KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/606 Esas
- Karar no
- 2025/818
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.858 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki kapsamında faturaya ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklı olduğu meblağ davalı tarafından ödenmediği için İstanbul ...icra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini fakat davalı tarafından takibe itiraz edilerek takibin durduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesine, davalının aleyhine 2620'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava harç ve masrafları ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Davacının, davalıdan ödenmemiş fatura alacağı olduğunu iddia etse de davalının, davacı şirkete ödenmemiş fatura alacağı bulunmadığını, davacının alacak iddiasının aksine mutabakata varılmış bir borcun bulunmadığını, davacı tarafın belirttiği alacak miktarı ile davalının hesaplarının örtüşmediğini, davacının, fahiş faiz oranlarıyla haddinden fazla bir borç miktarı ortaya çıkardığını, davacı şirketin müteaahhit firma olarak üstlendiği projelerden biri olan ...
Projesi'nde alüminyum metal asma tavan malzemelerinin temini işleri için davacı şirketle anlaşma sağladığını ve 10.07.2023 tarihli "...750 Yataklı ...Devlet Hastanesi ...Alüminyum Metal Asmatavan Malzeme Temin İşleri Sözleşmesi" imzalandığını, ancak Sözleşme ilişkisinin başlanması ile birlikte davacı tarafça yükümlülükler geç- eksiklayıplı ifa edilmeye başlandığını, davacının edimlerini geç- eksiklayıplı yerine getirmesi nedeniyle iş programında gecikmeler yaşandığını, eksik ayıplı ifa nedeniyle davalı şirketin zarara uğradığı ve projenin durma noktasına geldiğini,
davacı taraf sözleşmede kararlaştırılan edimleri eksik ve ayıplı ifa etmiş olduğu halde davalı şirkete fatura kestiğini, davanın reddine, teminatı talebine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar davacı icra inkar tazminatı talebine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2024 yılına ait BA/BS formları,...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 2024 yılına ait BA/BS formları, bilirkişi raporu v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 21/05/2025 tarihli raporunda özetle.
Davacı ile davalının incelenen 2024 yılı ticari defter kayıtlarının sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ile davalı arasındaki ticari defter kayıtları incelendiğinde, tarafların 811.178,89-TL davacının alacağı olduğu konusunda mütabık oldukları, davacının dava dosyasına sunduğu ve kur farkı talebinin dayanağı olduğu anlaşılan malzeme satışına ilişkin faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının icra takibine konu ettiği 1.261.876,80 TL alacak talebi ile bakiye arasındaki 450.697,91 TL farkın davalıya tanzim ettiği ve davalının ticari defter kayıtlarında bulunmayan kur farkı faturalarından kaynaklandığı,
davacının tanzim ettiği kur farkı faturalarının davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkin, davacının, davalıya 30/08/2024 tarihinde tanzim ettiği ve davalının ticari defter kayıtlarında bulunmayan 4 adet kur farkı faturalarının, e-fatura olarak düzenlendiği ve GİB "Gelir İdaresi Başkanlığı" e-fatura sistemi üzerinden davalıya 1300-durum kodu ile teslim edildiği, davacının tanzim ettiği kur farkı faturalarının dayanağına ilişkin, tarafların arasındaki bakiye farkını oluşturan kur farkı faturalarının taraflar arasında akdedilen 10/07/2023 tarihli sözleşmenin 6.2.maddesine istinaden düzenlendiği, 7.5.
Kur farkı faturalarının dayanağı olan sözleşmenin 6.2.
Md. dikkate alınarak yapılan hesaplamada; davacı her ne kadar 4 fatura toplamı olarak 450.697,77 TL. kur farkı talep etmiş ise, fatura tanzim tarihlerindeki kur ile tahsilat tarihindeki kur arasındaki farklar dikkate alınarak yapılan hesaplamada toplam 439.861,41 TL. kur farkı talep edebileceği, tarafların mutabık oldukları 811.178,89 TL. davacı şirket alacağı ile 439.861,41 TL. kur farkı birlikte dikkate alındığında, davacının davalıdan toplam 1.251.040,30 TL. alacağının olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacının icra takibine konu ettiği a çin talep ettiği işlemiş faize ilişkin husus olmadığından, İstanbul...
İcra Müdürlüğü ... E icra dosyasında talep ettiği 1.261.876,80 TL. ana para talebi ile işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, 11.09.2024 icra takip tarihi itibariyle 1.251.040,30 TL. ana para ile ticari faiz talep edebileceği, icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi meselesi mahkemenin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, itirazın iptali davasıdır. İcra dosyası incelendiğinde davacının davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyası ile takip başlattığı, 1.261.876,80 TL. Asıl alacak, 19.680,09 TL. işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.281.556,89 TL. alacak talep ettiği, davalının takibe süresinde itiraz ederek takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak icra dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacı ile davalının incelenen 2024 yılı ticari defter kayıtlarının sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu,
davacı ile davalı arasındaki ticari defter kayıtları incelendiğinde, tarafların 811.178,89-TL davacının alacağı olduğu konusunda mütabık oldukları, davacının dava dosyasına sunduğu ve kur farkı talebinin dayanağı olduğu anlaşılan malzeme satışına ilişkin faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının icra takibine konu ettiği 1.261.876,80 TL alacak talebi ile bakiye arasındaki 450.697,91 TL farkın davalıya tanzim ettiği ve davalının ticari defter kayıtlarında bulunmayan kur farkı faturalarından kaynaklandığı,
davacının tanzim ettiği kur farkı faturalarının davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkin, davacının, davalıya 30/08/2024 tarihinde tanzim ettiği ve davalının ticari defter kayıtlarında bulunmayan 4 adet kur farkı faturalarının, e-fatura olarak düzenlendiği ve GİB "Gelir İdaresi Başkanlığı" e-fatura sistemi üzerinden davalıya 1300-durum kodu ile teslim edildiği, davacının tanzim ettiği kur farkı faturalarının dayanağına ilişkin, tarafların arasındaki bakiye farkını oluşturan kur farkı faturalarının taraflar arasında akdedilen 10/07/2023 tarihli sözleşmenin 6.2.maddesine istinaden düzenlendiği, 7.5.
Kur farkı faturalarının dayanağı olan sözleşmenin 6.2.
Md. dikkate alınarak yapılan hesaplamada; davacı her ne kadar 4 fatura toplamı olarak 450.697,77 TL. kur farkı talep etmiş ise, fatura tanzim tarihlerindeki kur ile tahsilat tarihindeki kur arasındaki farklar dikkate alınarak yapılan hesaplamada toplam 439.861,41 TL. kur farkı talep edebileceği, tarafların mutabık oldukları 811.178,89 TL. davacı şirket alacağı ile 439.861,41 TL. kur farkı birlikte dikkate alındığında, davacının davalıdan toplam 1.251.040,30 TL. alacağının olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacının icra takibine konu ettiği alacak için talep ettiği işlemiş faize ilişkin husus olmadığından, İstanbul...
İcra Müdürlüğü...
E icra dosyasında talep ettiği 1.261.876,80 TL. ana para talebi ile işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, 11.09.2024 icra takip tarihi itibariyle 1.251.040,30 TL. ana para ile ticari faiz talep edebileceğinin tespit edildiği, dolayısı ile davalı taraf her ne kadar takibe itiraz edip durmasına neden olmuş ise de; kendi ticari defter kayıtlarında dahi takip tarihi itibari ile davacı tarafa 811.178,89-TL borcu olduğu, kalan kısmın ise kur farkından kaynaklandığı,
taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının davalıdan kur farkı talep edebileceği, buna göre davacının fatura tanzim tarihlerindeki kur ile tahsilat tarihindeki kur arasındaki farklar dikkate alınarak yapılan hesaplamada toplam 439.861,41 TL. kur farkı talep edebileceği ve neticeten davacının davalıdan toplam 1.251.040,30 TL alacağı bulunduğu, faize ilişkin fazladan talep edilen kısım yönünden taraflar arasında buna ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, bu nedenle takipten önce işletilen faizin yerinde olmadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden fazla talep edilen kısım tenzil edilerek davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 1.251.040,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacak olan 1.251.040,30 TL'nin % 20'si (250.208,06 TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/606, K. 2025/818, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama