KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/361 Esas
- Karar no
- 2025/139
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 23/04/2024
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Kurumları ... Sosyal Güvenlik Merkezinin ... sicil numaralı dosyada işlem gören ... San ve Tic. Ltd.
Şti'nin sigortalılarından ... sigorta sicil numaralı ...’in 01/03/2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma girmesi nedeniyle sigortalıya 18.415,96-TL İlk Peşin Sermaye Değerli Gelirin bağlandığını, 2.263,61-TL Geçici İş Göremezlik ödeneğinin ödendiğini ve 988,74-TL Hastane masrafının yapıldığını, uğranılan kurum zararının karşılanmasını teminen .... İş Mahkemesinin ... Esasına kayıtlı dava ile devam eden ... SAN VE TİC. LTD.
ŞTİ aleyhine dava açıldığını, tasfiye memuru ile devam edilen yargılama neticesinde tesis edilen kararın İstanbul BAM. 33. Hukuk Dairesinin 2021/1322 E. 2023/1815 sayılı kararı ile "dava tarihinden önce ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve taraf teşkili sağlanma"dığı gerekçesiyle kaldırıldığını, bu sebeple .... İş Mahkemesince taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini, kurumlarının borçlu şirketten alacağı olup şirketin terkin edildiğini, bu nedene ...
SAN VE TİC. LTD.
ŞTİ açısından açılan dava dosyası yönünden geçerli olmak üzere yeniden Ticaret Sicil Memurluğunda tescil edilerek borçlu şirkete tüzel kişilik kazandırılması, borçlu şirketin ihyasına ilişkin Mahkeme kararının borçlu şirketin yeniden yapılacak sicil kaydının Ticaret Sicil Memurluğunca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı için iş bu davanın açılması gereğinin doğduğunu, her ne kadar tasfiye ticaret sicilinde silinmiş ise de alacakları gözetilmediğinden terkinin gerçek olarak tamamlanmadığını, bu sebeple terkinin iptali ve şirketin ihyası için dava açma zaruriyetinin hasıl olduğunu,
usule ve yasaya aykırı olarak kanuni görevini yapmadan terkin işlemi gerçekleştiren İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu belirterek davalı tarafından kurum borçlusu ... SAN VE TİC. LTD. ŞTİ yönünden yapılan terkin işleminin iptaline, şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın husumeti yalnızca yasal hasım olan davalı müdürlüğe yönettiğini, zira gerek dava dilekçesinde gerekse tensip zaptında tasfiye memurunun davalı sıfatını haiz olarak yer almadığını, nitekim davacı vekilinin de dava dilekçesinde yalnızca davalı müdürlükten yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunduğunu, bu itibarla tasfiye memuruna husumet yöneltilmediğini, husumet izafe edilmediğinin açık olduğunu, oysa usule ve yargıtay içtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ...'e de yöneltilmesi gerektiğini,
bu itibarla uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddialarının değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun / memurlarının TTK m.536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini,
buna göre Mahkememizce atanacak yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan davalının yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını belirterek davalı müdürlük yönünden davanın reddine,
Mahkememiz aksi kanaatte ise davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, tasfiye memuru ...'in nüfus kayıt örneği, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. Dava dilekçesi ve ekleri tasfiye memuru ...'e tebliğ edilmiştir. İhyası istenen ... SAN VE TİC. LTD. ŞTİ ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 4/1/1995 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 29/12/2015 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 29/12/2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür. Dava, TTK 547 maddesine göre ek tasfiye mahiyetinde şirket ihyası davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirketler ile karşılıklı davası olduğu yaklaşık olarak ispat edildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin anılan dava ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İhyası istenen şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, dava dışı ...'in şirketin son yetkililerinden olduğu, davacının tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Ek tasfiye gerekip gerekmediği iş davası sürecinden sonra anlaşılabileceğinden, bu aşamada tasfiye memurunun eksik tasfiye yapıp yapmadığı belli olmadığından yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/361, K. 2025/139, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama