KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/222 Esas
- Karar no
- 2021/467
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 10/04/2020
Karar Metni
1.532 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 06/09/2018 tarihinde ... ilçesi, ... Mh. 665. Sk. adresinde davalı ...
Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışma sırasında davacının tesislerine hasar verildiğini, davacı şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine meteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedeller için KDV dahil 2.900,50-TL tutarın hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 2.900,50-TL hasar bedeli + 70,80-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.971,30-TL'nin tahsili amacıyla ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı tarafça borca ve icra takibine itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davalıların .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı İdare'nin ihale makamı olduğunu, hasarın gerçekleştiği iddia edilen adreste ve bildirilen tarihlerde ihale yüklenicisi firmanın .... A.Ş. & .... iş ortaklığı tarafından altyapı çalışması yapıldığını, bu doğrultuda sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğunu, yüklenici firma ile yapılan Yapım İşlerine ait Sözleşmenin 25/4.
Maddesi uyarınca sorumluluğun yüklenicide olduğunun sabit olduğundan idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, işbu davada personel veya eleman bedeli adı alında işçilik ücretleri ve araç bedellerinin hasar hesabına katılamayacağını, bu bedellerin davacının kendi işinde çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler, yakıt giderleri gibi genel işletme giderleri olduğunu, gerçek zarar ilkesi gereği hesaplamaya katılamayacağını, talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygun olduğunun şaibeli olduğunu, tek taraflı olarak tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmediklerini,
davacının kendi kusurunun da değerlendirilmesi gerektiğini, olayın yargılamayı gerektirdiğini ve davalının kesinleşmiş bir borcu bulunmadığından yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu ve icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın usulden reddini, davanın usulden reddi taleplerinin kabul görmemesi halinde davanın esastan reddini, davacının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
(1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; ... A.Ş.'nin 26/10/2020 tarihli beyan dilekçesi ekinde dava konusu hasara ilişkin tespit tutanağı ve fotograflar, ... .... Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığının 02/11/2020 tarihli müzekkere cevabı, ... Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünün müzekkere cevabı, bilirkişi raporuna yapılan beyan ve itiraz dilekçeleri, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
(2)Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak Elektrik Elektronik Mühendisi ...'a tevdii edilen dosyada tanzim olunan 23/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; emsal ilam gereği isçilik - montaj - araç - personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceğini, dosya kapsamındaki hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğunu, davacı ...' a ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiğini ve davalı tarafça bu durumun aksini ispat eden bir tespit bulunmadığını, tutanak kayıtlana da bu konuda herhangi bir şerh düşülmediğini,
ayrıca davalı şirketçe çalışma yapılan atık su hat derinliği davacının yer altı kablo güzergâhından daha fazla olduğunu, davacı şirketin müterafik kusur bakımından yeterli delilinin bulunmadığı kanaatine varıldığını, davacı ... bünyesinde çalışan AOB (Arıza Onanm Bakım) görevlilerince arızanın giderildiği anlaşıldığını ve davalıya gönderilen 26/10/2018 tarihli yazı içeriğinde hasarın kendi ekiplerince tamir edildiğinin açıkça belirtildiğini, arızayı gideren AOB tarafından kesilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, davacının kendi elemanı dışında özel adam tutarak onarımın yapıldığı hususunda belge sunmadığı,
işçilik- montaj- araç-personel giderlerinin davacıdan talep edilemeyeceğini, hasar adresindeki çalışmanın davalının yüklenicisi tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olduğunu, takibin toplam 20,59-TL (KDV. dahil malzeme kablo ek muf bedeli) + 0,51 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 21,10-TL üzerinden davalı ... adına devam edebileceğini yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, haksız fiile dayalı tazminat istemi kapsamında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğü'nü ... Esas Sayılı icra dosyası incelendiğinde; ... A.Ş. tarafından borçlu ...'ne 2.900,50 TL hasar bedeli ve 70,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.971,30 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, borçlunun itirazı üzerine alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Davalının meydana gelen zarar sebebiyle 3. şahıslara karşı asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği esas olup mahkememizce de yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikteki teknik bilirkişi raporu ile davacıya ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiği, hasara uğrayan yer altı kablosunun ancak bir iş makinesi ile kopartılabileceği, hasara çalışma yapan operatörün tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle sebebiyet verdiği davalı şirketçe çalışma yapılan atık su hat derinliğinin davacının yer altı kablo güzergahından daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
Hasara uğrayan kablonun onarımı davacı çalışanlarınca ilave kablo ve ek malzemesi kullanılarak giderilmiştir. Davacı tarafça davalıdan hasara uğrayan kablolar için malzeme, işçilik, araç, personel, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süre aşım bedeli, etüd koordinasyon bedeli talep edilmekle birlikte. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile de belirtildiği üzere zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilecektir.
Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı isçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerden olduğu, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise ve özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde işçilik bedelinin ödenebileceği belirtilmektedir.
Davacı tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığına ilişkin dosyaya sunulmuş bir belge bulunmadığı nazara alınarak; davacı kendi çalışanları tarafından yapılan işçilik, montaj, araç ve personel giderlerini, yine davacı tarafından uzman, mühendis, müdür, Bölge Müdürü personeli davacı bünyesinde görevli personel olduğundan, dışardan personel hizmeti alınmadığından Etüd Koordinasyon Bedel talebini davalıdan talep edemeyecektir.
Davacı her ne kadar dağıtılamayan enerji bedeli talep edilmiş ise de, otomatik olarak üretilmeyen ancak kullanıldığı anda üretilen elektriğin satılamadığından bahisle dağıtılamayan/satılamayan enerji bedeli talebinin olamayacağı değerlendirilmiş,
Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında davacı şirketin orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar alçak gerilimde bildirimsiz kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkı bulunduğundan ve dava konusu arızanın bu süreler aşılmayacak şekilde elektrik kesintisine sebep olabileceği yönünde üstelik davacı tarafından herhangi bir abonesine ait kesinti kaynaklı tazminat ödendiğine ilişkin belge de sunulmadığından davacı eşik kesinti süre aşım bedelini talep edemeyeceğinden buna yönelik talebinin de reddine karar verilmiştir.
Öte yandan bilirkişi raporu ile kopartılan kablo ek mufu teknik anlamda kullanılması zorunlu olan malzemelerden olduğu ve davacının malzeme bedeli olan 20,59-TL malzeme bedeli ödediği ve bu bedelin kadri maruf değer olduğundan talep edilebileceği anlaşılmaktadır.
Belirtilen bu sebeplerle davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında davacıya ait yer altı kablo ve tesisat hattının hasara uğradığı dosya kapsamına göre sabit olup, haksız fiil hükümleri çerçevesinde davacının davalı kurumdan olan taleplerinden teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken kablo malzeme bedelini talep edebileceği, diğer taleplerinin ise yukarıda açıklanan sebepler nedeniyle davalıdan istenemeyeceği, arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak giderildiği de belgelendirilemediği anlaşılmış olduğundan; davacının toplam 2.971,30 TL üzerinden icra takibi yapmış olduğu dikkate alınarak,
davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının .... İcra Müd.'nün ...
Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 20,59-TL asıl alacak 0,51-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21,10-TL üzerinden takip talebindeki kayıtlarla devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, ayrıca alacağın likit olduğu anlaşılmakla, İİK 67/2 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle kabul edilen alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · ✍e-imzalıdır. Hakim ... · ✍e-imzalıdır.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/222, K. 2021/467, 10 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama