KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Kararıdır
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2018
- Esas no
- 2018/326
- Karar no
- 2018/547
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/04/2018
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, davalı ...'in sağladığı hizmet ile internet hattı kullandıklarını, davacıların davalı ...'i vekaletname ile bir kısım yetkileri kapsar şekilde vekil tayin ettiklerini ve sonrasında düzenlenen azilname ile vekillikten azlettiklerini, davalı ... ...'ın azledilmiş olmasına rağmen vekaletnamelere dayanarak davacı şirketler adına diğer davalı ... ile telefon ve internet hatları bakımından bazı taahhütlerde bulunarak bir kısım sözleşmeler imzaladığını ve davacıları borç altına sokuğunu, davalının işlem yaparken kullandığı vekaletnamenin geçersiz olduğunu,
azilnameler ile vekaletnamelerde bulunan tüm yetkilerin kaldırıldığını, azilnamenin davalıya tebliğ edildiği hususu dikkate alındığında davacının sahtekarlık ve dolandırıcılık niyetiyle hareket ettiğinin sabit olduğunu, davaya konu sözleşmeleri davacılar öğrendikten sonra sözleşmelerin geçersizliğinin davalı ...'a ve ...'e bildirildiğini, ...'un ise azilnamenin kendilerine bildirilmemiş olması nedeniyle sözleşmelerin devam ettiği yönünde cevap verdiğini,
davalı kurumun gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek vekaletin geçerli olup olmadığı ile vekaletlere yönelik azilname olup olmadığı hususlarını araştırmayarak ağır kusurlu bu eyleminin sonuçlarından sorumlu olması gerektiğini, İstanbul ...ATM.nin ... esas sayılı dosyası ile davacılar adına aynı hususta dava açılmış olup, halen devam ettiğini, açılan davada ... ile ... birleştiği düşünülerek hatalı olarak sadece davalının ... olarak gösterildiğini, daha sonra yapılan inceleme ile ...'in tüzel kişiliğinin devam ettiğinin, birleşmenin sadece kendi iç yapılarını kapsadığının öğrenildiğini,
bu nedenle öncelikle İstanbul ...ATM.nin ... esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesini, davacılar adına yetkisiz temsil sıfatıyla hareket eden davalı ...'in diğer davalı ... ile abonelik sözleşmeleri üzerinden yaptığı ve davacıları borç altına sokan sözleşme ve taahhütler içeren sözleşmelerin geçersizliğinin tespiti ile anılan sözleşmelerin ve taahhütlerin iptaline, bahse konu sözleşmeler bakımından davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile davacılardan ...A.Ş.nin uğradığı ve uğrayacağı zarar olan 7.968 TL.nin,
davacılardan ...A.Ş.nin uğradığı ve uğrayacağı zarar olan 3.984 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul ...ATM.nin ... esas sayılı dosyası getirtilerek incelendiğinde, davacıların ...A.Ş.ve ...A.Ş., davalıların ... ve ... A.Ş., davanın 23/12/2016 tarihinde açılan menfi tespit davası olduğu, dosyanın derdest olup duruşmasının 05/07/2018 tarihine atılı bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizin iş bu dava dosyası ile İstanbul...ATM'nin ... esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantısının mevcut olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceği anlaşıldığından usul ve dava ekonomisi de gözönüne alınarak her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... ¸
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/326, K. 2018/547, 25 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama