KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2020
- Esas no
- 2019/240
- Karar no
- 2020/82
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2014
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02/02/2013 tarihini 03/02/2013 tarihine bağlayan gece ...Şti. Binasında meydana gelen soygun nedeniyle davacının bir çok eşyası ve çelik kasadaki çeklerin çalındığını, söz konusu soygun olayıyla ilgili Denizli CBS'nın ... Sor. Sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, ... tarafından muhatap ... Bankası ... şubesinin ... numaralı 30/04/2013 vadeli 8.000,00-TL bedelli çek ile birlikte 5 adet daha çekin kasadan çalındığını, ...Şti.
İle davacının kardeş firmalar olup çalınan işbu çekin müvekkili ile ... arasındaki ticari ilişkiden dolayı ...'ın ciro ederek teslim ettiği çek olduğunu ayrıca vaki soygun hadisesinde çalınan çeklerin iptali için Denizli ATM'nin...
E. Sayılı dosyasında da çekler için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, çalınan çeklerle ilgili meşru hamil olduğu iddiasıyla davalının da müracaat ettiğini ve tahsil edilemeyen çek için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kendisinden sonraki hiçbir ciranta ile hiçbir şekilde ticari ilişkisinin bulunmadığını, çalınan çek için tedbir kararı alınarak davalı tarafın icra takibine konu ettiği çekler üzerindeki kaşelerin ve üzerine atılan imzaların sahte olduğunu, takip tutarının tamamının icra dairesi veznesine yatırılacağından bu paranın %15 teminat yatırılarak tahsilini önlemek amacıyla tedbir kararı verilmesini,
icra takibinin durdurulmasını, dava konusu çekin davalıdan istirdadını ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin kanunda bahsi geçen faktoring hizmetleri çerçevesinde müvekkiline cirolanmış bir çek olduğunu ve davacının huzurda görülen davayla müvekkiline yasal olarak devredilen hakların kullanılmasını sürüncemede bırakmak gayretinde olduğunu, dava konusu çeklerden...bank ... şubesine ait ... numaralı 16.520,00-TL bedelli çekin faktoring işlemleri neticesinde müvekkili şirketin müşterisi tarafından kullandığı kredi karşılığında ciro edilmek suretiyle tevdi edildiğini,
çek bedelinin iyi niyetli müvekkili şirkete borçlusu tarafından ödenmesi gerektiğini ve çekin alacaklısı müvekkilinin hile veya ağır kusuru bulunmadığını, davacının çeklerin çalındığına dair iddialarının ancak savcılık dosyaları incelendikten sonra anlaşılabileceğini, çek hakkında verilen tedbir kararının müvekkili lehine kaldırılmasını davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
(II) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının davalı ... yönünden tefrik edilerek yeni numara aldığı, tefrik olunan dosyanın iş bu dosyamız üzerinden yürütüldüğü ve taraflara usulüne uygun olarak duruşma gününün tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama devam ederken; davacı vekili 30/01/2020 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davalı ...Ş. ile dava konusu hukuki ihtilaf üzerinde anlaşmış olmaları ve taraflar arasında imzalanan sulh protokolü gereği davanın konusuz kaldığını beyan etmiş, protokolün onaylanarak hükmün eki sayılması talebiyle karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir. Davalı vekilinin beyanı da aynı yönde olmuştur.
HMK'nın 315. maddesi gereğince; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." tarafların dava konusu uyuşmazlıkla alakalı sulh oldukları, karşılıklı olarak yargılama gideri vekalet ücreti talepleri bulunmadığı ve sulh yönünde özel olarak yetkilendirilen taraf vekillerince imzalanmak suretiyle dosyaya sunulan ve içeriği itibariyle onaylanması uygun görülen sulh protokolü kapsamında dava hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/240, K. 2020/82, 30 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama