KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/361 Esas
- Karar no
- 2023/804
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2014
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının başlatmış olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen çekin arkasında bulunan cirodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılması neticesinde davacının haklılığının ortaya çıkacağını, bu kapsamda müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili ... ile davacı ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu ... ...
Hal No:...'de faaliyet sürdüren ... ...rdeşler olarak bilinen Muşka şirketi ile yapmış olduğu ticaret gereği satmış olduğu sebze-meyve karşılığında, davalı ...'a davacı ... tarafından ciro edilen ...Şubesine ait ... numaralı 20.08.2013 tarihli 60.000 TL tutarında çek verildiğini, davacı ... tarafından davalı ...'a verilen çekin 20.08.2013 tarihinde bankaya ibraz edildiğini ancak söz konusu çekin karşılığı olmadığından banka tarafından kendisine ödeme yapılamadığını, davalı ...'ın karşılıksız çıkan çek neticesinde borçlu ... ve ortağı olduğu ... ...
Tar. Gıda Hay. Ltd. Şti. İle borcun ödenmesi adına birçok görüşme yaptığını ancak kendisine yapılacağı söylenen ödemenin bir türlü gerçekleştirilmediğinden 11.11.2013 tarihinde davacı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının yapılan takipten sonra tamamen yapılan takibi sürüncemede bırakmak adına kötü niyetli olarak menfi tespit davası açtığını, davacı ... ...'in davaya konu çek sahibi Muşka şirketinin ortağı olduğunu, söz konusu çekin davalı ...'a bizzat kendisi tarafından verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte çekte yer alan imzanın davacı ... ...'e ait değilse de müvekkilin bunu bilebilmesine hiçbir suretle imkan bulunmadığı gibi bilmesi de gerekmediğini,
davaya konu 60.000,00 TL tutarındaki çekin gerekse istinaf dilekçe ekinde sunulan ... ile ... nolu çeklerdeki ...'e ait ciroda bulunan yazı ve imza ile ...'e ait ciroda yer alan yazı ve imza karşılaştırıldığında açık bir biçimde görüleceğini, hukuka aykırı ve kötü niyetle açıldığı aşikar olan davanın reddi ile davacı hakkında %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ...şubesine ait ... numaralı 20/08/2013 tarihli 60.000 TL bedelli çek, ...'ne ait ... numaralı 07/05/2013 tarihli 34.500 TL bedelli çek, .. ATM.'nin .../... Esas sayılı dosya celp olunmuştur.
Davacının iddiaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, dosya rapor tanzimi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na tevdii edilmiş olup, 28/02/2017 tarihinde tanzim olunan bilirkişi raporunda özetle; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan inceleme neticesinde çekin arka yüzünde ...'e atfen atılı birinci ciro imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; davalı tarafından davacı adına başlatılan icra takibine konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığından takip konusu çek bedelinden de borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile alacaklı sıfatıyla davalının davacı ve diğer çek borçlusu aleyhine kambio senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığı, davacının çek üzerinde lehdar konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan sahtelik iddiası kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme neticesinde dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı sabit niteliktedir.
Mahkememizin 14/12/2017 tarihli ... Esas tarih, 2017/... Karar sayılı kararı ile; "Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine" dair karar verilmiş, karara davalı vekilince yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı, 26/04/2021 tarihli ilamı ile; "Davalının Mernis adresine doğrudan doğruya TK 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması Yasa'ya aykırı olup dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilerek davalıya cevap dilekçesi ve delillerini sunmak üzere süre verilmeden esas hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayacağında" denilmek suretiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gelmiş ve mahkememizin 2021/361 Esas sayılı numarasını almıştır. Kaldırma kararı sonrası taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davalının usulüne uygun tebliğ edilen dava dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde özetle icra takibine konu çekteki imzanın davacının kardeşi olan dava dışı ...'e ait olduğunu bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etmişse de ...'in çekteki keşideci olarak gözüken ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğunun iddia edildiği, bu şirkete atfen atılmış imzaya yönelik bir itirazın bulunmadığı anlaşıldığından bu husustaki talebin dosyaya yansıyan bir katkısı olmayacağı kanaatine varılmıştır.
Sahtelik iddiası senet metninden anlaşılan mutlak nitelikli def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir. (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/... E. 2017/... K. sayılı ilamı ) Davacının da çekteki imzası kendinden sadır sayılamayacağından çek borçlusu sıfatıyla sorumlu tutulmasına da imkan yoktur.
Bu sebep dahilinde davanın kabulü ile davacının dava konusu ...şubesine ait ... numaralı 20/08/2013 tarihli 60.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bunun yanında çek üzerinde davacı lehdar ile davalı cirantanın ciroları arasında başka bir cironun bulunmadığı, bu meyanda davalının; lehdar ve kendinden önceki ciranta konumundaki davacının imzasının kendisine ait olup olmadığını bilebilecek konumda olduğu takdir edilmekle icra takibini başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek 2004 Sayılı İİK 72/5 maddesi uyarınca takip konusu alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 13.611,60 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/361, K. 2023/804, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama