KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/663 Esas
- Karar no
- 2025/867 Karar
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 18/10/2023
- Karar tarihi
- 13/11/2025
Karar Metni
1.492 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı iddiası ve talep
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; .... İş Mahkemesi'nin .... 2020/43 k. Sayılı İlamı İle Davacı Müvekkil Şirket İle Davalılar Aleyhine İşçilik Alacağı Talepli Dava İkame Edilmiş Olup Bir Kısım İşçilik Alacakları Yönünden Müştereken — Müteselsilen Sorumluluğa Hükmedildiğini belirterek bu davamın .... İş Mahkemesi .... Sayılı dosyası nezdinde davacı ... tarafından ... Turizm San. ve Tic. A.Ş. (“Müvekkil Şirket”) ile ... ... Limited Şirketi ve ... Sosyal Hizmetleri Ltd.
Şirketi (“Davalı ...”) aleyhine açıldığını ... ... Limited Şirketi anılan yargılama sonrasında ... ... Lojistik İnşaat Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şirketine birleşerek devredilmiş olup söz konusu devir işlemi 15.06.2023 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini ve ilan suretini dilekçeleri ekinde sunduklarını bu itibarla da davayı Davalı ... ile ... ... Lojistik İnşaat Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti. (“Davalı ...
Şirketi”) şirketine karşı yönelttiklerini beyan etmiştir.
DAVALILAR CEVABI
Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ve .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının celp edildiği, İTO ve SGK tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 28/02/2025 tarihli raporunda; ...'den Talep Edilebilecek Toplam Tutar ;25.054,07-TL + 4.708,11- +4.255,00 +493,11 + 258,43 = 34,768,72- TL TAMAMI , YA DA 1/2 17.384,36 TL, ... Den Talep Edilebilecek Toplam Tutar 26.257,12-TL + 4.894,06 +4.255,00 + 528,59 +277,03 = 36.211,80 TL TAMAMI YA DA 1/2 18.105,90 TL olduğu, Dosyaya sunulan tüm belge ve bilgiler kapsamında, davacı şirketin dava dışı işçilere ilişkin olarak yapmış olduğu ödemelerin davalı şirketlerden rücuen talep edebileceği tutarlara ilişkin hesaplamalarıı içeren iş bu raporumu hukuki ve nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere arz edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı tarafından ödendiği iddia edilen işçi alacaklarının rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan ara karar doğrultusunda dosyanın işçilik alacakları konusunda nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdii ile davaya konu edilen (davacı yüklenici tarafından ödenen işçilere ait kıdem,
ihbar vs.) işçilik alacaklarının ayrı ayrı hesaplanması ve davalı şirketlerin asıl-alt işveren sözleşmeleri ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda her bir alacağa ilişkin zamanaşımı süresi de değerlendirilerek rücuen sorumlu oldukları tutarların tespiti yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi Rabia Didem Yazıcı Polat tarafından 26/02/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; davalı ...'den talep edilebilecek toplam tutarın.
25.054,07-TL + 4.708,11- +4.255,00 +493,11 + 258,43 = 34,768,72- TL tamamı ya da 1/2 17.384,36 TL, davalı ...'den talep edilebilecek toplam tutarın. 26.257,12-TL + 4.894,06 +4.255,00 + 528,59 +277,03 = 36.211,80 TL tamamı ya da 1/2 18.105,90 TL olduğu, dosyaya sunulan tüm belge ve bilgiler kapsamında, davacı şirketin dava dışı işçilere ilişkin olarak yapmış olduğu ödemelerin davalı şirketlerden rücuen talep edebileceği tutarlar belirtilmiştir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 6. H.D. 2021/5300 Esas-2022/5935 Karar; Yargıtay 23.H.D. 2017/732 Esas-2020/2372 Karar; 2019/952 Esas-2020/2536 Karar; 2019/1417 Esas-2020/2515 Karar; 2019/782 Esas-2020/1037 Karar sayılı kararları). İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir (Yargıtay 23. H.D. 2019/296 Esas-2020/340 Karar, 2019/1047 Esas-2020/2188 Karar sayılı kararları)
Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar.
Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve genel şartnamelerin incelemesinde işçi alacaklarından kaynaklı hukuki sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun belirtildiği, bu nedenle dava dışı işçilerin davalı şirketlerde çalıştığı dönem itibariyle davacının rücu hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut dava incelendiğinde; davacı tarafça dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik alacağının davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkin iş bu davada, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacaklarının, dava dışı işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsadığı,
dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenlerin sorumluluğunun da sadece kendi dönemi ile sınırlı olması gerektiği, eş söyleyişle tüm işçilik alacaklarından, dava dışı işçilerin çalışmış olduğu alt işverenlerin, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, yine, asıl işverenin, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu kısma oranı kadarını ilgili alt işverene rücu edebileceği,
somut davada, davacı ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, hizmet alım sözleşmesi kapsamında işçilik alacakları bakımından davalıların sorumluluğunun bulunduğunun kararlaştırıldığı, dosya kapsamında davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu,
bu durumda her bir davalıya yöneltilen talebin ayrı bir dava konusu olduğu ve her talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda dava dışı işçi tarafından ikame edilen işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasında hesaplamaya esas alınan dönemler bakımından sorumlu olunan tarih aralıkları ve işçinin bu süreçteki çalışma tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve hesaplanan miktarların denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış olmakla, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ...'nin 17.384,36-TL'den sorumlu olduğu,
davalı ...'nin 18.105,90-TL'den sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, davacı tarafça yapılan ödeme tarihinden itibaren her iki taraf da tacir olmakla ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmiş ve davacı tarafça davalılar aleyhine açılan rücuen tazminat davasının kabulü ile davacının 18.105,90 TL rücuen tazminat alacağının.
15/06/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'nden ve yine davacının 17.384,36 TL rücuen tazminat alacağının. 15/06/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸E-İmzalıdır Hakim ... · ¸E-İmzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/663, K. 2025/867, 14 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama