KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/195 Esas
- Karar no
- 2026/310
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/03/2024
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; ... ın davaya konu icra takibindeki senet üzerinde kefil olarak imzası bulunmasından ötürü senet alacaklısı tarafından başlatılan .... İcra Dairesinin 2016/...
E. Sayılı dosyada asıl Borçlu ... ve diğer kefil ...ile birlikte dosya borçlusu olarak bulunduğu Takip dosyasının kesinleşmesi sonrası müvekkilim ile diğer borçlular ve 3. kişiler tarafından davalı alacaklıya dava konusu borca ilişkin çeşitli tarih ve miktarlarda ödemeler yapıldığı ödemelerin toplam miktarının toplam ₺278.720,50 TL olduğunu,
Müvekkilin davaya konu icra takibi üzerinden gelen yeni hacizler üzerine dosyayı incelediği dosya alacaklısına yapılan ödemelerin dosya borcundan düşülmediğini gördüğü ve ilgili tarihlerde borçlu taraf banka hesabına yaptığı ödemelere ilişkin dilekçe ekinde sunulan dekontları tespit ettiği müvekkilin diğer borçlular ve 3. kişiler tarafından borçlular adına alacaklıya ödenen miktarın şimdilik tespit edilenin çok üzerinde olduğu yapılan ödemelerin birden fazla hesaptan ve yaklaşık 7-8 yıl önceki ödemeler olduğunu müvekkil tarafından bunun tespitinin olmadığını, ....
İcra Dairesinin 2016/... E. sayılı dosyasında dosya borcunun alacaklıya ödenen kısmı ile bakiye kalan mevcut borcun ne kadar olduğu konusunun tespiti ile bu süre zarfında müvekkilin kötü niyetli alacaklı karşısında haciz baskısı altında olması ve telafisi güç zararların doğma ihtimaline karşı dava konusu icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacı tarafından davalı müvekkile yapılmış dosya borcuna ilişkin yüklü bir ödemenin söz konusu olmadığı davacı tarafından yapılan borca ilişkin tüm ödemeler icra takip dosyasına yansıtıldığı davacının dosya borcunun kalan kısmını ödemekten kaçınmak adına huzurdaki davayı açtığı icra takibini durdurma kararı alarak kötü niyetli olarak hareket ettiği davacı tarafından dosya borcuna istinaden davalı müvekkile yapılmış ödemelerin dosya borcuna yansıtıldığını ,
davacının yapmış olduğu ödemelerin icra takibine konu dosya borcunun tamamını karşılamadığı kalan bakiye borcu ödemekten imtina etmek amacıyla ve kötü niyetli hareket eden davacının aleyhe olan tüm iddiaların kabul edilmediği davacının , davalının haciz baskısı altında olduğu iddiası ile kötü niyetli olduğu iddiasının mesnetsiz olduğu.
Davacının davaya konu icra takibini tedbiren durdurulması talebinin de yerinde olmadığı Normal seyrinde hukuki sürecin işletildiği icra takibinin durdurulması halinde alacaklı konumunda olan davalı müvekkilin alacağını tahsil edebilmesi imkansız hale geleceğinden davalı müvekkilin maddi anlamda mağdur olacağı alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak davalı müvekkile ödenmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, kambiyo senedi/senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava 25/03/2024 tarihinde açılmış olup, Türk Ticaret Kanunu’nda 7445 sayılı kanunla yapılan değişiklik kapsamında Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilerek menfi tespit davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış, söz konusu bu düzenleme 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesi; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini havidir.
Yukarıda açıklanan yasal hükümler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içinde son tutanağın sunulmadığı anlaşıldığından, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/195, K. 2026/310, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama