KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/687
- Karar no
- 2019/1070
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/07/2018
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalanarak davalıya ticari kredi hesabı açılarak kredi kullandırıldığını, borçlunun kullanmış olduğu krediyi geri ödememesi üzerine kendisine ... Noterliğinin ... yevmiye numarasıyla ihtarname keşide edilerek borcun tamamının ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ihtara ve verilen süreye rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında İstanbul ...İcra Müd.'nün ... E. Sayılı dosyasıyla başlatılan takipte borca ve icranın yetkisine itiraz edildiğini beyanla vaki itirazın iptali yönünde huzurdaki davayı ikame etmiştir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
(1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; İstanbul... İcra Müd.'nün ... E. Sayılı dosyası Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
(2)Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, bankacı bilirkişi ...'ye tevdii edilen dosyada tanzim olunan 08/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki 21/05/2013 tarihinde 200.000,00-TL tutarlı GKS.
İmzalandığını ve davalının kullandığı kredinin 20/05/2016 tarihinde 25.535,00-TL tutarla yıllık %18 faizle 24 ay taksitle yapılandırıldığını, davalının 19. Taksitten sonra ödeme yapmaması üzerine 05/04/2018 tarihinde ihtarname keşide edilerek tüm borcun muaccel olduğu belirtilerek ödeme için 24 saat süre verildiğini, bizzat banka şubesinden alınan belgeler ve dava dosyasında bulunan belgeler çerçevesinde denetime açık yapılan hesaplamada davalının takip tarihi itibariyle toplam borcunun 7.025,94-TL olduğunun hesaplandığını,
takipte talep edilen tutarla hesaplanan tutar arasındaki 51,41-TL farkın kendi tarafınca ihtarnamenin tebliğ tarihine kadar olan riske akdi faiz uygulanmasından ve 16/03/2019 tarihinde tahsil edildiğinde tespit edilen 5,99-TL'nin riskten düşülmesinden kaynaklandığını, davacı bankanın 17/05/2018 takip tarihi itibariyle davalıdan toplam alacağının 7.025,94-TL olduğunu, anapara tutarı olan 6.513,36-TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümlerine uygun olarak talep edilen %27 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık; taraflar arasında imza edilen genel kredi sözleşmesi kapsamında icra takibine konu edilen asıl alacak ve fer'i nitelikteki diğer alacak kalemleri miktarı toplamı itibariyle davalının davacı bankaya borçlu olup olmadığının tespitine yöneliktir. İcra müdürlüğünün yetkisine yönelik olarak yapılan itirazın ön sorun olarak incelenmesi gerekmekle süresi dahilinde yapılan yetki itirazının imza edilen sözleşmenin genel kredi sözleşmesi olması yanında, inkar edilmeyen akdi ilişkiye istinaden TBK 89. Maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Bankacı bilirkişi tarafından banka kayıtları yerinde incelenmek ve sunulan evraklar bu surette tevsik edilmek suretiyle hazırlanan raporda. 21/05/2013 tarihli 200.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile davalıya 20/05/2016 tarihinde 25.535 TL'lik kredi tahsis edildiği, yapılan kısmi ödemeler dışında ödenmeyen taksit bedeli yönünden kat ihtarı çekildiği ve muaccel hale gelen 3 adet kredi taksidi toplam borcunun 6.558,19 TL olduğunun bildirildiği,
bununla birlikte yapılan mali inceleme ile davalının davacı bankaya olan borcunun hesaplama yöntemince hükme esas alınması gereken bilirkişi raporu dahilinde 6.513,36 TL asıl alacak, 161,35 TL temerrüt faizi, 8,07 TL BSMV olmak üzere toplam 6.682,78 TL olarak kabul edilmesi ve iş bu bedel üzerinden takibin devamına fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesi gerektiği takdir edilmiş masraf istemi açıkça belgelendirilmemiş olduğundan bu yöndeki talep ise kabul edilmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/11340 Esas 2017/6361 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan icra inkar tazminat bedelinin de davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesi gerekmiş ve neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/687, K. 2019/1070, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama