KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/310
- Karar No
- 2024/790
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/401 Esas
- Karar no
- 2024/768
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/04/2022
- Karar tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/04/2022 tarihli ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen 22/04/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından .... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu senette düzenlenme tarihi altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet üzerinde müvekkiline ait olduğu iddia edilen iki imzanın birbiri ile örtüşmediğini, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, bilirkişi incelemesi ile imzanın taklit edileceğinin tespit edileceğini, ilgili kişiler hakkında Savcılığa şikayette bulunacaklarını beyan ederek ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, öncelikle icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına,
takibin iptaline, yargılama neticesinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Haksız davanın reddine, karşı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, aksi kanaatte olunur ise borç miktarının %15'inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, ihtiyati tedbir kararı verilir ise ve dava davalı lehine sonuçlanır ise %20'den aşağı olmamak üzere aynı davada tespit edilecek zararın teminattan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, görevsizlik kararı nedeniyle lehimize vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Dairesi'nin ... icra dosyası UYAP sistemi üzerinden, ..., ... A.Ş., ....Noterliği'nin yazı cevapları, senet asılları dosyaya celp edilmiştir.
Mahkememizce davacı asil ...'nın yazı ve imza örnekleri tutanak ile alınmıştır.
Dosya Grafolog bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, düzenlenen 19/01/2024 tarihli Raporda; İnceleme konusu iki adet senet aslı ön yüzündeki keşideci imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'nın eli ürünü olmadığı kanaatinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dava; sahteliğe dayalı menfi tespit davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında davalı alacaklının imzanın borçluya ait olduğunu ispat etmesi gerekir
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.
Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkememizce de imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu senetlerdeki imzanın davacı asile ait olduğu davalı yanca usulüne uygun olarak ispat edilememiştir. Dosyada 1901/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda "....nceleme konusu iki adet senet aslı ön yüzündeki keşideci imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'nın eli ürünü olmadığı olmadığı" tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Bu sebepledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtelik yapıldığına ilişkin iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve 2013/19-1746 E., 2015/896 K.).
Sonuç olarak, senedin sahteliğinin mutlak defi olması, dava konu senetlerin sahte olduğunun bilirkişi raporu ile tespiti, bu sebeple davacının davalıya dava konu senetlerden dolayı borçlu kabul edilemeyeceği, davalının kötü niyetli olduğu subut bulmadığından şartları oluşmadığından İİK 72/5 uyarınca davacı lehine kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/310, K. 2024/790, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama