KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
- Esas no
- 2017/325 Esas
- Karar no
- 2018/646
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/04/2017
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili banka tarafından kredi borçlusu ... (...) lehine taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabının 30/11/2016 tarihinde kat edildiğini ve borçluya ... Noterliğinin 30/11/2016 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlu aleyhine İstanbul... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından esas icra takibine geçildiğini, işbu takibe borçlu tarafından haksız olarak borca ve ferilerine itiraz edildiğinden, borçlunun haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalının davaya yasal süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, anılan takip dosyasında alacaklının ...A:Ş olduğu, borçlunun ... olduğu, takip konusu alacağın Kredi taahhütnamesi, sözleşmesi, ihtarname ve hesap özetine ilişkin olarak 5.477,53 TL asıl alacak, 245,72 TL muacceliyetten takip tarihine kadar yıllık %20,7 temerrüt faizi, 12,28 TL faizin %5 gider vergisi, 144,92 TL masraf olmak üzere toplam 5.880,45 TL nakit ve 13.640,000 TL gayrinakit toplamı olmak üzere toplam 19.520,45 TL alacağa istinaden yapılan icra takibine davalının itiraz dilekçesi ile, borçla bir alakasının bulunmadığını, borcu kabul etmediğini belirterek borca, tüm faiz ve ferilerine de kabul etmediğini beyan ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası, tüm dosya kapsamı ile birlikte davacı banka kayıtları üzerinde Bankacı bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu, davacının takipten önce işlemiş faiz talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarında inceleme yapılarak yine takipten sonra davadan önce davalı tarafça ödeme yapılmış ise BK.
100. maddesi uyarınca bu ödemenin öncelikle faiz ve ferilerinden düşüm yapılmak sureti ile dava tarihi itibariye alacaklı olunan miktarın tespiti hususunda bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin gerekçeli ve ayrıntılı, denetime elverişli rapor ile, davacı bankanın davalıdan toplam 5.715,83 TL tutarında alacağının olduğu, davacı bankanın davalının uhdesinde bulunan 10 adet garanti bedeli olarak 12.810,00 TL'nin nakdi teminat olarak depo edilmesini talep edebileceği, takip tarihinden itibaren yıllık %20,7 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, davacının davalıdan faizin %5'i oranında BSMV isteyebileceği" tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiş, davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesi sunmamış, davalı vekili ise, rapora karşı beyanları uyarınca davacının haksız olarak fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafla davalı arasında akdedilen GKS uyarınca davalıya kullandırılan kredinin ödenmemesi sebebiyle davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacı ile davalı arasında genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, düzenlenen bu genel kredi sözleşmesi uyarınca davacı banka tarafından davalıya ticari kredi kullandırıldığı bu kredinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasını icra takibi başlatıldığı davalının süresi içerisinde icra takibine itiraz ettiği ve yine davacı tarafça süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle davalıdan 5.476,63 TL asıl alacak, 227.81 TL işlemiş faiz, 11,39 TL BSMV 144,92 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 5.860,75 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren %20,70 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
faize faiz yürütülmemesine karar vermek gerekmiş, yine aynı icra dosyasını gayri nakdi alacak yönünden ise iade edilmeyen 10 adet banka sorumluluk bedeli olan toplam 12.810 TL yönünden takibin iptaline karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatına yönelik talebe gelince: bilindiği gibi 2004 sayılı İİK. 'nın 67/2. Maddesi uyarınca " bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu ...
Diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolununa şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın (01/07/2012 tarihinden sonra yapılan icra takibine itirazlarda) hükmolunan meblağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilir denilmektedir. ayrıca gerek uygulamada gerekse bilimsel çalışmalarda sadece itirazın haksız olmasının borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için aynı zamanda alacağın likit olması da zorunludur.
Alacağın likit olması için her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması, ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekli olması, böylece borçlunun borç tutarının tahkik ve tayin etmesinin mümkün olması, başka bir deyişle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. şayet tüm bu koşullar mevcut ise likit bir alacaktan söz edilebileceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2006/19-295 Esas 2006/341 Karar sayılı kararı ile de açıkça belirtilmiştir.
Dava konusu bu olayda, davacı vekilinin dava dilekçesi ile talebinin mevcut olduğu, alacağın kredi sözleşmesine bağlı likit alacak olduğu anlaşılmakla davalının asıl alacağın %20'si oranında 2004 sayılı İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Katip Hakim
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/325, K. 2018/646, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama