KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/92 Esas
- Karar no
- 2024/629
- Dava
- Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali
- Dava tarihi
- 14/02/2024
Karar Metni
1.854 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tic. A.Ş., ilk olarak ... unvanıyla 06-12-1993 tarihinde ...
Müdürlüğü’nde ... sicil numarası ile tescil edilerek kurulduğunu, davacı ... ise davalı Şirket’in kurucu ortaklarından ve halen %49 şirket ortaklığından olduğunu, şirketin, 11.04.2019 tarihinde esas sözleşmesini tadil ederek ticaret unvanını ... ... şirketi olarak değiştirdiğini, 15.03.2022 tarihli genel kurul toplantısında ise esas sözleşmenin 2. maddesi değiştirilerek, şirket’in ticaret unvanının “...
TİCARET ANONİM ŞİRKETİ” olduğunu, şirketin yeni ticaret unvanıyla ve aile tipi bir anonim şirket olarak faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirketin güncel sermayesi ve hissedarlık yapısının ...: 20.400.000 TL (% 51), ...: 19.600.000 TL (%49) olmak üzere toplam: 40.000.000 TL olduğunu, davalı şirkette 2022 yılı için 05.02.2024 tarihinde olağan genel kurul toplantısı tertip edilmiş olup davacının vekili aracılığıyla toplantıya iştirak ettiğini ve gündem maddeleri ile toplantı hakkında muhalefet şerhlerini yazılı olarak divan başkanlığına sunduğunu, ayrıca sözlü beyan ve itirazlarının bir kısmını tutanağa yazdırdığını,
genel kurulda davacının pay sahipliğinden kaynaklı vazgeçilmez nitelikteki haklarından biri olan bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamındaki talepleri hukuka aykırı bir şekilde ve gerekçesiz olarak reddedildiğini, yasadan kaynaklı pay sahipliği hakları adeta gasp edildiğini, bu sebeple davacı nezdinde bilgi alma ve inceleme hakkını TTK m.437/5 uyarınca Mahkemeden talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacının şirketin %49 oranında ortağı olarak yasadan kaynaklı şirketin işleri, yönetimi ve içinde bulunduğu durum hakkında bilginin alınması hakkından yararlanmak istediğini, ancak bu haktan açıkça mahrum bırakıldığını,
davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak istediğini 05.02.2024 tarihli genel kurulda TTK m. 437 uyarınca hangi bilgi ve belgeleri incelemek istediğini belirterek bildirmişse de talebinin gerekçesiz şekilde genel kurul gündemine dahi alınmayarak reddedildiğini, hatta bu talebimiz genel kurul tutanağına dahi geçirilmediğini, mecburen muhalefet şerhlerinin bir parçası olarak Divan Başkanlığı’na sunulduğunu, muhalefet şerhinin “genel muhalefet şerhi” kısmında ve muhalefet şerhinin bilumum bölümlerinde göründüğü üzere bilgi alma ve inceleme talebimiz gündeme bağlılık ilkesinin istisnası olmasına rağmen gündeme alınmamış,
hatta görüşülmek dahi istenmediğini, yasal olarak gündeme bağlılık ilkesinin istisnası olduğu hatırlatıldığında dahi bir değerlendirme yapılmadığını, taleplerinin gerekçe ileri sürülmeksizin ve müzakere edilmeksizin doğrudan -oylamaya dahi sunulmadan- reddedildiğini, inceleme taleplerine konu olan hususların dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde belirtiliği üzere şirketin 17.04.2019 Tarihinden Sonra Taraf Olduğu Sözleşmelere (Marka Lisans, Franchise, Kira) İlişkin Hususlar Hakkında Bilgi Talepleri, Şirketin Unvan Değişikliği Hakkında Bilgi Talepleri,
Yurtdışında Kurulan Yabancı Şirketlerin Ortağı ve Yapılan Yatırımların Akıbeti Hakkında Bilgi Talepleri, detaylı ...Hk.
Bilgi Talepleri, Şüpheli Alacaklar Açısından bilgi talepleri, şirket’in Taşınır ve Taşınmaz Malvarlıkları ile Kira Gelirleri Hakkında Bilgi Talepleri, şirket’in Yatırım Politikalarına İlişkin Bilgi Talepleri, Yıllık Faaliyet Raporda Yer Alan Zararın Sebeplerine İlişkin Bilgi Taleplerini içerdiğini, davacının huzurdaki davadaki tek arzusunun ortak olduğu şirkette belirtilen hususlara dair nasıl bir işleyiş olduğuna dair inceleme yapmak olduğunu, ancak ne yazık ki dava dilekçesinde de bahsettikleri hususlarda davacıya inceleme yapma imkânı tanınmadığını, gerekçe dahi belirtilmeden,
aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan Şirket’in %51 oranında ortağı tarafından bu taleplerinin genel kurul gündemine dahi alınmadığını, somut olayda davacının ısrarlı bir şekilde şirket yönetiminden uzakta tutulmakta olup diğer gerçek kişi pay sahibinin yapılan işlemlere dair bilgi sahibi olması yahut istediğinde bu bilgilere ulaşabilmesi göz önünde bulundurulduğunda davacının bu işlemler ve kayıtlar üzerinde inceleme yapmasına imkân tanınması şirketin yapısı ve yasa hükmünün amacına uygun olacağını,
dava konusu beyan ettikleri hususların net somut dayanaklarıyla ortaya konulmuş olduğu ayrıca bilirkişi incelemesine lüzum bulunmadığını belirterek dava dilekçesi ekinde yer alan bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında incelenecek defter ve bilgiler başlıklı, 05.02.2024 tarihli genel kurul toplantısında Divan Başkanlığı’na sunulan Muhalefet Şerhimizin ekinde yer alan belgedeki tüm hususlar ve ilgili sair hususlar hakkında davacıya inceleme yapılması ve bilgi alınması için TTK m.437/5 hükmü uyarınca Sayın Mahkemeniz tarafından izin verilmesini, 05.02.2024 tarihli genel kurul toplantısında talep edilen tüm kayıt,
bilgi ve belgeler ve bunlarla ilgili sair hususlar hakkında davacıya bir uzman eliyle inceleme yapılması ve bilgi alınması için TTK m.437/5 hükmü uyarınca Sayın Mahkemeniz tarafından izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 06/12/1993 tarihinde ana sözleşmesi tescil edilerek İstanbul'da "..." ünvanı ile kurulduğunu, davalı şirketin sermayesinin 40.000.000,00 TL olup bu sermaye her biri 25 TL olan 1.600.000 adet hisseye ayrıldığını, kurulduğu günden bugüne birçok kez hisse devri gerçekleşmiş olup son olarak hissedarlardan ... tarafından 22.01.2019 tarihli hisse devir sözleşmeleri ile 22.000 adet hisse ...'a ve 14.000 hisse ...'a devredilmiş olup bu son hisse devri sonrası şirket ortaklık durumunun ... - 816.000 adet hisse - 20.400.000,00 TL itibari değer,
... - 784.000 adet hisse - 19.600.000,00 TL itibari değer şeklinde olduğunu, davalı şirketin 31.05.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında her iki pay sahibi de asaleten yer almış ve alınan 7 no.lu karar ile 3 yıl süre ile Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmak üzere ...'ın seçilmesine ve münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna dair oy birliği ile karar alındığını, her iki pay sahibinin oy birliği ile aldığı bu karar doğrultusunda halihazırda ... davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüttüğünü,
davalı şirketin “...” markasıyla birlikte sahip olduğu lüks mücevher tasarımlarınından oluşan mal varlığının dolaylı bir yöntemle aktarıldığı iddiasının asılsız olduğunu, zira "..." markası Müvekkil Şirket'e ait olup markanın devrinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, hali hazırda davalı şirket tarafından yapılan toplu satışlarda, Francihe Sözleşmesi süreçlerinde her iki hissedar ... ve ...'ın bizzat iştirak ettiklerini, konkordato davasında şahsi olarak yer aldıklarını ve bankalarla yapılan protokollere ayrı ayrı imza attıklarını,
Franchise Alan şirketin davalı şirket'in üretip kendisine sattığı ürünleri mağazalarında satmakta olup bunun dışında sanki Marka devri yapılmış gibi iddialarda bulunulmasının yersiz ve asılsız olduğunu, yapılan franchise sözleşmesinin ve diğer tüm işlemlerin davacı hissedar ...'ın bilgisi dışında yapıldığı,
...'ın bu işlemlerden haberdar olmadığı iddiasının asılsız olduğunu, neredeyse 5 yıl boyunca franchise sözleşmesinden ve perakende mağazacılık faaliyetlerinin sona ermesinden haberdar olunmadığı iddiasının da akla ve mantığa da aykırı olduğunu, kaldı ki davacı ...'ın doğrudan şahsına ait olan ... ... ve Ticaret Anonim Şirketi'nin merkez adresi ile davalı şirket ... ...
Şirketi'nin merkez adresinin de aynı olduğunu, dolayısıyla davacı ...'ın sanki şirkete hiç gelip gitmiyormuş ve şirket ile ilgili hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi, mağdur azınlık pay sahibi gibi iddialarda bulunmasının gerçeklikle uzaktan yakından alakasının bulunmadığını, davalı şirketin ünvan değişikliği kararının 27.03.2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında davacı ...'ın da olumlu oyu ile alındığını, Yurtdışındaki şirket ile ilgili davacı tarafın bilgi talep etmesi akla ve mantığa aykırı olduğunu, zira Amerika'da yıllarca yaşayarak oradaki şirketi yöneten davacı ... olduğunu,
oradaki faaliyetlerle ilgili en detaylı bilgi sahibinin zaten kendisi olduğunu, sonuç olarak.
05.02.2024 tarihinde yapılan genel kurul haricinde önceki genel kurulların tamamına davacı ... asaleten katılarak tüm kararlara olumlu oy vermiş olup ne muhalefet şerhi koymuş ne de bilgi alma ve inceleme talebinde bulunduğunu, belirtikleri üzere davacının kısa zamanda birçok dava açarak baskı ile şirket yönetimini devralmak istediğini, bu nedenle haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerektiğini belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK 437/5.maddesine göre bilgi alma ve inceleme talebinden ibarettir.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Davalı şirket bir anonim şirket olup, kişi unsurunun değil sermaye unsurunun ön planda olduğu bir şirket türüdür. Çoğu zaman şirketin iç işleyişi, muhasebesel işlemleri, akdî ilişkileri, yatırımları, borçlanmaları, bir elin parmaklarını geçmeyecek yönetici zümrenin uhdesinde yürümekte, herhangi bir yönetici sıfatı olmayan ve imza yetkisi bulunmayan ortakların ise bu hususlardan haberi olamamaktadır. Bu sebeple anonim şirketlerde şeffaflık, ortakların aydınlanması ve bilgi edinmeleri, diğer şirket türlerine nazaran daha ehemmiyet arz etmektedir. Bunun içindir ki TTK'nın 437. Maddesi ile ortaklar lehine bilgi alma ve inceleme hakkı getirilmiştir.
Somut olayda, dava dilekçesinde yazılı olan hususlar da bu ilkelerle göz önüne alındığında, davacı ortağın bilgi edinme ve inceleme hakkı olduğu kuşkusuzdur. Zira ortağın, şirket ortağı olmaktan kaynaklı hukuki ve iktisadi menfaatleri tahsil edebilmesi, şirkette işlerin nasıl gittiğini bilmesine bağlıdır. Şirket zarar mı ediyor, kar mı ediyor, usulsüz işlem var mı, rasyonel olmayan yatırımlar var mı, her ortak bunları bilmelidir. Ne var ki, davalı şirketin 05.02.2024 tarihli genel kurul toplantısında davacı taraf bu hususlarda bilgi ve inceleme istemiş olmasına rağmen yeterince aydınlatılmadığı anlaşılmıştır. Bu hususlar tutanağa muhalefet şerhi olarak da derc edilmiştir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/92, K. 2024/629, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama