KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/127 Esas
- Karar no
- 2024/550
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/04/2019
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizden verilen 22/03/2021 tarihli, ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 01/02/2024 tarihli, ... sayılı ilamıyla kaldırılarak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Menfi Tespit ( Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in kefil sıfatıyla davalı bankadan ticari kredi çekmiş olup davalı banka tarafından krediye istinaden ... ...
Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi başlatıldığını, takip çıkışı 35.425,34-TL olan icra dosyasına %100 gibi afaki bir temerrüt faizi işletilmek suretiyle dosya borcunun 22/01/2019 tarihli kapak hesabında yapılan ödemeler düşüldüğünde 151.964-TL gibi asıl borcun 5 katı fazlasına kadar çıktığını, davacılar tarafından icra takibini başlatan davalı avukatının hesabına icra dosyası için toplam yaklaşık 13.000 TL ödeme yapıldığını,
davalı vekili tarafından 4.000 TL ödeme yapılması halinde icra dosyasının kapanacağına ilişkin yapılan teklif üzerine açıklama kısımlarına icra dosya numarası yazılarak ve dosya kapama ücreti şeklinde belirtilmek suretiyle 13/08/2018 tarihinde 1.000 TL, 14/08/2018 tarihinde 3.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL ödendiğini, dosya borcu ödenmesine karşın davalı tarafın icra dosyasını hitam etmeyerek haksız yere para tahsil etmeye çalıştığını, bu nedenlerle dosya borcunu ödeyen davacıların borçlu olarak göründüğü ... ...
Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasını kapatmayarak kötü niyetli hareket eden davalı bankaya bu mezkur kredi nedeniyle hiçbir borçlarının kalmadığının tespitine, dava sonuçlanınca kadar davacıların telafisi imkansız zararları doğması ve davalı tarafın haksız bir şekilde hareket edebiliyor olmasından dolayı icra dosyasının teminatsız bir şekilde durdurulmasına, dosya borcunun %20'sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davalı bankanın ... şubesinden o dönemde eczacılık ticari faaliyette bulundukları için ticari kredi kullandıklarını, taksitlerin ödenmemesi üzerine borçlulardan ... için 04/03/2015 tarih ... yevmiye sayılı diğer davacı ... için ise 04/03/2015 tarih ... yevmiye sayılı ....Noterliğinden ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelerin borçluların diğer kardeşi olan ... imzasına 09/03/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacılar hakkında ... ...
Müdürlüğünün ... esas sayılı doyası ile icra takibi başlatıldığını, takiplerin kesinleşmesinden sonra davacılar hakkında haciz işlemleri yapıldığını, bir kısım ödemelerin davacıların maaşından kesilmek suretiyle dosyaya geldiğini, davacıların güncel borç miktarının 163.845,28 TL olduğunu, menfi tespit davasının borçluların borçlu bulunmadığının ispatı için açacağı dava olması ve ortada bankadan çekilmiş, icra takibine konu olmuş bir borç söz konusu olduğundan, davacılar da bu durumu kabul ettiğinden dolayı davanın davacıların dava açmakta hukuki yararı olmaması nedeniyle usulden reddi gerektiğini,
TTK.nun 8.maddesinin 1.fıkrasında tarafların ticari işlerde faiz oranını serbestçe belirleyebileceğinin hükme bağlandığını, takipten 4 yıl sonra borçluların faize ilişkin olarak itirazlarının dinlenmesi mümkün olmayıp itiraz ettiklerini, davalı bankanın yapmış olduğu kampanyalarda dosya borçlularına belirli tarihlerde ödeme yapmaları halinde makul miktarda indirim yapılarak dosya borcunun kapanacağı bilgisi verildiğini, fakat davacılara dosyanın kapanacağı miktarın sehven 4.000 TL olarak bildirildiğini, mail gönderiminden hemen sonra düzeltme maili atılarak söz konusu miktarın sehven yazılmış olduğu,
düzeltmek için tekrar mail atıldığı bilgisinin verildiğini, söz konusu dava icra kapak hesabı 167.000 TL olmasına rağmen dava değerinin 35.000 TL olarak gösterilmesinin usulü eksiklik olup net olarak borç miktarı belli olmasına rağmen eksik harç yatırılarak yargılamaya devam edilmesinin ilgili kanun hükümleri uyarınca mümkün olmadığını, davanın ikamesi için takibin kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde dava açılması kanunda öngörülmüş olmasına rağmen 4 yılı aşkın bir süre sonra anılan dava açıldığından zaman aşımı itirazında bulunduklarını, bu nedenlerle davanın reddi ile takibin devamına,
fazlaya ilişkin hakları sakı kalmak kaydıyla davacıların takip konusu dosya borcu üzerinden işlemiş yasal faiziyle dosya borcunu ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 2019/... E 2021/... K sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne dair kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 13.HD'nin 2021/1819 E 2024/164 K sayılı kararıyla Mahkememiz kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın iadesine karar verilmiş olup, dosyasının yeniden esasa kaydı yapılarak görülmeye devam edilmiştir.
Davacılar vekili 09/07/2024 tarihli dilekçesi ile, davalı ile dava konusu hukuki ihtilaf üzerinde anlaşmış olmaları sebebiyle ve taraflar arasında yazılı olarak anlaşıldığı üzere tarafların işbu dava ve davaya konu icra dosyası üzerinde bir yargılama gideri veyahut vekalet ücreti talepleri olmayıp bu yönde davadan feragat ederek, feragat dilekçeleri nedeniyle gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 09/07/2024 tarihli dilekçesi ile, davacının feragat talebine muvafakat ettiklerini, taraflar arasında yazılı olarak anlaşıldığı üzere tarafların işbu dava ve davaya konu icra dosyası üzerinde bir yargılama gideri veyahut vekalet ücreti talepleri olmayıp bu yönde feragat nedeniyle taraflara herhangi bir vekalet ücreti kararına hükmedilmemesine, yatırılan masrafların yatıran taraflara iadesine ve davacılar vekilinin feragat talepli dilekçesi nedeniyle gereğinin yapılmasına karar verilmesini talep talep etmiştir.
Dava; menfi tespit davasıdır.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir.
6100 Sayılı HMK'nın 74. Maddesinde davaya vekalette özel yetki verilmesi gereken haller sayılmıştır. Buna göre bir davada müvekkil tarafından vekile açıkça yetki verilmemişse, vekil davadan veya kanun yollarından feragat edemez. Somut olayda davadan feragat ettiğini bildiren davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat edebileceğine ilişkin özel yetki de bulunduğu, feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/127, K. 2024/550, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama