KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/623
- Karar No
- 2019/926
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/506
- Karar no
- 2019/877
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/06/2018
- Karar tarihi
- 14/11/2019
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kurumun... no'lu tesisat abonesi olduğunu ve 11/10/2016 - 11/01/2017 - 13/02/2017 tarihli faturalarını ödemediğini, fatura üzerine EPDK uyarınca toplam 15.342,83-TL elektrik bedelinin tahakkuk ettirilerek davalıya tebliğ edildiğini ve işbu faturaya davalı tarafından itiraz edilmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müd. ...E. Sayılı dosyasıyla borçlu aleyhine takip başlatıldığını, gönderilen ödeme emrine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itirazı sonucu takibin durdurulduğunu, müvekkilinin alacağının borç döküm ekstreleri vs. Mevcut deliller ile sabit olduğunu beyanla vaki itirazın iptali istemiyle huzurdaki davayı ikame etmiştir.
Davalı asil dava dilekçesinde özetle; aleyhinde başlatılan icra takibinde öne sürülen iddialara ilişkin itiraz dilekçesi ile işbu açılan dava arasındaki sürenin 6 aydan fazla olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, söz konusu faturaların kendisine tebliğ edilmediğini ve muhasebe kayıtlarında da bulunmadığını, var olmayan faturanın ödenecek borcu da söz konusu olamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
(1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; İstanbul ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
(2)Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak elektrik elektronik mühendisi Mustafa Kürşat TEZCAN'a tevdii edilen dosyada tanzim olunan 23/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki madde 9 ve Yargıtay 19. H.D'nin 2000/6313 E. Ve 2001/209 K. Sayılı içtihatında belirtilen ("Mevcut olan Abonman sözleşmesinin varlığı süresince diğer bir ifadeyle sözleşmenin yönetmelik hükümlerine göre sona erdirildiği tarihe kadar abonman sözleşmesinin tarafı olan davalı elektrik tüketim borcundan sorumludur.") emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda faturaların tamamının davalı adına tahakkuk
ettirildiğini, taraflar arasında imza edilen sözleşmenin 9. Maddesi (6) hükmünde ödenmeyen faturalar için davacı kurumca 6183 sayılı kanunun51.
Maddesine göre gecikme zammı talep edebileceği kararlaştırılmışsa da Yargıtay 3. H.D.'nin 2016/21176 E. - 2018/9070 K. Ve 2016/22457 E - 2018/9197 K. Emsal ilamları gereği davalı adına tahakkuk ettirilen takibe konu 11/10/2016 son ödeme tarihli ilk fatura içeriğinde ödenmemiş borç tutarı yer aldığından (18.993,33-TL) dava konusu fatura öncesinde davalı şirkete ait ödenmeyen fatura tahakkuku bulunduğu anlaşılmakla davacı şirkete sözleşmenin 9. Maddesi (4. bendi) ve yönetmelikte (Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği md. 15) detayı verilen elektrik kesme yükümlülüğünün ihlal edildiğinin anlaşıldığını,
bu durumun davacı şirket bakımından müterafik kusur teşkil etmekle emsal ilam gereği davacı şirketçe takibe konu 3 fatura toplamının tamamı için takip tarihine kadar anak yasal faiz talep edilebileceğini, açıklanan işbu nedenlerle 21/04/2017 takip tarihinden itibaren 14.574,48-TL (asıl alacak 376.75-TL (yasal faiz) 67,82-TL (faizin KDV'si) olmak üzere toplam 15.019,05-TL üzerinden sözleşmenin tarafı davalı ... adına devam etmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali davasıdır.
6100 Sayılı HMK 266-(1) maddesince elektrik mühendisi bilirkişi tarafından yapılan tespit nazarında. 5281797 tesisat numarasıyla davacı abonesi olan davalının sözleşmeye aykırı davranarak takip konusu edilen üç adet fatura kapsamındaki borcunu ödemediği, bu bedele karşılık gelen elektrik enerjisini kullandığı ve tüketimin icra takip dosyasındaki asıl alacak miktarıyla uyumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Bunun yanında Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 24. maddesi bağlamında ödenmeyen faturalar bulunmasına rağmen elektrik kesintisi yapmayan davacı firmanın zararın artmasında müterafik kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Raporda konuyla ilgili yapılan tespit doğru görülmüştür. Ancak hesaplama yöntemi itibariyle bilirkişi her ne kadar yasal faiz miktarınca indirim uygulanabileceğini ifade etmiş ise de bu görüşe iştirak edilmemiştir.
Zira sözleşme dahilinde açıkça temerrüt halinde uygulanacak faiz oranı kararlaştırılmamıştır. Bu haliyle zaten atıfta bulunulan 6183 Sayılı Yasa hükmü dahilindeki faiz oranı değil sözleşmenin uygulandığı yer itibariyle ya avans ya da yasal faiz oranlaması yapılması gereklidir.
Müterafik kusur indirimi ise her halukarda asıl alacak miktarından yapılmayıp hesaplanan netice faiz bedeli üzerinden uygulanmalıdır. "...Nitekim, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da , bu doğrultuda hesaplama yapılmış olup, 3.963,05 TL asıl alacağa , takip tarihi olan 06/12/2011 tarihine kadar işlemiş yasal faizin 5.227,19 TL olduğu, yasal faiz üzerinden % 50 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bu durumda davacı kurumun davalıdan isteyebileceği gerçek alacak miktarının 3.963,05 TL asıl alacak, 2.622,08 TL işlemiş faiz olduğu belirtilmiş olup, rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişlidir..." (bknz.
Yargıtay 3. H.D 2017/16557 E. 2019/2166 K. sayılı ilamı)
Bu kapsamda bilirkişi tarafından hesaplanan faiz tutarı (ve buna bağlı olarak faizin KDV'sinden) üzerinden hakimliğimizce re'sen % 50 müterafik kusur indirimi yapılmış, netice miktar üzerinden alınan KDV bedeliyle birlikte itirazın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiştir. Alacak likit ve belirlenebilir görülmeyip alacağın varlığı incelemeyi gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilerek neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/623, K. 2019/926, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama