KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/606 Esas
- Karar no
- 2020/486
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 19/07/2019
Karar Metni
1.089 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı şirkete 01/01/2017-01/01/2018 vadeli işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, sigortalı ...
AŞ'ye ait işyerinin havlandırmasında, 30/05/2017 tarihinde davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sebebiyle davalandırma aksamlarında hasar meydana geldiğini, söz konusu hadise sebebiyle davacı şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda, sigortalı işyerinde 18.256,00TL hasar meydana geldiğini, tespit edilen bu hasar bedelinin 18/09/2017 tarihinde sigortalıya hasar tazminatı olarak ödendiğini, davacı şirketin sigortalısına yaptığı hasar tazminatı ödemesi ile sigortalısının talep ve dava haklarına halef olduğundan, davacı ile yapılan harici yazışmalardan bir netice alınamadığını beyanla,
işbu tazminat bedelinin 18/09/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... Ltd Şti vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, dava konusu kazanın 30/05/2017 tarihinde meydana geldiğini, zaman aşımı süresinin zararın oluştuğu tarihten itibaren 2 yıl olup, dava tarihinin zaman aşımı süresi geçtikten sonra 19/07/2019 tarihinde açıldığından davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, davaya konu kazaya ilişkin olarak davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, araç bakımları, periyodik muayeneleri ve aracın bakımı ile ilgili sair yükümlülüklerin zamanında yerine getirildiğinden davalıya yükletilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere talep olunabilecek faiz başlangıcının dava tarihi olduğunu, davanın reddini gerektiğini, ayrıca davanın ... Şti'ne ihbarını talep ettiklerini beyan etmiştir.
İHBAR
İhbar olunan ... AŞ vekili vermiş olduğu ihbara beyan dilekçesinde; dava konusu hasarın 30/05/2017 tarihinde belirtildiğini, 2 yıldan uzun bir süre geçtiğinden dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, dava konusu hasarın zaman aşımına uğradığından davalı şirketin ve sigortalının sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayın trafik poliçesi kapsamında olmadığını, yine kabul anlamına gelmemek üzere meydana gelen olayda ...
AŞnin sigortalısının kusuru bulunmadığını, davaya konu kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, sigortalının meydana gelen hasara karıştığında ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hasar tutarının, piyasa rayicine ve genel şartlarına uygun olarak tespiti yapılması gerektiğini, Karayolları 97.madde ve protokolün ilgili maddesi uyarınca taraflarına yapılmış usulune uygun bir başvuru bulunmadığını, protokole aykırı olarak sigortalı aleyhine dava açıldığını belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas ... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmiş, taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, işyeri sigorta poliçesi, dekont, fatura, fotoğraflar, tutanaklar, yangın hasar ekspertiz raporu celp olunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, dosya rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi ... tarafından tanzim olunan 20/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan piyasa fiyat araştırmasına göre ilgili raporda belirtilen hasarlı parça fiyatları ve emsal nitelikteki kazalarda oluşan hasarlar nedeniyle yapılan işçilik giderleri ile kadri maruf değer taşıdığını ve KDV olmak üzere toplamda 21.452,08TL olduğunu, bir zararın trafik sigortası tarafından karşılanabilmesi için aracın trafiğe çıkmış seyir halinde olması gerektiğini, dava konusu olayın mal kabul biriminde meydana gelmiş olması,
olayın karayolunda meydana gelmediği ve dolayısıyla trafik sigortası teminatları kapsamında olmadığını, takdir mahkemeye ait olmak üzere, davacının dava konusu kazadan dolayı meydana gelen zararı davalılardan rücu etme hakkının bulunduğunu belirtmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, rapora karşı beyan ve itirazlar dosyaya ibraz edilmiştir.
Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemenin davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalıların beyanları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; 6102 Sayılı TTK 1481- (1) maddesi uyarınca; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur." Davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı ödeme nispetinde onun haklarına halef olduğu açıktır.
Karayolları Trafik Kanunun 88.maddesined göre, maddi hasarlı kazada, işleten, sürücü, sigortacı gibi birden çok sorumlu varsa aynı zarardan her biri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, zarar görenin/görenlerin, dilediği borçluya başvurup zararın tazminini isteme hakkı olacağı, müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödemenin tüm borçlulara ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğuracağı düzenlenmiştir.
Davacının dava konusu kazadan dolayı meydana gelen zararı davalı ... ...
Şti ile davalı sürücü ...'tan rücu etme hakkının bulunduğu, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan bilirkişi raporuna göre, hasar tutarının toplam 20.635,34TL olup, sovtaj tutarı 2.379,34TLnin düşüldüğünde ise hasar toplamının 18.256,00TL olarak hesaplandığı, yapılan piyasa fiyat araştırması sonucunü göre ilgili raporda belirtilen hasarlı parça fiyatları ve emsal nitelikteki kazalarda oluşan hasarlar nedeniyle yapılan işçilik giderleri ile kadri maruf değer taşıdığı ve KDV olmak üzere toplamda 21.452,08TL olduğunun tespit edildiği,
davalıya ait araç sürücüsünün kapının açık tamamen açık olup olmadığını kontrol edip aracın yüksekliğini de dikkate alarak hareket etmesi gerektiği, buna riayet etmeyerek zarar sebep olan sürücünün hasarın oluşmasında %100 oranında kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği yer itibarı ile gerekli kontrollerin yapılmasının çok kolay olması nedeniyle kapının ne kadar açık olduğuna ilişkin bir yükseklik uyarı levhasının bulunup bulunmamasının kusur oranını etkilemeyeceği, rucu alacağının TBK 73/1.
Maddesine göre ödemeden itibaren 2 yıl ve her halde 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davacı tarafında sigortalısına 18/09/2017 tarihinde ödeme yapıldığı ve 2 yıllık süre dolmadan 13/05/2019 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinin başladığı, 04/07/2019 tarihinden arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, davanın 19/07/2019 tarihinde açıldığı, arabuluculuk süresinde geçen süre dikkate alındığında davanın zaman aşımı süresinde açıldığı kanaatine varılarak,
davanın kabulü ile 18.256,00TL maddi tazminatın 18/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/606, K. 2020/486, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama