygulamasına ilişkin yazılım, tanıtım ve satış için harcamalar yaptığı, bu amaçla elaman çalıştırdığı,
yazılım şirketlerine ödemeler yaptığı, asıl davanın açıldığı tarihin 23/09/2022 olup, bu tarihe kadar olan dönemde davalı şirketin yapmış olduğu harcamaların en son alınan ek raporda belirlenen hizmet gelirinin üstünde olduğu dolayısı ile davalı ... şirketi tarafından geliştirilen ... uygulaması üzerinden asıl davanın açıldığı tarihte zararının bulunduğu,
yukarıda da ifade edildiği gibi ... uygulaması üzerinden bir an için asıl dava tarihine kadar kar elde edildiği varsayımında da davacı şirketin maddi tazminata ilişkin dayanağını ve seçimlik yöntemi kesin sürede bildirmediği bu hali ile maddi tazminat için koşulların oluşmadığı anlaşılmakla maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/189, K. 2026/100, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama