KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/310 Esas
- Karar no
- 2023/718
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/05/2023
Karar Metni
1.033 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil ...'nın ...'da ticari hacme sahip, birden çok şirketin ortağı pozisyonunda olan, kendi çevresinde ticari itibara sahip, oldukça iyi tanınan bir iş insanı olduğunu, müvekkilin yapmış olduğu ticari işler gereği davalı şirketle tanıştığını ve davalı şirketin yöneticileriyle iletişim kurduğunu, Davalının ticari hayatın getirisi olarak mali olarak güç duruma düşmesi neticesinde müvekkilden finansman desteği talep ettiğini, davalı tarafın bu talebi müvekkilce kabul gördüğünü ve müvekkil tarafından davalı ...
Ve Tic.
A.Ş.'ye işbu dava dilekçe ekinde yer alan dekontlarda da görüleceği üzere, 05.02.2020 tarihinde 20.000,00 TL ve 50.000,00 TL, 10.02.2020 tarihinde 20.000,00 TL, 11.02.2020 tarihinde 50.000,00 TL, 27.02.2020 tarihinde 60.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, anılan ödemelerin müvekkil şirket tarafından davalı tarafa borç olarak finansman sağlamak amacıyla ve faiziyle birlikte davalı tarafça geri ödenmek üzere yapıldığını ancak davalı tarafça birden çok kereler yapılan görüşmelerde netice vermediğini, müvekkil tarafından yapılan finansman ödemesi geri alınamadığını,
Davalı tarafla yapılan görüşmelerin netice vermemesi üzerine .... İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı dosyasıyla borç olarak verilen tutarların müvekkile ödenmesi için davalı aleyhine ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı tarafça ilgili ilamsız icra takibine faiz yönünden itiraz edildiğini, asıl alacak ve karşı taraf vekalet ücreti dahil olmak üzere toplam 217.409,85 TL ilgili icra dosyasına ödendiğini, takip tarihine kadar işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra işleyen faiz ödenmediğini , anılan bedelin geri ödenmemesi nedeniyle müvekkilin kendi ticari hayatına konu yapmış olduğu yatırım ve harcamaları dahi karşılamakta güçlük çektiğini, ekonomik açıdan zarara uğradığını, davanın kabulü ile,
davalı borçlunun haksız ve kötü niyetle icra takibine faiz yönünden yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilemesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirket hiçbir şekilde temerrüde düşürülmemiş olup asıl alacağa işletilen temerrüt faizinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil şirkete tebliğ edilen ödeme emrinde davacının, 200.000,00 TL asıl alacağa TTK madde 1530'a dayanarak 79.817,80 TL temerrüt faizi talebinde bulunduğunu, davacının TTK madde 1530'u gerekçe göstererek temerrüt faizi talebinde bulunabilmesi için öncelikle ilgili hükmün hem taraflar hem de konu bakımından somut olaya neden uygunluk sağlamadığını,
TTK madde 1530'un düzenleniş amacı esas olarak iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanması olduğunu, bir başka deyişle TTK m. 1530’un uygulama alanı, mal ve hizmet tedarikinde bulunan KOBİ’leri, büyük ve güçlü ticari işletmeler karşısında koruma olduğunu, somut olayda müvekkil şirketin bir ticari işletme niteliğini haiz olsa da davacı bakımından aynı konu söz konusu olmadığını, davacının ticari işletmesinin varlığı bile şüphelidir.
Dolayısıyla TTK madde 1530 fıkra 2 açıkça ilgili hükmün sadece ticari işletmeler arasındaki hukuki işlemlere uygulanabileceğini, davacının bu hükmü gerekçe göstererek vade tarihi belirtmediği alacağına temerrüt faizi işletmesinin kabul edilemez olduğunu, müvekkil şirketin ödeme emrinin tebliğ tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğünü, asıl borcun faiziyle birlikte ödendiğini, davacının finansman desteği sağlayabilecek nitelikleri haiz olmadığını, iddia ettiği gibi finansman desteği sağladığından söz edilmesi mümkün olmadığını,
davacının ticari hayatının geri dönülemeyecek noktalara sürüklendiği iddiasının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği tüm hususları reddettiklerini, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş, ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, Arabulucuk Tutanakları, Sair tarihlerde ödeme yaptığını gösterir belge celp olunmuştur. ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 279.817,80 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça ilgili ilamsız icra takibine faiz yönünden itiraz edildiğini, asıl alacak ve karşı taraf vekalet ücreti dahil olmak üzere toplam 217.409,85 TL ilgili icra dosyasına ödendiği ancak icra takibine faiz yönünden davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dava; itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. (TBK m. 117. BK m.101) Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Dosya kapsamından, davacı tarafından, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir belge bulunmadığından davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği, bu nedenle takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmeyeceği anlaşılmakla ödeme emri davalıya 01/08/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, ödeme ise 07/07/2022 tarihinde yapılmış olduğundan davalıdan tahsil harcı alınamaz.
Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11-3.maddesi uyarınca itiraz süresi içinde ödeme yapılması halinde icra vekalet ücreti 3/4 oranında hesaplanır. (Yargıtay 12. H.D 02/11/2010 tarih ve 2010/12694E, 2010/25531K sayılı kararı) Mahkemenin takip yapılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalının icra vekalet ücreti ve masraflardan sorumlu olduğu açıktır kaldı ki buna dair ücret ve masraflar ödenmiştir.
Ancak ödeme emrinin tebliğinden önce borç ödendiğinden vekalet ücretinin hesaplanmasında sadece ana paranın dikkate alınması gerekmekte olup, takip tarihinden sonra işleyen faiz hesaba katılamaz. Bu nedenle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/310, K. 2023/718, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama