KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas no
- 2023/191 Esas
- Karar no
- 2025/721
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/03/2023
Karar Metni
1.613 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Tic. Ltd.
Şti.’nin müvekkil şirketten şarküteri gıda ürünlerini 2021 yılında alındığını, söz konusu şarküteri gıdaların davalıya teslim edildiğini ancak, düzenlenen ; -Fatura 62.878,75 TL, -18.10.2021 tarihli Fatura 187.318,33 TL, -26.10.2021 tarihli Fatura 6.239,80 TL, -02.11.2021 tarihli Fatura 103.272,19 TL, -13.11.2021 tarihli Fatura 196.559,00 TL, -24.11.2021 tarihli Fatura 182.900,00 TL, -20.10.2021 tarihli Fatura 120.189,74 TL, -06.11.2021 tarihli Fatura 149.817,17 TL, -25.11.2021 tarihli Fatura 30.072,60 TL, -27.11.2021 tarihli Fatura 34.322,40 TL, -09.10.2021 tarihli Fatura 168.385,02 TL, -30.09.2021 tarihli Fatura 85.640,22 TL,
-22.11.2021 tarihli Fatura 141.526,98 TL olmak üzere ödenmesi gereken faturalar için herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafa faturaya dayalı olarak 1.215.096,96 TL asıl alacak ve 26.272,20-TL işlemiş faiz toplam 1.241369,16- TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, ... 34. İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı icra dosyası açıldığını, davalının 22.03.2022 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının takibin dayanağı olan faturalara yasal süre içinde itiraz etmemek suretiyle faturaların münderecatını kabul etmiş olduğundan borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, ticari defter kayıtları incelendiğinde davalı tarafın faturaları kayıt altına aldıkları tespit edileceğini, davalı tarafından ödeme yapılacağının bildirilmesine rağmen ödemenin yapılmadığını belirterek davalı tarafın mal varlığını kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline,
Borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen Temerrüt faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin ve davanın ...Şirketi tarafından Müvekkile açılmış olsa da, iş bu faturaya dayandırılan alacakların ticaret sicil gazetesinde görülecek olan diğer şirketi olan ... Şti. İle alakalı olduğunu, Müvekkil Şirketin dava dışı ... İhr. Ltd.
Şti.'nden almış olduğu ürünlerin karşılığında ödeme güçlüğü çektiğinden, bu ödemeleri senet ile ödemeyi ederek sundukları senet ve dekontlar ile bu ödemeleri gerçekleştirmiş olduklarını, bunun akabinde Davacı .... Huzurdaki davaya konu faturaları öne sürdüğünü, Bu faturaların bedellerinin diğer şirketleri olan ... üzerinden ödendiğini, ... LTD.
ŞTİ. 'ne yapılan ödemelere bakıldığında, 30/10/2021 vadeli ve 104.000,00 TL'lik senedin ödendiğine dair dekontlar Mahkemeye sunulduğunu, 01/11/2021 tarihli 50.000,00 TL , 50.000,00 TL ve 4.000 TL ödeme yapılarak, açıklamaya "104.000 bedelli senede mahsuben ödeme" yazıldığını ve son kalan 50.000,00 TL'yi gönderirken de "104.000 bedelli senet kapandı" şeklinde açıklamaya not düşüldüğünü, 102.000 TL'lik senetin ise.
30/09/2021 - 6.000 TL, 13/10/2021 - 9.500 TL, 06/10/2021 - 7.500 TL, 11/10/2021 -12.000 TL, 11/10/2021 - 13.000 TL, 13/10/2021 - 20.000 TL, 15/10/2021 - 8.000 TL, 18/10/2021 -26.000 TL olarak ödenerek, dekontlarda da açıklamalara 102.000 TL'lik senede mahsuben ödeme şeklinde yazıldığını, 23/10/2021 vadeli ve 103.000,00 TL'lik senedin ödendiğine dair ise.
27/10/2021 -8.698,00 TL, 25/10/2021 - 70.000 TL, 26/10/2021 - 10.000 TL, 02/09/2021- 14.000 TL ödeme yapılarak açıklamalara "103.000 senede mahsuben" şeklinde yazıldığını, ödeme tarihlerine bakıldığında davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü fatura tarihleriyle aynı zamanlarda olduğunu, davacı taraf ile davalı şirket arasında kalan bakiye ödeme konusunda arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanmaya çalışıldığını, davacı tarafın iade edilen ürünleri toplam alacaklarından düşmediği için anlaşma sağlanamadığını, bu iadeler ile alakalı whatsapp üzerinden mesajların sunulduğunu,
mesajlarda da görüleceği üzere ürünlerin bozuk olduğu kabul edilmiş ve ürünleri iade alacaklarını belirtilmiş olduğunu belirterek davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklandığı iddia edilen fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 34. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davacı ve davalı şirketin 2021 yılına ait BA/BS formları dosyamız içerisine alınmıştır.
...
Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 29/07/2024 tarihli raporda; davalı şirkete ait 2021 yılı defterleri tebliğ ile açıklanmış olan sürelerde onaylanmamış olup, TTK ve VUK hükümlerine uygun açılış ve kapanış tasdiklerini içermediği üzere, yasal defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıyamayacağı, davalı şirket kayıtlarında takibe konu faturalardan 24.11.2021 tarihli ... numaralı 182.900,00 TL tutarlı fatura harici diğer tüm faturaların kayıtlı olduğu ve ilgili faturaların davalıya ait kaşe ile imza içerdiği,
24.11.2021 tarihli ... numaralı 182.900,00 TL tutarlı faturaya ait, davalı tarafından herhangi bir itiraz yönteminin uyguladığına dair belge sunulmadığı üzere faturanın reddedilmiş sayılamayacağı, Whatsapp yazışmalarında davacı tarafından kabul edilmiş olan bozuk ürünlerin miktarları ve hangi faturaları kapsadığı bilgisine ulaşılmasının mümkün olmadığı, ürünlerin iade alındığına dair belgelerin bulunmadığı, yapılan incelemede davalı tarafından 223.306,50 TL’lik ürünü kapsayan tarihsiz imha tutanağının tespit edildiği, takibe konu faturaların taraflarca kabul edildiği, davalı tarafından ödeme yapıldığına dair somut belgeler sunulmadığı,
iade alınması gereken ürünlerin davacı tarafından da kabul gördüğü ancak ilgili ürünlerin miktarı ve bedeli üzerinde tespitte bulunulamayacağı, taraflar arasında sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı ve ilgili faturaların içeriğinde de herhangi bir vade tarihi bulunmadığı üzere davacının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı, davalının 1.215.096,91 TL asıl alacak ve takip tarihinden dava tarihine kadar 123.140,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 1.338.237,83 TL’yi davacıya ödemesi gerektiği belirtilmiştir.
Dosya Gıda Mühendisi, Mali Müşavir ve Satış Sözleşmelerinde Uzman bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 29/07/2025 tarihli raporda; davacı tarafça sunulan defterlerin taraflar lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalının 1.215.096,96 TL’si borçlu olduğu, davacı ...A.Ş. ile Davalı.... Ltd.
Şti. arasında 2021 yılına ait toplam 21 adet fatura düzenlendiği, her iki tarafın vergi dairesine sunduğu BA/BS formlarında bu faturalara ilişkin 2.212.902,41 TL tutarında karşılıklı mutabakat sağlandığı, davalı tarafça ibraz edilen bozuk/son kullanma tarihi geçmiş ürün tutanaklarına göre, toplam 253.436,00 TL tutarında ürünün imha edildiği veya köpek barınağına verildiği, bu kalemlerin yerine ürün gönderildiğine dair herhangi bir sevk irsaliyesi ya da teslimat belgesi ibraz edilmediği, bu nedenle, söz konusu tutarın alacaktan mahsup edilip edilmeyeceği hususunun Mahkeme takdirinde olduğu,
öte yandan, davalı tarafça ödemeye ilişkin sunulan bazı belge ve kayıtlar, farklı bir grup şirketi olan ... üzerinden yapıldığı, bu nedenle, ...
A.Ş. ile doğrudan muhataplık ilişkisi kurulamadığı gerekçesiyle bu tutarların davacı alacağından mahsup edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ancak bozuk ürünlerin toplam tutarı olan 293.935,90 TL’nin alacaktan düşülmesi Mahkemece uygun görülürse, kalan tahsil edilebilir fatura bakiyesi 1.215.096,96 TL – 253.436,00 TL = 961.660,96 TL olacağı, buna göre, temerrüt tarihinin takip tarihi olarak esas alınması gerektiği, dosya kapsamında temerrüde ilişkin özel ihtar/tebligat bulunmadığı da göz önüne alındığında, yasal faiz ve İcra İnkâr Tazminatı (İİK m. 67) hesaplaması takip tarihi itibarıyla başlatılması gerektiği,
davacı ve davalı tarafça talep edilen %20 icra inkar - kötü niyet tazminatına ilişkin hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, bozulmuş ürünlerin gıda güvenliği açısından tüketilemez hale gelmesi durumunda acilen satıştan çekilip imha edilmeleri gerektiği, taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir satış sözleşmesine rastlanılamadığı, fakat, tarafların iradesinin davacının ürün satmak ve teslim etmek, bunun karşılığında ise davalının bedel ödemesi gerektiği noktasında birleştiği anlaşıldığı,
davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde sözleşmeden kaynaklı alacağını talep edebileceği, somut ihtilafta davalının ürünleri teslim edildiğine dair bir ihtilaf olmadığı anlaşıldığı, davalının fatura bedellerinin davacının diğer şirketleri olan ... üzerinden ödendiğini belirttiği,... yayın tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ...şirketi kurucusunun Tufan ... olduğu müşahede edildiği, 2.4.2020 yayın tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ...’in davacı ... şirketine yönetim kurulu üyesi olarak atandığı anlaşıldığı,
fakat, ...’in bu görevine ... yayın tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili gazetesi’nde ilan edildiği üzere son verildiği görüldüğü, şirket adreslerinin de aynı olmadığı anlaşıldığı, davacının, teslim ettiği ürün karşılığı alacağı talep edebilmesinin mümkün olabileceği, davacının alacak talepleri bakımından mali değerlendirme sonucu davalının 1.215.096,96 TL’si borçlu olduğu, ancak bozuk ürünlerin toplam tutarı olan 293.935,90 TL’nin alacaktan düşülmesi Mahkemece uygun görülürse, kalan tahsil edilebilir fatura bakiyesi 1.215.096,96 TL – 253.436,00 TL = 961.660,96 TL olacağı tespit edildiği,
davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir bilgi, belgeye rastlanılamadığından davalının takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere davacı ile davalı arasında bir kısım gıda maddelerinin satımından kaynaklı sözleşme ilişkisi doğmuş, bu gıda maddelerinden bir kısmının bozuk çıkması sebebiyle imhaları gerekmiş, imha edilen malların bedeli düşüldükten sonra, davacı satıcının davalıdan halen bir kısım alacağı olduğu, deliller, ticari defter ve kayıtlardan anlaşılmış olduğundan bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/191, K. 2025/721, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama